2.Bölüm

50 5 21
                                    

Sabah, saat 07.00 alarmın sesiyle gözlerimi açtım. Kendime gelmeye çalışırken aklıma hastaneye gideceğim geldi. Ovv hayır! Hastaneye staj için gidecektim ve ben hala hazır değildim. Yatakdan fırlayıp kendimi duşa attım. Duştan çıkıp makyaj masamın karşısına geçtim. Yeşile kaçan ela gözlerime rimel, beyaz tenimde çıkan sinir bozucu sivilcelere kapatıcı sürdüm. Pembe dudaklarımı hafif renklendirip makyajımı tamamladım. Altıma beyaz pantalon, üstüme beyaz t-shirt ve kot ceketimi giydim. Kafamdaki tokayı çıkarıp, belime kadar düşen sarıya dönük kumral saçlarımı tarayıp odamdan çıktım. Ve herzamanki gibi babam içip koltukda sızmıştı. Onu uyandırmadan evden yavaş adımlarla çıktım. Hayatımda bugün ilk defa otobüse binecektim. Umarım kaybolmam.
Otobüs önümde durdu ve bindim. Burası tam bir fizik problemi gibi. Hava boşluğu bırakmadan, bu kadar insan bir otobüse nasıl sığarız onu gözlerimle gördüm şuan. Otobüsten indim ve tabelayı gördüm. "Özel Etimed Hastanesi"
Evet hastaneye staj için gelmiştim. 3 ay tatilindeydik. Ve bu stajı yapmak zorundaydım. Yoksa mezun olamazdım. Yeni hayatımda yeni başlangıç. Umarım aynı gün Acil Tıp Teknisyenliğine "ATT" başlamam.
Hastaneden içeri girdim ve danışmanın yanına gittim.

- Staj için görüşmeye gelmiştim. Kiminle görüşebilirim?

- 3. Kat daki Mehmet Bey ile görüşebilirsiniz.

- Teşekkürler :)

Asansör ile çıkmak isterdim, fakat kapalı alan fobim vardı. Diğer adıyla klostrofobi.. Insanda bu fobinin olması çok can sıkıyordu. Mecbur merdivenle çıkmak zorunda kaldım. Kapının üstünde Mehmet Yılmaz yazısını görünce kapıya tıkladım ve içeri girdim.

- Mehmet Bey, ben Acil Tıp Teknisyeni Kumsal Öz. Staj için sizinle görüşmemi söylediler.

- Hoşgeldin Kumsal, birşey içer misin?

- Hayır, teşekkürler :)

- Lafı uzatmaya gerek yok ozaman. Yarın başlayabilirsin sabah 08:00 da burada olursan sevinirim :) Ambulansların olduğu yere geçersen sana yardımcı olurlar.

- Teşekkürler. Diyip odadan çıktım. Durağa doğru yürümeye başladım. Ve malesef yine otobüse binecektim.

Bugünlük bu kadar otobüs macerasi yeterdi. Eve geldim ve zile bastım. Kapıyı annem açtı. Annemin adı Efsun, siyah saçlı, beyaz tenli cok güzel bir hanım. Kapıyi açınca boynuna atlayıp sarıldım. Annem babamın bu durumundan dolayı çok üzülüyordu ama belli etmiyordu. Çünkü o dünyanın en güçlü kadınıydı. Yemekte ne var dedim. Tavuk, pilav, çorba dedi. En sevdiğim yemeklerden biri olduğu için yanağına öpücük kondurdum. Elimi yüzümü yıkayıp sofraya oturdum. Babam yoktu. Nerde olduğunu tahmin etmek zor değildi. Anneme sormadım, çünkü üzülüyordu. Yemeğimi yiyip odama çekildim. Sofradayken anneme yarın staja başlicağımı söylemiştim. Duşa attım kendimi. Yarın için kıvırcık olacağını düşündüğüm saçlarımı duştan çıkınca tek tek ördüm. Alarmı 07:00 ayarladım ve kafamı yastığa gömdüm. Yeni bir başlangıç için uykuya daldım.

Yayımlanan bölümlerin sonuna geldiniz.

⏰ Son güncelleme: Aug 05, 2017 ⏰

Yeni bölümlerden haberdar olmak için bu hikayeyi Kütüphanenize ekleyin!

FISILTIHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin