*
*
*
*
*
*
*
*
*
*
*
*
*
Defne'den ;
O arabasına çarptığım jojuk çok fena yakışıklıydı be! Bir bakışları vardı... Eridim resmen. O değilde çocuğu orada öyle bırakıp gitmeseydim de, daha iyi davransaydım da tanışasaydık. Her şey şu inadım yüzünden. Ooooof of!
Telefonum çalıyordu. Arayanda Burçak'tı. Hiç beklemedim ve açtım telefonu.
D-"efendim Burçak?!?"
B-"bizim evin karşısındaki eve yeni birileri taşınıyor. Kızlarını gördüm. Çok sevecen ve tatlıydı. Öğleden sonra ben ve Akın tanışmaya gidiyoruz. İstersen sende gel diye aradım?!??"
D-"hımmmm. Olur. Hadi bakalım şu kızla tanışalım."
B-"tamam. Çıkarken seni ararız. Bye bye."
D-"Bye."Burçak ve Akın lisenin taa en başından beri çıkıyorlardı. Birbirlerini çok severler ama her şey için tartışırlar. Yine de hep beraberler. Bu da iyi bir şey.
O kahvenin en güzel uyumu olan jojuk aklımdan çıkmıyor. Çıkmayacak ta. İlk görüşte aşka inanmazdım ama gel gör ki ilk görüşte aşık oldum. #Kahveye_asik_olmak
Burçak'tan ;
Akın'ın kolunun altında, çimlere oturmuş gelen geçenleri seyrediyorum. Akın'sa beni. Kafamı kaldırdım önümüzden elinde o alış-veriş poşetleriyle yavaş yavaş yürüyen, poşet ağır geldiğinde poşeti yere bırakınca biraz dinlenip daha sonra devam eden teyzelere bakarak "Akın, sence Defne'nin hali n'olucak? Annesi babası öldükten sonra çok değişti. Bazen kendine bir şey yapacak diye ödüm patlıyor." Akın ellerini saçında gezdirerek "Bir şey olmaz güzelim ona. O biraz değişik bir kızdır sende bilirsin ama özünde iyi kızdır. Kendine bir şey yapmaz." Ne kadar da rahat bu ya! İşte bu huyundan nefret ediyorum. "Ya Akın sen ne rahat adamsın ya! Kızın annesi babası trafik kazasında öldü kıza söylerken bin bir şekle girdik. Kız ağlamadı bile. Ya kendine bir şey yaparsa, ya intihar etmeye kalkışırsa?" "Öf Burçak abartma! Bir şey olmaz işte!" Ayağa kalktım ve "Öyle mi Akın Bey? Size iyi abartısız hayatlar ben abartılı yaşamıma devam ediyorum." "Burçak gel şuraya." Arkamdan bağırıyordu ama takmayacağım. Hep aynı şeyleri yapıyor. Hem neyse Defne'yi de alıp yeni kızla tanışmaya gitsek iyi olur.
Hira'dan :
Babamla İstanbul'a taşınalı daha birkaç gün oldu ama evi tam anlamıyla babamla yerleştirdik. Annemin eşyalarını ayrı bir odada kutuların içinde depoladık. Onu unutmak en iyisiydi. Belki eski hayatıma geri dönebilirdim.
Aşağı salona inip televizyona SICAK KALPLER filminin DVD'sini koyup izlemeye başladım. Bir kız ve bir zombi aşkı. Sıra dışı ve büyülü bir aşk. Aşkın tarifi var mı diye düşünmeye başladım. Şu ana kadar aşktan yana şanssızdım. Aşkın tam olarak ta ne olduğunu bilmiyorum kısacası.
Hemen herkes gerçekten aşık olduğunu sansa da gerçek aşkın ne olduğunu bilen çok az kişi vardır. Aşkı bilmek için kendini bilmen, kendini bilmen için zamanı tanıman lazım. Zaman seni sen yapar.
Zaman seni olgunlaştırıp yorar kırar ama seni işte o zaman sen yapar. Kırıldın mı sen, sen olursun. Yoruldun mu sen, sen olursun. Sen oldun mu aşkı anlarsın. Aşkın gereksinim olmadığını sadece beyninin sana oynadığı, sahte bir şey olduğunu. Aşk sahte, hayat sahte, yaşamak sahte. Her şey sahte olmuş bu dünyada haberimiz yokmuş meğer. Yokmuş.
