"Aman Tanrım!"
Claudia'nın küçük çığlığı benim bulunduğum yere kadar ulaşınca merak ve endişeyle ona döndüm. Onu 5 dakika önce mutfağa bize içecek bir şeyler hazırlaması için göndermiştim ancak şu an asıl yapması gerekeni yapmayıp elindeki telefona bakıyor ve yüzündeki gülümsemeyi silmeden küçük çocuklar gibi yerinde zıplıyordu.
"Claudia! Tanrı aşkına, ne olduğunu söyler misin?" dedim bıkkın bir ses tonuyla.
Sonunda başını yeni aldığı telefonun ekranından kaldırıp bana baktı. Mavi gözleri ışıltıyla parlıyordu ve bunun nedeni perdenin açık kalan kısmından içeriye giren güneş ışığı değildi. Başka bir şey vardı.
Onu ilk defa bu kadar heyecanlı gördüğümü söyleyemezdim. Pablo onu ailesiyle tanıştırmak istediğini söylediğinde de tıpkı bu tepkileri vermişti. Aslında daha kötüsüydü. Pablo'nun bu isteğini duyar duymaz sarı saçlarını yolmaya ve tırnaklarını yemeye başlamıştı.
Evet, en yakın arkadaşım dünyaca ünlü bir oyuncuydu ve baş rolünde olduğu filmler gişe rekorları kırıyordu ancak o erkek arkadaşının ailesiyle tanışacağı için heyecanlanıyordu.
Bir an için hafızamda Diego'nun ailesiyle tanıştığım gün belirdi fakat bu anıyı hemen aklımdan çıkarmaya çalıştım. Benim Bay ve Bayan Hernandez'le tanışma merasimim planlı bile değildi. Her neyse...
"Francesca!"
Mutfaktan ayrılıp koşarak yanıma geldiğinde ben endişeli bakışlarımı ona göndermekle meşguldüm. Kanepede yanıma sokulup telefonunu gözümün önünde salladı ve kıkırdamaya başladı. Onu böyle gördükçe içimdeki merak git gide artıyordu. Telefonunu elime tutuşturduğunda şaşkınlıkla yüzüne baktım ancak o aynı heyecanla, "Oku." dedi. Omuz silkip dediğini yaptım.
"İtalyan şarkıcı ve söz yazarı Francesca Caviglia dün gece İspanya'nın Madrid şehrinde verdiği konserde hayranlarıyla buluştu. Güzel şarkıcı 'Otro dia mas,' 'Aprendi a decir adios,' ve 'Sin usar palabras,' gibi sevilen şarkılarını yorumladı. Caviglia kendisinin bir Madrid hayranı olduğunu dile getirdi. İlginin yoğun olduğu konserde sanatçı hayranlarına unutulmaz anlar yaşattı. İtalyan olmasına rağmen İspanyolca şarkılardan oluşan bir albüm çıkaran şarkıcının müzik ödüllerine aday olup olmayacağı da merak konusu..."
Vereceğim tepkiyi heyecanla bekleyen Claudia'ya döndüm. "İnanamıyorum!"
Ona sarılmamı bekliyormuş gibi kollarını iki yana açtığında vakit kaybetmeden kollarımı ince bedenine sardım. Omzumun üzerinden güldüğünde ben de kıkırdadım fakat bir anda dudaklarımdan kaçan hıçkırık Claudia'nın benden ayrılmasına neden oldu.
"Francesca?" Endişeyle yüzüme baktığında tekrar hıçkırdım. "Tanrım... Sen ağlıyor musun? Ama neden?"
Yanaklarımdan süzülen yaşları üzerimdeki hırkanın kollarıyla sildim ve zor da olsa gülümsemeye çalıştım. "Ben... Ağlıyorum çünkü... Uzun zamandan sonra bir şeyleri başarmanın verdiği mutluluk çok güzel ancak..."
Cümleye devam etmemi engelleyen şey boğazımda oluşan ve yutkunmamı zorlaştıran o yumruydu. Zaten eğer devamını getirseydim tekrar hıçkırıklara boğulacağımı biliyordum. Bu yüzden susup bakışlarımı parmaklarıma sabitledim.
"Yine mi Diego?" diye sordu bıkkın bir ses tonuyla.
"Onu özlüyorum Claudia... Sesini, kokusunu, gülüşünü, güzel gözlerini çok özledim. Sen... Sen, beni anlayamazsın." dedim boğuk çıkan sesiyle.
Aniden yaptığım itirafla mavi gözleri irileşti. Ona, her gece -hiç aksatmadan- Diego'nun resimlerine baktıktan sonra uyuyabildiğimi söyleseydim nasıl bir tepki verecekti, merak bile etmiyordum.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Heartbreak Girl 2
FanfictionKendimi onun hayat çemberinin dışında hissettiğimi söylerken bile, aslında beni hayatının merkezine koyduğunu göremeyecek kadar kördüm.