8.Bölüm

784 21 2
                                    

Aradan bir iki saat geçer
Germiyan Sarayı:
Mehmet: Baba neyi bekleriz gidip tepelerine çökelim
Yakup: Onlarda bunu ister zaten Oğul
Alp: Sultanım Osman Bey ve hanesi geldiler
Yakup: gelsinler
Mehmet: Baba ne demek bunu isterler
Yakup: onların derdi evlatlarla değil bizimle
( Osman Beyler gelir )
Osman: aynen öyle
Yakup: hoş geldiniz Osman Bey
Osman: keşke hoş gelseydik Yakup Bey anladığım kadarıyla ayni şeyi düşünürüz
Yakup: aynen öyle Osman Bey bilerek bize haber gönderdiler
Osman: çünkü Baskin yapmamızı isterler ki bizi pusuya düşürüp öldürsünler
Yakup: Aynen öyle Osman Bey onlar bizi pusuya düşürmek için evlatları kulanırlar
Orhan: peki imdi ne edecez kaç vakit geçti biz böyle boş boş dururuz
Mehmet: Orhan doğru der kim bilir ne haldeler
Orhan: bende ilk defa Mehmet'le aynı fikirdeyim bir şey etmemiz gerek
Osman: evlatlar kendinize gelesiniz elbette boş durmayacaz. Yakup Bey birlikte hareket etmemiz gerekir
Yakup: elbette Osman Bey Ben derim ki gidelim Baskin verelim
Osman: Bencede Yakup Bey hiç ummadıkları bir vakit tepelerine çökelim
Mehmet: ne vakit peki
Orhan: ben derim ki hemen gidelim
Mehmet: hemen gitmemiz risklidir malum küffar pusuda bekler
Osman: Mehmet haklıdır onlarda bunu ister o sebebten bekleyeceğiz
Bala: daha ne kadar bekleyeceğiz kim bilir evlatlarımız ne haldedir
Saadet: Yakup Beyim ne edersen et ama bana biran evvel kızımı getiresin
Yakup: sakın olasınız elbette getireceğiz Osman Bey bence yarın gece baskını verelim
Osman: doğru dersin Yakup Bey bu geceden etsek tehlikeli olur ama yarın gece etsek tereddüt ederler hala bir şey etmedik diye
Orhan: o vakit biz Mehmet'le hazırlıklara başlayalım
Ertesi Gün
Gizli Mağara:
Gonca Hatun hala baygındır Başındaki Yarada Kanamaya devam eder Alaeddin Bey ise delirmek üzeredir bağlı olması sebebiyle Gonca Hatuna dokunamaması onu daha çok öfkelendirir
Alaeddin: Gonca aç gözünü yalvarırım sana hadi Hileci Hatun açasın o güzel gözlerini bakasın bana
( Gonca yavaşça kendine gelir ama hala yari baygındır Alaeddin bunu fark etmez ve konuşmaya devam eder )
Alaeddin: bilirim sende beni seversin sinirle dedin öyle bilirim hadi Hileci Hatun biran evvel uyanasın ki sana seni ne kadar çok sevdiğimi söyleyim... sen benim Yüreğimin Kalbimin tek ilacısın imdi benim ilaca çok ihtiyacım vardır Goncam
Gonca: (kısık bir sesle) Alaeddin
Alaeddin: Gonca iyi misin beni duyar mısın
Gonca: Agh! başım
Alaeddin: Gonca sana derim iyi misin
Gonca: başım... ağrır
Alaedin: Yorma kendini çıkıcaz burdan
Gonca: çok yorgun hissediyorum kendimi
Alaeddin: tamam yormayasın kendini
( Gonca hala yari baygındır durumu iyice kötüye gider her kelamında sesi biraz daha kısılır )
Alaeddin: Gonca kapatmayasın Gözlerini konuşasın benimle
Gonca: Alaeddin... uykum gelir
Alaeddin: gelmesin yok olmaz uyumayasın konuşayım benimle bir şey anlatasın
Gonca: ne- ne anlatıyım
Alaeddin: ne biliyim misal sen beni sever misin onu de
Gonca: bu halde bana... bunu mu sorarsın
Alaeddin: evet de hele
Gonca: ben... ben seni-
( Gonca Hatunun gücü daha fazla yetmez ve bayılır)
Alaeddin: Gonca hayır Gonca! Allahım Allahım sen yardım et sen onu bana bağışla
Germiyan Sarayı:
( Mehmet Bey ve Orhan Bey gelir )
Orhan: tüm hazırlıklar tammamdır
Osman: o vakit daha fazla bekleyemeyelim yerleri belidir hayde
( Beyler yola koyulur Hatunlar ise gözü yaşlı beklerler )
Gizli Mağara önü:
Mehmet: burasıdır Beyim
Yakup: eyi o vakit ne edeceğimiz bellidir hayde Alplar!
Osman: Alplar Saldırın!
( Beyler Mağaranın önündeki Nökerleri öldürüp içeri girerler bir süre savaştıktan sonra Karacelasun ve adamları geri çekilir ve Alaeddin ile Goncanın bağlı elerini çözerler fakat Gonca hala Baygındır )
Osman: evlatlar iyi misiniz
Yakup: Kızım açasın gözlerini
Orhan: Gardaşım eyi misin
Alaeddin: eyim ben ama Gonca dünden beri baygındır
Mehmet: sen ne dersin Alaeddin Bey nesi vardır Bacımın
Alaeddin: vakit yoktur Mehmet Bey biran evvel götürmemiz gerekir
( Goncayı hemen arabaya taşırlar ve yola koyulurlar Alaeddin ise Goncanın yarasına mendile bastırır )
Germiyan Saray:
Hatunlar Sarayın önüne gıdığı vakit varırlar
Saadet: Gonca Kızım noldu sana nesi vardır kızımın
Bala:müsade edesin Saadet Hatun
Mehmet: ALPLAR ŞİFACIYI ÇAĞRIN!
( Alaeddin Bey Gonca Hatunu kucağına alır ve Odasına taşır yatağına yatırır )
Alaeddin: Şifacı nerede kaldı!
Şifacı: yetim Alaeddin Bey
Alaeddin: hayde
Şifacı: nasıl oldu bu
Alaeddin: düşerken başını taşa vurdu ondan beride baygındır
Şifacı: ne kadar süre oldu bayılalı
Alaeddin: dünden beri bir kısa uyandı lakın fazla sürmedi
Şifacı: burası çok kalabalıktır Beyler siz çıkasınız
( Beyler çıkarlar. Şifacı yaraya bakıp tedavi ettikten sonra bilgi vermek için çıkar )
Saadet: Şifacı diyesin hele kızım eyi mıdır
Şifacı: maalesef Saadet Hatun size eyi haberlerim yoktur
Yakup: O ne demek olur doğru düzgün diyesin
Şifacı: Yarası derindir üstelik çok Kan kaybetmiş o sebebten hala baygındır
Alaeddin: yani ne demek olur bu
Şifacı: durumu ağırdır ne vakit uyanır bilmezim hatta bir daha uyanmama ihtimalide vardır
Alaeddin: sen ne dersin... yani bir daha asla uyanmaya bilir mi öyle mi
Şifacı: öyle Şehzadem beklemekten başka yapabileceğimiz hiçbir şey yoktur

Son...

________________________________
Herkese iyi okumalar umarım beğenirsiniz. Yorum ve Beğeni bırakmayı unutmayın lütfen 🥰🥰🥰🥰

Senden Sonra Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin