3. bölüm

5 2 0
                                    

"Zifiri ayağa kalk! Şuan ölemezsin.."
Ben ağlarken Semih'in kahkaha sesini duydum "Ahh, bi' taşla iki kuş Anka. Zifiri'nin sana bu kadar değer veriyor olması ilk kez bi boka yarıyor." Gözlerim Zifiri'nin tanıştığımız günden beri değer verip ne olursa olsun atmadığı bıçağı buldu. Elime alır almaz Semih'in boynuna fırlattım ve yere düşüp gözlerini yumduğundan emin olmadan dışarı çıkmadım.

Tabii çıkarken Zifiri'yi de sürükleyerek çıkardım. "Ne zamandır bu kadar ağır bu ya? Of neyse ki çok ağır yaralanmamış."

"Benim yanımda benim dedikodumu mu yapıyorsun ha sen!?" Zifiri tek gözünü açmış beni dikizlerken bezi ılık suyla ıslatıp yarasına bastırdım. "Ölücem galiba!"

"Ulan sen ne yaralar alan adamsın. Tiyatronun ilk bölümü mü bitti?" diyip kahkaha attım

"Anka!" Elimi tutup bezi çekmeye çalışırken debelenişi komik geldiği için ben gülmekten yerde hoplarken Zifiri yarasını tutuyordu "Of çok mu komik, Anka. Ruhumu teslim ettim!"

"Yaralı ceylan!" Daha çok kahkaha atarken Zifiri başımın üstüne iki kez vurdu. "Senin dilini koparıcam," dudaklarının arasından geveledi "Bir iyileşeyim.

-11 yıl önce-
(Çağrı'nın gözünden)

"Çağrı! Bugün tanışmamızın 1. Yılı." Begüm gülümseyerek yanıma geldi

"Ah, o gün bugün müydü? Üzgünüm unutmuşum."

"Dışarı çıkalım!" Yüzünün düşeceğini düşünürken o gülümsemeye devam ediyordu. İstemsiz olarak halsiz davranıyordum. Ama onu üzmek istemediğim için "Yarın gitsek?" Dedim. Kolumu tutup beni ayağa kaldırdı. "Hadi Çağrııı!" Beni arabaya doğru sürüklerken farketmeden güldüm.

"Çok güzel gülüyorsun." Dersin ortasında şiir okumaya başlayan Türkçeci gibiydi ve heyecanlıydı.

"Tamam. Ne yiyelim?"

"Yağurtlu makarna yemekten seninde için çıktı di'mi?" Kafa salladı ve tekrar elinde menüye baktı "Döner yiyelim!"

"Döner mi, ıgh." İkimiz kahkaha atarken gece bir şekilde bitti. "Of lanet girsin garson niye içkiyle sodayı karıştırdı keeeğ" Ateş kucağımda sarhoş olduğu için boş boş sızlanıyordu. İkimiz bir olup garsonun sülalesine söverken Ateş kolumdan kayıp düştü. "Ay öldüm mü ben?" Bana tokat attı "Senin sakalın niye mor?" Sakalım mi var benim? Bana sarıldı "Mor sakallı dedeeeeee!"

***

"Efendim iyi misiniz?"

"İyiyim. Anka'nın başımıza bela olacağı belliydi onu ilk gün Çağrı'ya öldürtmeliydim değil mi?"

"Başkanım öyle demeyin. Eğer onlar olmasaydı bu sektörü bu derece ilerleyemediğiniz. Hem ölmediniz merak etmeyin yakında onları Yok edeceğiz."

SiyaHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin