jun kook(lunapark)

924 10 15
                                        

(anne ve baban hayatta olmadığı için okul masraflarını karşılamak amacıyla hafta sonları ve okul çıkışı bir kafede çalışıyordun bugün pazartesiydi ve bu gün çok ağır dersler olduğu için çok yorulmuştun ama işe gitmen gerekiyordukafeye geldin önlüğünü giydin sabahtan beri birşey yememiştin ve çok yorgundun bi masan )

masadakiler:pardon bakar mısınız?

sen: buyrun efendim

masadakiler:bize 6 tane sıcak çikolata getirir misiniz?

sen:tabiki hemen getiriyorum.

(gider ve sıcak çikolatayı alırsı isteyen masaya götürürken birrden adamın birisi sana çarpar ve çikolatalar adamın ve senin üstüne dökülür)

adam:dikakt etsene be önüne bak

sen:bakmazsam nolur siz kendinizi ne sanıyosunuz?

(adam maskesini çıakrır ve bu jun kook dur eve sen şok u atlatmadan başka bir şok geçirisin birden kafedeki herkez yanınıza gelir foto çekmeye falan çalışırlar9

patron:(adın)sen ne yaptığını sanıyosun o kim haberin varmı?

sen: ama efendim o bana çarptı benim ne suçum var 

patron:hemen gidip özür diliyosun

sen:ben asla o kendini beğenmiş  kişiden özür dilemem

patron:o zaman kusura bakma yolumuza seninle devam edemeyiz o buranın en ünlü müşterisidir

sen:iyi alın işiniz sizin olsun

(diyip önlüğü patronun kucağına fırlatırsın tam kapıdan çıkıcakken pis pis sırıtan bir adet jun kook görürsün ve çok sinirlenirsin koşarak yanıan gidersin ve yan maadaki kişin bardağında sıcak kahve olduğunu görürsün kupa yı eline alıp jun kook un üstüne boşaltırsın)

jun kook:sen ne yapıyosun 

sen:hak edene hak ettiği cezayı veriyorum

jun kook:ya öyle mi peki senin cezan nolcak

sen:ne cezası be zaten işten ayrıldım daha büyük ceza mı olur

jun kook: haklısın

(kapıdan çıkıp gidersin ve hızlı hızlı yürümeye başlarsın ama önündeki biri gitmeni engeller başını kaldırdığında bu jun kook dur)

sen:çekilsene be önümden

jun kook: sana bir teklifim var.

sen:teklifini dinlemek istemiyorum reddedilmiştir.

jun kook: iyi sen bilirsin bende beraber çalışırız diye düşünmüştüm

sen: umrumda değil

(tam gidicekken sana para lazımdı işinden olmuştun geri döndün omuzlarını dikleştirip)

sen:ne teklifiymiş bu

jun kook: aferin  

sen: eeee iş neymiş

jun kook:sen türsün dimi?

sen: bunu n-nerden biliyosun

jun kook: sen beni hiç farketmemiş olabilirsin ama biz  sizin okulun yanındaki yurt ta kalıyoruz seni çok gördüm

sen:eee uzun lafın kısası iş ne

jun kook: türk hayranlarımız için bi video hazırlamak istiyorum ama bu video da türkçe konuşmam lazım yani ben öyle istiyorum

sen:yani o zamn kursa git türk çe öğren ben ne yapabilirim?

jun kook: bana türkçe öğret

sen:n- n- neeeeee niye ben 

jun kook:çünkü ben senden öğrenmek istiyorum hem  türkçeyi bi türkten başka kim daha iyi öğretebilir ki

(para lazımdı ve kabul ettin)

sen: ne kadar maaş

jun kook: günlük 1000 won

sen :peki

(gün geçtikçe daha iyi türkçe öğrenen junkook  en sonunda video ya hazırlanır video da türk çe öğrendiğini türk hayranlarını ne kadar sevdiğini kendisini desteklediği için sonsuz minnet duyduğunu açıkalr bu bir kaç aylık süreçte siz iyi analşamaya başlarsınız ve arkadaş olursunuz ama sen ondan çok hoşlanırsın ve telefonuna bir mesaj gelir)

kimden: jun kook

bugün buluşalım mı?

kime:jun kook

olur.

kimden:jun kook

seni alırım

kime:jun kook

olur.

(aradan yarım saat geçer ve zil çalar üstüne hırkanı geçirirsin ve çıakrsınız bi  lunapar a gelirsiniz

sen:çok güzel burası neden buraya geldik?

jun kook:üzümünü ye bağını sorma.

sen: vay değilerimizi çözmüşsün aferin asker

jun kook: tabiki komutanım hadi eğlenelim

(bütün gün eğlenirisniz  akşam olur)

jun kook : hadi dönme dolapa binelim

sen: kaçıncı oldu bu midem bulandı artık bi yukarı  bir aşağı

junkook:hadi ya ne olacak

sen :peki

(binersiniz oturuken birden)

 junkook: sana bişey söylicem(adın)

sen:söyle

jun kook : seni seviyorum

sen:bende seni

(sarılırsınız)

bts ile hayaletBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin