2.bölüm

1.2K 366 121
                                    

Kaderin birbirine bağladığı insanlar birbirine sürekli rastlar

2.bölüm - Ateş bacayı sarıyor

Uras Melih Deviren' in anlatımından

Geçmiş zaman

Gözünün önünde salanan ele hızla kendine geldi "Siz iyimisiniz bir dalıp gitinizde" adam sakince başını saladı hayatında belkide ilk kez içten kadına gülümsedi.

"İyim beni merak etmeyin siz sadece aklıma bir şey geldide" kadın başını salayıp kolundakı saat'e bakmasıyla hızla ayağa kalktı tam gideceken adam kadının kolundan tutup durdurdu.

"Bir şeymi oldu?" dedi kaşlarını çatarak adam başını iki yana saladı ve kadının tutuğu kolunu bıraktı. "Ş-şey h-hayır sadece isminizi sorucaktım?"

Kadın duyduğu şeyle kaşlarını çatmayı bırakıp gülümseyerek adama baktı "Menesa Eliz ben peki sizin isminiz ne?" diyerek elini genc adama doğru uzattı.

Adam ayağa kalkıp kadının uzatığı elini çok geçmeden eliyle karşılık verdi. "Bende Uras Melih Deviren ama sen bana Melih diye bilirsin" dedi hızla.

Genc adamın bir anda çıkı vermişti cümlesi hiç kimseye izin vermediği Melih ismini hiç tanımadığı kadının demesini istemişti öyle olmasını istemişti genc adam.

Önünde duran kadın bana bakarak gülümsüyordu hayatım da ilk kez bu kadar samimi ve içten bir gülümseme görüyordum.

Hayatım ilk kez bir gülümseme içimi ısıtmıştı canımdan çok sevdiğim babamın ölümden sonra atmayan kalbim şimdi deli gibi atıyordu.

"Tamam o zaman sende bana Eliz diye bilirsin" dedi içtenlikle yüzünde eksik olmayan gülümsemeyle bana bakıyordu.

"Bana özel diyorsun yani" dedim kıkırdayarak başını salayıp beni onayladı "Evet öyle daha önce kimse beni Eliz diye çağırmazlar daha çok ilk ismimle çağrırlar"

"Yani sana özel olsun Melih" ne güzelde çıkıyor Melih ismim dudaklarından öyle Melih ismini hep onun ağzından duymak isterdim.

Ve bu anımın hiç bitmemesini diliyorum ama her bir güzel şeyin bir sonu vardır diyilmi o güzel narin elini elimden çekti ardından banktakı çantasını sırtına taktı.

Gülümseyerek bana baktı "Şey artık benim gitmem gerek malum havada karardı size iyi günler dilerim" başımı saladım.

"İsterseniz ben sizi evinize kadar bırakayım" başını iki yana salayarak beni redeti "Hayır çok teşekkürler ama ben kendim giderim" diyip arkasını dönüp uzaklaştı.

Arkasından ona baktım belki geri dönüp o güzel gözleri ile bana bakar diye bekledim onun yüzünden eksik olmayan gülümsemesini görmek için ona baktım.

Ama o arkasını dönüp benim olduğum yere bile bakmadı banka geri oturdum gözüm onun oturduğu yere kayınca kırmızı bir eşarf gördüm qaliba kırmızı eşarf ona ayiti.

Acelece giderken burda unutmuştu elime kırmızı eşarfı alıp incelemeye başladım kırmızı sade bir eşarftı ama mağazalardan satın alınana benzemiyordu.

Sanırım kendisi dokumuştu yumuşaçık dı burnuma gelen hafif kokuyla eşarfı burnuma yaklaştırıp daha yakından kokladım.

Parfüm kokusuna hiç benzemiyordu qaliba kendisine ayit has kokusuydu çok güzel lavanta kokuyordu eşarfıdakı kokuyu daha çok içime çekmeye başladım.

İstemsiz Çınlamalar Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin