İçerik Kurallarımızı güncelledik.
Hikâyeleri güvenli bir şekilde paylaşmaya devam etmek için en güncel kuralları inceleyin.

Beni Bırakma⭑ Final

3.4K 211 233
                                        

Herşey olmadan önce, gecmiş

Üzerine siyah montunu geçirip apartmandan çıktığında hava keskin bir şekilde yüzüne vurmuştu Jungkook'un. Kapının önünde bekleyen siyah arabayı gördüğü an ise üşüdüğünü bile unutmuş, istemsizce gülümseyerek koşar adımlarla ona doğru ilerlemişti.

Arabadan inen Taehyung daha Jungkook yanına ulaşmadan kollarını açmıştı zaten. Jungkook kendini doğrudan onun kucağına bıraktığında Taehyung sıkıca sarılmış, saçlarının arasına küçük öpücükler kondurmuştu.

"Güzelim."

"Taehyung..."

Sesindeki özlem bile Taehyung'un içini eritmeye yetmişti. Jungkook'un burnunun kızardığını görünce kaşlarını hafifçe çatıp montunun yakasını düzeltti.

"Üşüme. Arabada konuşuruz."

Jungkook başını sallayıp kendisi için açılan kapıdan eğilerek her zamanki yerine oturdu. Taehyung da onu bekletmemek için hızlı adımlarla arabanın önünden dolaşıp sürücü koltuğuna geçti.

Daha yerine tam oturmadan sevgilisine doğru eğilmiş, alışkanlık hâline gelen o küçük ritüeli gerçekleştirmişti, önce gözlerine bakmış, sonra dudağına yumuşacık bir öpücük bırakmıştı.

Jungkook hemen şımarmış gibi gülümseyince Taehyung'un dudaklarının kenarı kıvrıldı. Onun böyle sadece kendisine özel bakan halini görmeye asla doyamıyordu.

Emniyet kemerini takıp arabayı çalıştırırken Jungkook hâlâ gözlerini üzerinden çekmeden onu izliyordu.

Taehyung bunu fark ettiği hâlde hiçbir şey dememiş, sadece gülümsememek için dudağını hafifçe ısırmıştı.

"Torpidoyu açar mısın güzelim?"

Jungkook merakla öne eğilip torpidoyu açtığı anda içindeki Lavinia buketini görünce yüzü tamamen aydınlandı.

"Ya Taehyung... İyice şımaracağım senin yüzünden."

Çiçekleri büyük bir dikkatle eline aldı. Sanki biraz sert tutsa kırılacaklarmış gibi nazikti. Burnuna yaklaştırıp gözlerini kapattığında arabanın içine hafif bir çiçek kokusu yayılmıştı.

Taehyung ise bir anlığına yolu bile unutup sevgilisinin yüzündeki huzurlu ifadeye dalmıştı.

"Şımar zaten," dedi alçak bir sesle. "En çok sen şımar. Ama sadece bana."

Jungkook gözlerini açıp ona baktığında yüzünde öyle içten bir gülümseme vardı ki Taehyung o an gerçekten ölse bile pişman olmayacağını düşündü.

Hayatındaki en doğru kişi direksiyonun yan koltuğunda oturuyordu çünkü.

"Sonra şımardın diye benden ayrılma ama."Jungkook hemen kaşlarını çatıp çiçekleri göğsüne bastırdı.

"Asla ayrılmam senden. Ayrıca beni şımartan sensin, sonra gelip şikayet edemezsin."

Taehyung güldü. Jungkook'un bu hâli fazla sevimliydi. Tam karşılık verecekken Jungkook'uun torpidonun içindeki çikolatayı fark etmesiyle eli hemen ona uzandı.

Back To Black  |Taekook|Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin