Death

90 13 38
                                        

Jungwon sabah girmediği dersin ikinci saatine ucu ucuna yetişmişti. Sınıfa girdiğinde Sunghoon 'un çoktan geldiğini gördü. Vampirlerin yarasaya dönüşmesi büyük haksızlıktı.

Jungwon Jake ve Riki'nin önündeki sıraya oturmuştu. Jake kafasını gömdüğü kolları arasından kaldırmış ve Jungwon'u görmüştü. Yeni uyanmıştı bu yüzden elini yüzünü yıkamak için koridora çıktı.

Sağ tarafına döndüğü gibi karın boşluğunda hissettiği acı verici yanmayla duraksadı. Eliyle karın boşluğunu tuttu. İlk önce anlamasa da elini çektiğinde bulaşan morla karışık kırmızı sıvı bütün vücuduna yayılmaya başlamıştı. Dizlerinin üstüne çökmüş ve içindeki acı çeken kurdu daha fazla tutamayıp acıyla kükremişti.

İçeride sessizce oturan dörtlü kapıya gider gitmez yerde oturan bir Jake görmeyi beklemiyordu. Jake yüzünü onlara doğru çevirince elindeki kanı ve mır sıvıyı görmüşlerdi.
Jake'in gözleri şimdi mosmordu ve kurt dişleri iyice ortaya çıkmıştı. Çene hatt gittikçe belirginleşiyordu.

Sunghoon soğukkanlılıkla ilk adımı attı pelerinin Jake'in üstünü örtecek şekilde attı Elini neredeyse dönüşmek üzere olan Jake'in yanağına götürdü ve kendisine bakmasını sağladı.

"Şimdi seni burdan götüreceğim ve iyileştireceğim tamam mı? Bana güveniyor musun?" dedi Sunghoon

Gözleriyle onayladı Jake onu. Daha sonra vampir genç donmuş olan üçlüye dönüp derse girmelerini söyledi.

Jake'i de alıp kayıplara karıştı.

____________________________________

Jungwon bütün ders boyunca endişeden bacağını titretmişti. En son Riki onu sakinleştirmişti. Yoksa deprem olacaktı.

"Hyung biraz sakin ol. Emin ol Sunghoon hyungun tanıdığı birisi vardır. Akşama sapasağlam döner Jake hyungla birlikte" demişti Riki hem kendini hemde karşısındaki çocuğu rahatlatmak için

Jungwon kafa salladı ve ders bitince sınıftan çıkıp gitti.

Yine ağacın yanına gitmiş ve Jay'e artık her şeyi anlatmaya karar vermişti.

Onu bir kere daha yanına çağırdı. Yaklaşık 10 dakika sonra pelerinli çocuk her zaman ki gibi Jungwon'un yanına geldi.

Jungwon ağacın altında oturmuş dalgınca yere bakıyordu.

"Beni çağırmanız şerefini neye borçluyum sayın Yang" demişti Jungwon'un önünde eğilerek selam verdi.

Jungwon hafifçe gülümsedi

"Jake hyung yaralandı" dedi Jay'e bakarak

"Ne" dedi Jay şaşırarak bir deltayı yaralamaya cüret etmek bile cok zorken yaralamak mı?

"Vuruldu içinde mor kurtboğan zehri olan bir mermiyle" diye mırıldandı Jungwon

"Mor kurtboğan yetiştirmek yasadışı ayrıca yaklaşık 100 önce tohumunun tükendiğini sanıyordum." dedi Jay düşünceli bir ifadeyle

"Bilmiyorum gerçekten bilmiyorum. Onlara zarar gelsin istemiyorum ama koruyamıyorum." demişti Jungwon çatlayan sesiyle

"Bana en başından anlatmak ister misin?" diye sordu Jay çekinerek

Jungwon eliyle yanındaki boşluğu işaret etti.
Jay kendisine işaret edilen yere oturdu ve sessizce beklemeye başladı.

"Her şey yanılmıyorsam iki gün önce gördüğüm kabusla başladı. Bilmediğim bir diyarda uyandım rüyamda ve arkamdan koşan binlerce küçük şeyden kaçıyordum. Fakat daha sonra koşmaktan yoruldum nefesimin tükendiğini hissettim ve güçlerimi kullanamıyordum. Daha sonra bana doğru gelen bir silüet gördüm mavi ve mor ışıklarla süslenmiş gibiydi. Bana doğru yaklaştı. Bana sürekli onun silahı olmam gerektiğini söyleyip durdu. Ultimumun yakın olduğunu söyledi. Onun olanı almaya geldiğini söyledi. Mirabilis onunmuş. Bu dünyadaki her şeyin sahibi oymuş. İlk geldiğinde öyle söyledi fakat sözünü bitiremeden görüntüsü silikleşti ve uyandım. Dün gece ise tam bu ağacın altında uyandım her yer kan gölüydü bana kimseyi öldürmediğimi ve devam etmem gerektiğini söyledi. Ayaklarım benden bağımsız olarak okula doğru gitti okulun kapısının üstünde Riki ve Jake'in cesetleri asılıydı diğer üç cesetin ise silüeti vardı falat seçemiyordum kim olduklarını.
Daha sonra okulun içine girdim her yer ceset doluydu ve beni İmperium Nehrine gitmeye zorladı daha sonra içine girdim nehrin gerçekten yandığımı hissettim ve acıyla uyandım. Seninle uyuduktan sonra gördüğüm rüyada ise bu sefer yine aynı yerde uyandım ve direkt okulun oraya gittim bu sefer hiç konuşmadı. Kapıya baktığımda bir cesedin daha kim olduğunj gördüm. O sendin. Fakat diğer ikisi hala gözükmüyordu. Üçünüz birden bana dönüp neden sizi öldürdüğümü sorup durdunuz ben ise ölü bedenlerinize kendimi açıklamaya çalışıyordum. Daha sonra sen belirdin önümde ve uyandım."

