O gittikten sonra virane bir şehir gibi kalıyorsun yıkık, dökük, yağmalanmış, o huzur ve mutluluğun yerini inleyen nameler alıyor...
Öyle bir gidişi oluyor ki sen bile tanıyamıyorsun artık kendini öyle delicesine hic gitmeyecekmiş gibi bağlamışsın ki diyecek tek bir kelime dahi edemiyorsun gidişine bakakalıyorsun öylece..
Sahi alışmak, bağlanmak da var mıydı aşkta ?
İlkbaharda açan bir çiçek gibiyken birden sonbaharda savrulmuş bir yaprak oluveriyorsun, gecmisine dönüp baktiginda koskocaman bir bosluk görüyorsun ne yapsanda orasi asla dolmayacak eskisi gibi olmayacak...
Ve en kötüsüde hissizlesmek, biliyor musun hicbir şey hissetmiyorsun bos bos bakıyorsun etrafına...
Yüreğinde onu bitireyim derken hergun kendini bitiyorsun.
Öyle ki, bende bir ben dahi kalmadı sana verecek, hep sen oldun...
Varlığında yokluğuna hasret bırakan yüreklerde yanmıştı ömür, ya git yüreğimden yada daha fazla acitma diye dua eder durursun...
Yürekten düşen son yapraktı olsa da olur, olmasa da...

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Hazan Gül'ü
RomanceMerhaba bir türlü saramadığım yaralarım, nasılsın demeyeceğim. İyileşiyorsun biliyorum. Vazgeçtiğimiz için mi böyle yorgunuz yoksa yorulduğumuz için mi vazgeçtik.. Sonu olmasın mutlulukların ya hep mutlu olsun yada MUTLU SONSUZ olsun..... Herşey b...