BÖLÜM - 5

72 9 1
                                        

Adamın söylediği şeyi umursamadan etrafıma bakındım. Belki kaçacak bir delik bulurum diye. "Bak her kimsen sana zarar vermiycem merak etme burdan da çıkmanı sağliycam korkma gerçekten sana zarar vermiycem" tam arkamı dönüp kaçacakken bu sözlerle durdum nedense bi an güvenesim geldi içim de tuhaf bi güven oluştu bu yaşlı bey amcaya hem kaçıncı ne olacak büyük ihtimalle beni yakalar veya yakalatır ve cin işkencesinden tut rus alman işkencelerinin hepsini üstümde denerdi.Yavaşça olduğum yerden kalktım direk göz göze gelmiştik.Sonra bana bakıp güldü bir kaşımı havaya kaldırıp "neye gülüyorsun" dedim sesimin sinirli çıkmasını sağlayarak bana bakıp bir şey demeden tekli koltuklardan birine oturdu koltuğa gelmem için işaret etti.Dudağımı büzerek üç kişiden fazla sığacak olan koltuğa oturdum.

"Evet ufaklık söyle bakalım nasıl girdin bu eve"

"Evet yaşlı bey amca söyle bakalım nasıl anladın bu eve girdiğimi" yaşlı bey amca bana sanki karşısın da uzaylı varmış gibi bakarken göz kırptım sonra ne yaptığını fark edince hemen kendini topladı. Gülerek bana bakıyordu "sen anlat bakalım nasıl girdiğini ben sana nasıl anladığımı anlatıcam" daha fazla uzatmak istemediğim için anlatmaya başladım.''Aslında uzun süredir evinizi izliyordum.Çünkü işte evinize girmek için neden evinize girmek istedim paraya ihtiyacım vardı yüklü bir paraya.'' deyip adama baktım gözlerini bana odaklamış bakıyordu tekrar kafamı önüme çevirdim ''sizin evden saat kaçta girip kaçta çıktığınızı ,kameraların hangi yöne kaç dikika da bir döndüğünü, korumaların kaç saatte bir değiştiğini , köpeklere kaç saat yemek veriliyor, ne kadar yemek veriyorlar, hepsini aklımda tutum.Böylelikle işim kolaylaştı siz gelmeden yarım saat önce girmeyi planladım.

Arka kapısından girecektim.Köpeklere bugün az yemek verdiler bende yurt da yapılan etli sulu yemekten kemiklerden alıp poşete koydum.İlk önce kameraları hallettim su silahının içine boya koydum. tabii köpekler beni görünce iki üç kere havladılar hemen önlerine kemikli poşeti attım kokusunu aldıkları an oraya gittiler.Korumalar uykuları vardı yavaş yavaş gelirken kapıyı açmak için yanıma aldığım tel tokalarla kapıyı açtım korumalar bahçeye geldikleri an ben evin içine girdim ve pencereden onlara baktım onlar gidene kadar bekledim onlar gidince de feneri açıp evin içine bakmaya başladım.'' deyip adama baktım sakin duruyordu.Kafasını sallayıp ''yurt dedin yurt da mı kalıyorsun'' dedi tek oraya odaklanmıştı ulan senin evine hırsız girmiş sen hırsızın nerede kaldığını soruyorsun aslın da nerede kaldığını daha mantıklı çünkü cezamı vermek için önemli demi belki de beni öldürür.Kafamı sallayıp ''neden'' neden dedim  sonra konuşmasına izin vermeden ''siz benim eve girdiğimi nasıl anladınız'' dedim oturduğu yerde kendini düzeltti ve bana bakarak ''Eve girdiğim de çamur izleri vardı.Pek umursamadım korumaların ya da temizlikçilerin yaptığını düşündüm ama mutfağa girdiğimde dolabı açtım ve erik tabağının önde olduğunu ve yerde de ayakkabı izlerini olduğunu gördüm bide su silahını masa ya koymuşsun sonra yavaşça odaya gelip etrafa baktım dışarıdan gelen ışıklarla yansımanı gördüm''

'' Peki şimdi bana ne yapacaksınız?'' ayağa kalkıp biraz dolandı. 

''Bilmem ne yapmamı istersin''dedi ukala sanki ondan korkuyordum yani belki biraz korkuyor olabilirdim. ''Sen buraya girmeye nasıl cesaret ettin hiç mi korkmadın?''

yan yan gülüp ''korksaydım şuan kaçmış olurdum çünkü arka kapıyı tam kapatmadım ve ben arka kapıya çok yakındım ama ben kaçmak yerine sizinle yüzleşmeyi tercih ettim ve şunu da söyleyeyim ki korumaların hiç iyi eğitilmemiş sen mi eğittin eğer sen eğitiysen bence daha iyi eğitmelisin.Köpekler bile daha uyanık ve daha dinçler'' deyip adama baktım arkamda durmuş bana bakıyordu yanıma gelip koltuğa oturdu. ''farkındaysan benim evim desin şuan'' dedi e ne olmuş ki onun evin deysem konuşamaz mıyım ''doğruları söylemek suç mu senin evin deyim diye konuşamaz mıyım'' bana dikkatlice baktı ve ''oğuz'' diye bağırdı sanırım adı oğuz olan çocuk geldi ve bana bakmadı bile ''küçük hanımı evine götürün'' dedi kafasını sallayıp dışarı çıktı.

Şaşkınca adama baktım gülerek elini uzattı çok güzel vakit geçirdim küçük hanım tanıştığıma memnum oldum bu arada adım Ferid'' şaka mıydı ne yapıyordu bu adam ''nasıl yani dövmek yok mu vurmak kızmak Çin işkencesi  Rus Alman ne bilim bir şey yapmayacak mısın?''gülerek ''hayır evime misafir olan birini kırarak göndermem o kadar da kötü biri değilim'' bi an adama hayran olmuştum ve istemeyerek gülerek ona baktım sonra hemen kendimi topladım ve elini sıktım çok nazik bi şekilde elimi sıktı ve ''hadi bakalım gitme zamanı''dedi '' ben kendim giderim''dedim '' eminim gidersin ama başka bir evi soymanı istemem herkes ben olmaz'' dedi gözlerimi devirip kapıya yöneldim son bir kez gözlerinin içine baktım gözlerini kırpıştırıp dişlerini göstermeden güldü. Korumasına bir şeyler söyledi oda kafasını salladı ve yine yüzüme bakmadan yanıma geldi. ''İyi geceler küçük hanım'' dedi anlamıyorum nasıl bu kadar iyi ''size de '' deyip yürümeye başladım.

 Adı oğuz olan Abi'yi izlemeye başladım.Sonra yanlış bir şey yaptığımı anladığım için önüme döndüm yurt da geldiğimiz zaman tam kapıyı açacağı sırada kolunu tuttum o zaman bile bakmadı umursamadım ''ağaçtan çıkacağım''dedim elimle ağacı gösterip kolunu elimden çekip ağacın oraya gitti ve benim çıkmamı bekledi ben çıktığım zaman aşa baktım o sıra da göz göze geldik ve gözleri yeşilin en güzel tonuydu sonra umursamadan arkasını dönüp gitti. Bende yatağıma yatıp rahat bir uykuya koyuldum.

Sabah uyandığım da saat 6:50' di. Sinirli sinirli lavaboya gidip elimi yüzümü yıkadım.Odaya geldim ve tekrar yatacağım sırada peline yazdığım kağıt aklıma geldi ve hemen kağıdı alıp yırttım ve çöpe attım. Saat yedi de herkes uyandı ve okula gitmek için tek tek hazırlandılar peline günaydın deyip aşa indim kahvaltı için tam müdürün odasının oradan geçerken kapısı açıldı ve beni görünce güldü kafasına saksı falan mı düştü bunun diye düşünürken aşa inmek için hamle yaptım '' Misline kızım nereye'' dedi gözlerimi kocaman açıp kesin bir şey oldu buna diye düşündüm '' aşa yemek yemeye'' dedim '' yok canım gel bakalım senle bir konuşalım gel gel'' deyip itelemeye başladı '' ne yapıyorsun ya bıraksana'' deyip ittim ''Mislinacım bir aile seni almaya geldi'' dedi.  ''Ne''  kafasını sallayıp gülerek odaya girdi. Kimdi bu aile ?

MERHABA ARKADAŞLAR RESİM KOYAMADIM KUSURA BAKMAYIN ÇÜNKÜ SIĞMADI AMA KOYUCAM YEPYENİ BÖLÜMLE KARŞINIZDAYIM UMARIM BEĞENİRSİNİZ YORUM ATMAYI UNUTMAYIN 

Yayımlanan bölümlerin sonuna geldiniz.

⏰ Son güncelleme: Aug 29, 2017 ⏰

Yeni bölümlerden haberdar olmak için bu hikayeyi Kütüphanenize ekleyin!

SADİSTİMHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin