Hızla ordan uzaklaşıp lavaboya koştum kapıyı kilitleyip klozetin üstüne oturdum ve ağlamaya başladım
Selin:Nasıl yapar bunu! Alii! Duyduğunda darmaduman olacak
Ağlamaya devam ettim ali hala küçük. Onun içinde küçük acı çeken bi erkek çocuğu var ne hale gelir. Kim bilir öğrendiğinde
Nazlı:Selin?
Selin:E_efendim nazlı?
Nazlı:İyimisin?
Selin:İyiyim çıkarım birazdan.
Nazlı:Aşağı gelsen iyi olur
Hızla ayağa kalkıp kapıyı açtım ve nazlıyı dinlemeye başladım
Selin:Noluyo?
Nazlı:Ali
Selin:Noldu!
Nazlı:gitti
Selin:Gitti mi! Neden izin verdiniz nazlı!
Nazlı:Koştuk arkasından yetişemedik
Selin:Nereye gider nazlı bu saatte
Savaş:Köşke gitmiştir
Selin:Eminmisin Savaş?
Savaş:Eminim
Selin:Ben gidip onu alıyım
Nazlı:Bizde gelelim
Selin:Yanlız kalalım biraz şimdi ne durumda olduğunu bilmiyoruz ben size haber veririm
Nazlı:Tamam.
***
Arabadan inip Köşke doğru koşuyorum kapıyı çalacağım sırada kapının aralık olduğunu görüyorum yavaş adımlarla içeri giriyorum ev Savaş alanına dönmüştü.
Selin:Ali?
Ses gelmiyordu hızla yukarı çıkıp odaları aramaya başladım bütün odalarda salon gibi aynı kaderi paylaşmıştı. Hızla alinin odasına girdim etrafa bakmaya devam ederken gözlerim çoktan dolmaya başlamıştı.
Selin:Ali! Nerdesin?
Yine ses yoktu anlaşılan burayı darmaduman edip başka yere gitmişti hava almak için balkona çıktım ve bahçeyi incelemeye başladım havuz dikkatimi çekti. Kafası suda olduğu için göremiyordum. Yoksa!
Selin:ALİ!
Hızla merdivenlerden inip havuza doğru koşmaya başladım. Üzerimdekilerle havuza atlayıp ona doğru yüzmeye başladım hızla bedeninin kaldırıp ona baktım havuz kenarına çıkarıp uyandırmaya başladım. Ağlamayı ihmal etmeden
Selin:Ali! Ali aç gözlerini! Ben geldim! Ali yalvarırım aç!
Ve onu kollarıma alıp ağlamaya başladım bi yandan da bağırıyordum.
Selin:Yardım Edin! Yardım Edin!
Ben ağlamaya devam ederken birilerin yanıma geldiğini gördüm.
Savaş:Selin! Noldu burda?
Selin:Ha_havuza atlamış! Ben onu gö_gördüm seslendim u_uyanmıyo Savaş
Nazlı:Selin gel bitanem
Emre:Selin hadi kalk yerden
İkiside beni kolumdan tutup başka tarafa çekmeye başladılar Savaş aliyi kucaklamış arabaya bindirıyordu.
Onların ellerinden kurtulup hızla Savaşa doğru koştum arabanın arka kapısını açıp oturdum alinin kafasını kucağıma alıp saçlarını okşamaya başladım
Selin:Ali...
Yine ses gelmiyordu savaşa baktığımda ise oda ağlamaya başlamıştı. Aliye bakmaya devam ederken arabanın durduğunu anladım Savaş hızla kapıyı açtı. İki hemşire bize doğru koştu. Aliyi sedyeye yatırıp acil kapısından girdiler bende hızla arkalarından koşup alinin elini tuttum
Selin:Burdayım mavi yanında...
Ali:Selin...
Müşade odasına geldiğimizde içeri girmek istedim.
Doktor:Selin hanım lütfen zorluk çıkarmayın dışarda beklemeniz daha doğru
Sadece kafasını salladı Selin onun dışında yapacak bişeyi yoktu zaten. Oturacak yer aradı. Hastahaneleri hiç sevmiyordu. Koşuşturan doktorlar, ağlayan insanlar. Hepsi canını yakmaya yetiyordu. Hastane koltuğuna oturdu ve Ali için dua etmeye başladı. Biliyordu gökyüzü onu asla bırakmazdı söz vermişti bi kere. Öyle tutmadan gitmek yakışmaz. Sonuçta o bi mertoğluydu öyle değil mi?
ŞİMDİ OKUDUĞUN
DELİBAL (ALSEL)
FanfictionBen Öyle Birini Sevdim Ki Balı Ve Zehiri Vardı Kirpiğine Düştüğüm Gün Ölümüm Başladı...