Jungwon bir solukta her şeyi anlatmanın verdiği rahatlıkla Jay'e döndü. Jay kaşlarını çatmış bir halde düşünüyordu. Daha sonra ayaklandı.

"Bir yere gitmemiz lazım" Jungwon'a elini uzattı
Jungwon sorgulamadan kendisine uzatılan eli tuttu

"Bir şey demeyecek misin?" Jungwon merakla Jay'i süzdü

"Güçlerini rüyan sırasında kaybetmenin olanağı yok Jungwon. Ayrıca rüyadan acı hissederek uyanman normal değil normalde nehire düşmeninin verdiğş boşluğun korkusuyla uyanman gerekirdi." dedi Jay uzaklara bakarken

"Yani?" dedi Jungwon anlamayarak

"Yani birisi rüyalarını kontrol ediyor ve bu da demek oluyor ki-" sözünü gördüğü pegasusla yarıda bıraktı.

Jungwon onu dürttüğünde ona dönüp konuştu.

"Dönemimizde bir kelebek var Jungwon ve intikam için geliyor."

____________________________________

Sunghoon Jake'i de alıp ormanın derinliklerinde gizli bölgeye gitmişti. Jake'i ağacın kenarına yaslayıp bırakmış ve odun toplayıp geri gelmişti.

"Ne yapıyorsun?" diye mırıldandı Jake kısık çıkan sesiyle

"Kendini yorma" dedi Sunghoon

Saatlerdir ne sorsa aynı cevabı veriyordu zaten.
Gözlerini devirip bekledi Jake.

"Bakıyorum da hala gözlerini devirmeye enerjin var" dedi Sunghoon onun kafasını dağıtmak için

"Sorma ne enerji ne enerji" dedi Jake hırıldayarak

Sunghoon elindeki yaktığı ateşle Jake'in olduğu tarafa yaklaşmıştı

"Saçmalama Sunghoon beni mi yakacaksın?" diye korkuya kapıldı Jake

"Bana güven tek yolu bu" diye karşılık verdi Sunghoon

"Saçmalama delirdin mi sen napıyo-"
Jake yarasına değen ateşle neredeyse bütün ormanda duyulacak şekilde kükremişti.

Ve katlanan acısı yüzünden kurt formuna geçmişti. Sunghoon geri fırladığından kalkıp karşısına baktığında hırlayarak ona bakan kendisinin 4 katı bir kurt görünce biraz naneyi yediğini anlamıştı. Ama Jake'i bırakamazdı.

Yerinden kalkarak kurda doğru yürüdü o yaklaştıkça kurt daha fazla hırlamaya başladı. Jake'in bedeni muhtemelen baygındı ve Sunghoon sadece kurt formuyla anlaşmaya çalışıyordu bu yüzden zor olacaktı.

Sunghoon biraz daha yaklaştı ve biraz daha kurt gittikçe hırlamaya devam ediyor ve Sunghoon'u parçalamaya hazır bir şekilde bekliyordu.

Sunghoon aralarında sadece 1 metre mesafe kaldığında durdu. Ve dizlerinin üstüne çöktü.

Park Sunghoon bir kurdun önünde dizlerinin üzerine çöktü. Ölmeyi tercih ederdi. Fakat konu Jake olunca ölüm pekte cazip gelmemişti.
Kurdun tepki vermesini beklerken avcunu açarak kurda doğru kolunu kaldırdı. Eline değen yumuşak ve kaygan deriyle gözlerini kaldırıp kurda baktı. Mor gözler direkt kendisininkilere bakıyordu. Onu kabul etmişti. Sunghoon elini kaldırarak başını eğmiş olan kurdun tüylerini okşadı. Ve yumuşak tüylere bir öpücük kondurdu.

Ve bir şey daha Sunghoon tüylerden nefret ederdi.

Jake kurt formundan çıkmış kendi bedenine dönmüştü. Yarı baygın haldeydi yarası çoktan kabuk bağlamıştı.

Sunghoon onu kucaklayarak küçük ama saklanmak için harika olan ağaç evine götürdü ve yatağa yatırdı.

Diğer odaya da kendisi geçmişti. Yatağa uzandığında aklından bir türlü gitmiyordu yaptığı şey.

Sunghoon diz çökmezdi. Kendini ezdirmezdi. O kabul eden olmak isterdi. Fakat bugün ilk defa Jake tarafından kabul edilmek istedi. Kendinden ödün verdi. Gururunu ayakları altına aldı ve diz çöktü. Ayrıca o tüylü şeyi öpmüştü ne düşünüyordu ki bunu yaparken. Aptal Sunghoon sen tüyden nefret edersin. Ama tüyleri o kadar güzeldi ki. Yumuşak ve ev gibi hissettiriyordu.
Gözleri kapalı halde düşünen Sunghoon kapının
açılmasıyla bir kulağını oraya vermişti. Jake sersem gibi paytak paytak yürüyerek Sunghoon'un başında dikilmişti daha sonra kendini onun yanına atmış ve kafasını onun göğsünde dinlendirmeye başlamıştı.

"Önümde eğildin ve tüylerimi öptün" dedi Jake sırıtarak uyumadığını biliyordu çocuğun

"Kapa çeneni" dedi Sunghoon gözlerini açmadan

Jake kıkırdadı ve gözlerini kapattı. Sunghoon'un belinin etrafına dolanan kolunu hissediyordu.

Cage-EnhypenHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin