Keyifli okumalar dilerim.ཐིཋྀ
♫ Nalan - Emir Can İğrek
♫ Aşk kırıntıları - Teoman
♫ Yara - Kalben
~
"Aşk bazen sessizce gelir; hiç beklemediğin bir anda, hiç tahmin etmediğin bir şekilde. Ve bir bakarsın, bütün hayatın onun etrafında şekillenmiş."
ཐིཋྀ
Oyun için daire oluşturarak, toplandığımız alana dizilmiştik. Başımdaki ağrı artmaya devam ederken oyundakilere bakındım, kimler olduğunu anlamak için. Oyunda tam olarak on yedi kişiydik. İki kişi hariç diğerlerini tanıyordum. Fakat bizimkiler dışında olanları sadece isim olarak falan biliyordum. Yani buna tanımak denmezdi aslında. Okulda çıkan dedikodular ve ufak karşılaşmalar dışında onlar hakkında hiçbir fikre sahip değildim.
Sarp, çoktan oyunu başlatmıştı. "Lizge!" Diye bağırdı gülerek, sarhoştu bu yüzden yapacaklarından korkulabilirdi. Gerçi sarhoş olmasa bile korkunç şeyler yapan biriydi.
Lizge ise okuldaki ikizlerden biriydi. İkizi, Lilya ise yanında oturuyordu, o da oyundaydı. İkiz olduklarını bilmesem bile bunu çok rahat anlayabileceğim kadar benziyorlardı birbirlerine. İkisi de uzun, parlak turuncu saçlarıyla okulun dikkat çeken kızlarındandı.
İkisininde yeşil gözleriyle uyumlu çilleri yüzlerine dağılmıştı. Fakat onların tek bir zıt yönü vardı. Lizge'nin, Lilya'ya göre daha sert bir yüzü vardı. Lilya'nın yüz hatları, ikizine göre daha yumuşaktı. Lizge'nin çekik gözleriyle, sert bakışlarının aksine Lilya, yuvarlak yüzü ve samimi gülüşüyle daha saf görünüyordu.
Hem Lizge'nin çilleri Lilya'ya göre daha fazlaydı.
İkizlerin yanında tanıdığım bir kız daha oturuyordu. İzlem. İnsanlar genelde İzlem ve ikizleri kardeş veya üçüz zannediyorlardı. Ama değillerdi. Böyle düşünmekte haklılardı aslında, İzlem'de turuncu saçlara sahipti.
Fakat onun saçları biraz kahverengine kaçıyordu. Yani koyu bir turuncuydu. Ya da kahverengi ve turuncu karışımı. Gözleri ise kahverengiydi. Ki dikkatli bakılınca ikizlerden oldukça farklı olduğu belli oluyordu. Onun yüzü tıpkı bir tilki gibiydi. Tilkiye benziyordu, yüzü hafif çekikti mesela. O da aynı Lizge gibi daha ciddi bir ifadeye sahipti.
Gözlerimi sonunda onlardan çektim. Yanındakilerini tanımıyordum ama onların yanındaki iki kişiyide ismen biliyordum. Avşin, oyunun dizilişine uyarak bacaklarını kendine çekmiş bir halde oturuyordu. Arkasında ise sevgilisi, Barlas vardı. Fakat o oyuna dahil miydi? Emin değildim. Çünkü arkadasındaki duvara yatar pozisyonda yaslanmıştı. Bizim gibi oturmuyordu. Avşin'in sırtı da Barlas'a yaslıydı.
Onları çok fazla inceleme gereği duymadan gözlerimi dolandırmaya devam ettim. Tanımadıklarımı es geçerek, Afet'e ulaşmıştım. Bu kızla bir kere konuşmuştuk, okulda. Okulun tuvaletinde daha doğrusu, ama çok kısa bir andı. Afet, bu ortama göre fazla masumdu. Gerçi ben de bu ortakmlık biri değildim.
Ama o, daha sevgilisiyle bile yakınlaşmıyordu. Böyle ortamlarda olan şeylerden bihaberdi belki de. Temastan hoşlanmıyor, içki içmiyordu. Bunları bizzat bana söylememişti ama davranışlarından anlaşılıyordu. Yanındaki sevgilisi ise onun tam tersiydi. Sahi, onlar dört yıldır bu ilişkiyi sürdürmeyi nasıl başarmışlardı? Bilmiyordum.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
ALTIN HİSLER
Novela JuvenilAltın, parıldarken bile acı verir. Kalbimdeki her his, bir zamanlar değerli olan bir anının, şimdi kaybolmuş bir hatıra gibi yavaşça solmasını izliyordu. Ve ben, geçmişin gölgelerinden kaçarken, bir adım daha attım. Bir adım daha, her şeyin değişece...