Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Meleklerin Tanrı'ya yazdığı şiirlerin sayfalarında dolaşıyordu saçlarının badem kokusu kadınım.
Nasıl bir cennet masalıydın sen okunduğunda cehennem ateşlerini söndüren.
Değerini bilemedim...sevemedim seni sandın Oysa ne kadar çok sevmiştim seni Hayallerim vardı bu kırık kalbin içinde Sarı saçlarınla dalgalanan gözlerim vardı dudaklarında eriyen bir adam vardı Kollarında can çekişen saçlarımda dolaştırdığın parmaklarında uyuyan. Zümrüt gözlerin vardı baktığında Azrail'i kıskandıran kadınım.
Şimdi ise yokluğun gecemin sarhoşluğu
Geri dön Geri dön kadınım
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Her gün bir başka sev beni Mevsimler gibi sev Bazen es kükre
Bazende yağmur gibi yağ içime İçimdeki tohumlar filizlensin Kurumuş dudaklarım aşka gülümsesin.
Bir kar tanesi ol
İçimin ateşini söndür Azrail geldiğinde ne ölümün soğukluğundan ne cehennem ateşinden korkarım. Ben senin bildiğin kullardan değilim
Ölüme bile sevilerek alıştırıldım derim.
Tatlı sesinden dökülen Seni seviyorumlarımda ölüyordum ben haberin var mı?