(anne ve baban hayatta olmadığı için okul masraflarını karşılamak amacıyla hafta sonları ve okul çıkışı bir kafede çalışıyordun bugün pazartesiydi ve bu gün çok ağır dersler olduğu için çok yorulmuştun ama işe gitmen gerekiyordukafeye geldin önlüğünü giydin sabahtan beri birşey yememiştin ve çok yorgundun bi masan )
masadakiler:pardon bakar mısınız?
sen: buyrun efendim
masadakiler:bize 6 tane sıcak çikolata getirir misiniz?
sen:tabiki hemen getiriyorum.
(gider ve sıcak çikolatayı alırsı isteyen masaya götürürken birrden adamın birisi sana çarpar ve çikolatalar adamın ve senin üstüne dökülür)
adam:dikakt etsene be önüne bak
sen:bakmazsam nolur siz kendinizi ne sanıyosunuz?
(adam maskesini çıakrır ve bu jun kook dur eve sen şok u atlatmadan başka bir şok geçirisin birden kafedeki herkez yanınıza gelir foto çekmeye falan çalışırlar9
patron:(adın)sen ne yaptığını sanıyosun o kim haberin varmı?
sen: ama efendim o bana çarptı benim ne suçum var
patron:hemen gidip özür diliyosun
sen:ben asla o kendini beğenmiş kişiden özür dilemem
patron:o zaman kusura bakma yolumuza seninle devam edemeyiz o buranın en ünlü müşterisidir
sen:iyi alın işiniz sizin olsun
(diyip önlüğü patronun kucağına fırlatırsın tam kapıdan çıkıcakken pis pis sırıtan bir adet jun kook görürsün ve çok sinirlenirsin koşarak yanıan gidersin ve yan maadaki kişin bardağında sıcak kahve olduğunu görürsün kupa yı eline alıp jun kook un üstüne boşaltırsın)
jun kook:sen ne yapıyosun
sen:hak edene hak ettiği cezayı veriyorum
jun kook:ya öyle mi peki senin cezan nolcak
sen:ne cezası be zaten işten ayrıldım daha büyük ceza mı olur
jun kook: haklısın
(kapıdan çıkıp gidersin ve hızlı hızlı yürümeye başlarsın ama önündeki biri gitmeni engeller başını kaldırdığında bu jun kook dur)
sen:çekilsene be önümden
jun kook: sana bir teklifim var.
sen:teklifini dinlemek istemiyorum reddedilmiştir.
jun kook: iyi sen bilirsin bende beraber çalışırız diye düşünmüştüm
sen: umrumda değil
(tam gidicekken sana para lazımdı işinden olmuştun geri döndün omuzlarını dikleştirip)
sen:ne teklifiymiş bu
jun kook: aferin
sen: eeee iş neymiş
jun kook:sen türsün dimi?
sen: bunu n-nerden biliyosun
jun kook: sen beni hiç farketmemiş olabilirsin ama biz sizin okulun yanındaki yurt ta kalıyoruz seni çok gördüm
sen:eee uzun lafın kısası iş ne
jun kook: türk hayranlarımız için bi video hazırlamak istiyorum ama bu video da türkçe konuşmam lazım yani ben öyle istiyorum
sen:yani o zamn kursa git türk çe öğren ben ne yapabilirim?
jun kook: bana türkçe öğret
sen:n- n- neeeeee niye ben
jun kook:çünkü ben senden öğrenmek istiyorum hem türkçeyi bi türkten başka kim daha iyi öğretebilir ki
(para lazımdı ve kabul ettin)
sen: ne kadar maaş
jun kook: günlük 1000 won
sen :peki
(gün geçtikçe daha iyi türkçe öğrenen junkook en sonunda video ya hazırlanır video da türk çe öğrendiğini türk hayranlarını ne kadar sevdiğini kendisini desteklediği için sonsuz minnet duyduğunu açıkalr bu bir kaç aylık süreçte siz iyi analşamaya başlarsınız ve arkadaş olursunuz ama sen ondan çok hoşlanırsın ve telefonuna bir mesaj gelir)
kimden: jun kook
bugün buluşalım mı?
kime:jun kook
olur.
kimden:jun kook
seni alırım
kime:jun kook
olur.
(aradan yarım saat geçer ve zil çalar üstüne hırkanı geçirirsin ve çıakrsınız bi lunapar a gelirsiniz
sen:çok güzel burası neden buraya geldik?
jun kook:üzümünü ye bağını sorma.
sen: vay değilerimizi çözmüşsün aferin asker
jun kook: tabiki komutanım hadi eğlenelim
(bütün gün eğlenirisniz akşam olur)
jun kook : hadi dönme dolapa binelim
sen: kaçıncı oldu bu midem bulandı artık bi yukarı bir aşağı
junkook:hadi ya ne olacak
sen :peki
(binersiniz oturuken birden)
junkook: sana bişey söylicem(adın)
sen:söyle
jun kook : seni seviyorum
sen:bende seni
(sarılırsınız)
