- Soğuk Gece-

51 9 0
                                    

Başı fena halde ağrıyordu

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

Başı fena halde ağrıyordu. Gözlerini açacak hali yoktu. Sadece yerde sürüklendiğini hissediyordu. Ense ve sırtı fena halde sızlıyordu. Patlamanın etkisiyle belli kötü darbe almıştı. Bütün kuvvetiyle gözlerini araladığında gördüğü tek şey ormanlık bir alanda yerde sürükleniyor olmasıydı. Az sonra sırtı sert bir cisime doğru bırakıldı. Hiç hareket etmiyordu. Yanında birisinin konuştuğunu fark edince kulak verdi :

- Anoran'ın müttefiklerine haber iletmem lazım. Bu çocuğu bir daha bu şekilde yanlız bulamayız. Bunu yok etmemiz liderlik yönünde atılacak ilk büyük adım olucak.

Gizemli adam iki elini havaya doğru kaldırır ve "Erahsaba , Erahsaba , Erahsabaaa ! " demesiyle ellerinden göğe doğru karanlık bulutlar çıkar ve bu bulutlar yükselir ve kaybolur.

- Evett amacımıza çok az kaldı. Uyu bakalım Lerry uyu , birazdan ebedi uykuya dalıcaksın.

Bunları yarı baygın bir halde duyan Lerry , sol gözünü açar ve bir ağaca doğru yaslandığını görür. Hafif bir hareket ederek tam olarak neresinin ağrıdığını tespit eder. Gizemli adam kendi kendine konustuğu için Lerry pek dikkat çekmez. Hafif doğrularak belinin ve kafasının fena halde ağrıdığını hissetti. Bu hareket etmeyeceği anlamına gelmezdi. Her taraf karanlıktı gece saat kaçtı kim bilir. Lerry yaslandığı ağacın arkasına yavaş yavaş ilerlemeye çalır. Tam o sırada küçük bir patlama sesiyle ortalığı siyah sis bulutçuklar kaplamıştı. Yüzünde maskeli iki adam belirir. Demekki o adamın yaptığı erahsaba büyüsü karanlık güçlerdeki müttefikleri topluyordu. Yeni gelen o iki adam gizemli adama doğru yönelir ve :
- Hadi şu çocuğun işini bitirelim. Kafasını gövdesinden mi ayırsak yoksa direk leş cesedini yaksak mı ?
- Hayır dostlar. Onu biz değil Anoran halledecek. Bize düşmez.
-Ahh hadi ama o çocuğu öldürmek eğlenceli olurdu.
- Biliyorum ama dediğim gibi efendimizi bekleyelim.

Onlar tartışma içerisindeyken Lerry ağacın arkasına doğru hareket eder. Yavaş yavaş diğer adamlarda bulundukları yere doğru gelirler.
Lerry'nin vücudunun yarısı ağacın arkasına geçmiştir. Son kez onlara doğru çaktırmadan baktığında kendisine bakmadıklarını görür ve derin bir nefes alarak ağacın arkasına geçer. Ardından tekrar bir derin nefes alarak ayağa kalkar. Göz ucuyla son kez onlara bakar ve zıt yönde sessizce kaçmaya başlar. Bir kaç metre gittikten sonra Lerry'nin ayağı ağaç dalına takılır ve yüz üstü yere düşer. Düşmesiyle beraber içten bir ah sesi çıkartır. Bu sesi duyan adamlar gözlerini ağaca doğru diktiklerinde Lerry'nin yok olduğunu görür. Hepsi sinir ve telaşla ne yapacaklarını şaşırır. O sırada ekibin geri kalanıda oraya gelmeye başlar. Gizemli adam arkadaşlarına farklı yönlere ikişer ve üçerli ayrılmalarını biran önce uzaklaşmadan onu bulmalarını söyler. Lerry yerden hemen kalkar ve topallayarak yürümeye başlar. Arkasından koşma seslerini duyunca bir telaş ve korkuya kapanır. Koşmakta zorluk yaşadığı için yürümekten başka çaresi yoktur. Ayak sesleri iyice yaklaşmaktadır.
Tam o sırada bordo renkli şahine benzer bir kuş Lerry'nin önündeki ağacın dalına konar. Telaşlı gözleriyle önce arkasına sonra bordo renkli şahine bakar. Ne yapacağını bilmeden bir önüne bir arkasına bakıp durur. Adamlar dahada yaklaşmaktadır. Ağaç dalındaki kuş uçarak tekrar Lerry'nin omuzuna konar ve ağzından bir yüzük çıkartarak Lerry'nin çene hizasına uzatır. Eli titreyerk de olsa yüzüğü alır ve kuş biranda küçücük bir tüye dönüşür ve Lerry'nin avcuna düşer. İste bu kitabın arasındaki tüy. Peki ya buraya nasıl geldi ? Kim gönderdi ? Tüyü cebine koyarak yüzüğü çevirir ve yüzüğün bir görünmezlik yüzüğü olduğunu görür. Hemen takar ve geriye doğru son bir kez baktığında adamla nerdeyse burun burunadır. Maskeli adam etrafına bakındıktan sonra tekrar koşmaya başlarlar. Lerry ise olduğu yere çökerek onların gidişini izler. Ceplerini kontrol eder ve hiçbirşeyin olmadığını fark eder ve geri nasil döneceği hakkinda kara kara düşünmeye başlar. Biraz dinlendikten sonra o adamlara ters yönde ilerleyerek kendisini iyice güven altına alır. Arkasına bakarak yürüyerek kendisini güvence altına alır. Topallayarak hızlı hızlı adımlarla ilerler. Yüzüne çarpan geniş yapraklı bitkiler önünü görmesini engelliyordu. Elleriyle iterek yürürken aniden boğazına yapışan bir el ile boğar derecede havaya kaldırarak geriye doğru fırlatılır. Yere düştüğünde yüzükde çıkar ve çalılıkların içinde kaybolur. Elleriyle yerden destek alarak doğrulduğunda gizemli adamı görür. Adam Lerry'e :

