-Amanda'dan-
Bavulumu toparlarken aynı zamande hem mutlu, hemde heyecanlıydım. Babam, beni bu halde görse muhtemelen beni öldürür, küllerimide denize falan fırlatırdı.
Beni günahı kadar sevmiyordu ve bu beni hiçbir zaman üzmemişti. Annemin söylediğine göre, lisede bir kaza sonucu hamile kalmıştı. Babam beni asla istememişti fakat annemin ailesi bunu yapmak zorunda olduklarını söyleyince babamla annem evlenmiş ve babam gençliğinden benim yüzümden vazgeçmişti.
Yediğim dayaklar ise, "ben gençliğimi yaşayamadım sende yaşamayacaksın" nidaları eşliğindeydi.
Annemde aynı düşünüyor olmalıydı ki, beni döverken hep sessiz kalırdı ya da mutfakta çığlıklarımı bastırabilmek adıma şarkı söyleyip yemek yapardı.
Kurtuluyordum.
Michael, yıllardır beklediğim kurtuluş biletimdi ve her şey bitiyordu.
Camımda tık sesi duyduğumda gözlerimi cama çevirdim, ikinci bir taş cama çarptığında gülümseyip camı araladım.
Üçüncü taş kafama isabet ettiğinde suratımı buruşturum "Mike, benim." kafasını taş aramaktan kaldırıp bana baktı, ardından karanlıkta seçebildiğim bir gülümseme sundu bana "Noldu, neden geldin ki buraya?" dedim endişeyle, babam görse ikimizide öldürürdü. Güldü, "Saatlerdir annenle babanı gözlüyorum, beraber bir yere gittiler. İkiside şıktı, hadi kapıyı açta geleyim." alt dudağımı ısırıp kafamı salladım, camı kapatıp üstümde bir göz gezdirdim.
Hızlıca merdivenlerden inip kapıya geldim, saçlarımı da düzeltip kapıyı açtığımda Mike'ın gülümseyen suratıyla karşılaştım.
İçeri girip ardından kapıyı kapattı, daha sonra kollarını bana dolayıp burnunh boynuma yasladı "Seni çok özlemişim be," gülümsedim, işte ait olmam gereken yer burasıydı.
Michael'ın kollardı, en favori yerimdi.
***
Yarın final gelecek :-(
ŞİMDİ OKUDUĞUN
games ✿ m.c.
Aléatoiremikeylovespizza: ne kadar sikik bir oyun friendwithplants: beğenmiyorsan oynama ୨୧blog serisi #4୨୧ (officialex'e ithafen yazılmaktadır.)
