Karşımda durmuş öylece bana bakıyordu. Sadece beni izliyor ve hareket dahi etmiyordu. Edemiyordu. Daha sonra ağzından yavaşca, fısıltı halinde ismim döküldü.
"Bade..."
___________________________________________
GİRİŞ
Yavaş adımlarla elimdeki tepsiyi düşürmeden babamın odasına gidiyordum. Ya da sadece çalışıyordum. Ellerimin titremesini engelleyememem benim sorunum değildi. Babamın kapısının önüne geldiğimde yavaş ve sakin olmaya çalışarak kapıyı çaldım."Gel"
Elimdeki tepsiyle birlikte odadan içeriye girdim. Girdiğim anda burnuma gelen o kokuyla yüzümü buruşturdum. Yine aynı koku, aynı anılar.
Kafamı hızla iki yana salladım. Düşünme Bade düşünme. Her şey düzelicek. Her şey istediğimiz gibi olucak.Elimdeki tepsiyi komidine koyup babamın yanına yatağa oturdum.
"Baba, babam.. Kendini nasıl hissediyorsun?"
"Git."
"Baba.."
"Git!"
"Yapma böyle lütf-"
"GİT! GİT! SENİN SUÇUN GİT!"Derin bir nefes alıp hızla odadan çıktım. Bazı şeylerin sinirimi bozmaya başlamıştı son zamanlarda. Babam geçmişteki şeylerin benim suçum olduğunu zannediyor. Hastalığı ilerledikçe ya çoğu şeyi unutuyor ya da yanlış hatırlıyordu. Dolayısıyla da bu konu beni gerçekten yıpratıyordu.
Yapacağım çok fazla şey kalmamıştı aslında. Sadece biraz sabır ve biraz zaman gerekliydi. Böylece her şey son bulucaktı. Herkesin çektiği acı son bulucaktı. Bazen yaptıklarımın ağırlığı altında ben bile eziliyordum lakin bunu yapmak benim bir görevim haline gelmişti. En azından onun için öyleydi.
YOU ARE READING
KÜL
ActionAilesi olan babasını yaşatmaya çalışan avukat bir kız, çözülemeyen bir dava. Unutulan sırlar..