- Kaçmak akıllıca Clark hemde çok akıllıca ( Lerry'nin topalladığı ayağına tekme atar.)
- Ahh durr yapma. Çok kötü acıyor.
- Peki ya umrumda mı sanıyorsun seni lanet öksüz çocuk.(bir tokat atar)
- Sana durmanı söyledim Confirext...
O sırada gizemli adam Lerry'nin elini büker ve acı çekmesini sağlar. Adama verdiği yara sayesinde onunda topallamasını sağlamıştı. Lerry'nin elini git gide daha da sert çevirmektedir.
Tam o sırada ağaçların arasından gür bir sesle "Sykıspicot" demesiyle gizemli adamın havada takla açarak 10 metre geriye doğru fırlaması bir oldu. Lerry bileğini tutarak arkasını döndüğünde kendi yaşlarında birinin ona dogru koştuğunu görür ve :
-Lerry , Lerry Clark sensin öyle değil mi ?
- Eh evet öyle oluyor biraz. Yardım mı edeceksin?
- Tabiki. Ben Richards Steen. Collins'i tanırsın belki onun kardeşiyim
- Aa sahi mi ? Neyse tanışma şeysini sonraya bıraksak yoksa ikimizde birazdan ölü olarak bulunacağız.
- Aynen tam onu diycektim hadi bu ışınlanma taşı ile doğruca Wizards Guard'a gidiyoruz.
Richards'ın kolunu tutar ve gözlerini kapattığında taşı yere atarlar ve toz bulutu içinde kaybolurlar. Koşarak oraya gelen diğer maskeli adamlar ve gizemli adam sadece o toz bulutunu görmektedir...

Gözlerini açtığında herkesin Lerry'nin yanına giderek meraklı gözlerle onu incelemektedirler. Arkadan " Biri işte geldi. Lerry Clark kurtuldu" diyerek bütün profesörleri ve Bay Dagwood'un oraya gelmesini sağladı. Bay Dagwood Lerry'e neler olduğunu sorar. Konusacak kadar hali olmadığı için başını sağa ve sola doğru hafif sallar. Sinirle ayağa kalkarak gürültülü bir ses tonunda kimin yaptığını sorar. Aramıza sızan hain'in kim olduğunu sorar. Herkes birbirine bakar fakat kimseden ses seda yoktur. Bay Dagwood en kısa zamanda kendisi bulacağını söyleyerek bahçeden ayrılarak okula doğru yönelir. Kalabalığın arasından Collins sıyrılarak kardeşiyle Lerry'nin yanına gelerek bir koltukaltına girerek kaldırmaya çalışır. Diğer taraftan kardeşi de destek çıkarak Lerry'i hastaneye doğru götürürler.
Hastaneye vardıklarında Hasta bakıcısı Madam Jane hemen ilk yardımı yapar. Ağrıyan yerlerini tespit eder ve kanayan yerlerini sargıya alır. Collins ile Richards birbirlerine bakar ve bir baş hareketiyle odadan çıkarlar. Madam Jane bu gün başka kimsenin gelmesini istemez. Bay Clark'ın dinlenmeye ihtiyacı olduğunu bildirir. Gece iki suları olduğundan dolayı Lerry hemen uyumuştur. Uzakta bir sandık görür. Yaklaşır yaklaşır ve her yaklaştığında sandık delice sallanmaya başlar. Nerden geldiği belli olmayan "Lerrryyy Claaarrkkk" sesi. Sandığın kilidi aşırı sarsılmaktaydı. "Paat" kilit kırılır. İki eliyle sandığın kapağını kavrar ve yavaşça kaldırır ve kapak otomatik olarak aniden açılır ve içinden elmas şeklinde bir göz çıkar. Elmas şeklindeki bu gözün icinde siyah bir bulut dolaşmaktadır. Sandığın içindeki diğer eşyalara bakarken Birden Anoran'ın silüeti Lerry'e doğru gelir ve ter içinde uyanır.

Lerry Clark  GİZEMLİ SANDIK(TAMAMLANDI)Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin