Yeni okula geçmiştim heyecanlıydım heyecanın yanında korkuda vardı tabi. Yeni hayata başlamıştım yeni arkadaşlarım, yeni öğretmenlerim olacaktı. Kısacası herşeyin yenisiyle karşı karşıyaydım. Herşeyi düşünmüştümde o okulda aşık olacağım hiç aklıma gelmezdi. İlk başta gittiğim şubeyu çok sevmiştim D şubesiydi. Orada yeni arkadaşlarım vardı beni aralarına almışlardı ben bu sınıf ölenede dek kalabilirdim aslında. Hepsi melek gibi kanatlarını açmıştı ben o kanatların altına sığınmıştım. Sonra adım C şubesindeymiş bende mecbur oraya geçtim ama hiç istemiyodum. Müdürle konuştum bir gün orada duracağımı ve ertesi gün eski sınıfıma geçebileceğimi söyledi. Sınıfa girmiştim ilk günkü korkumu tekrar yaşıyordum. Ders din dersiymiş öğretmen beni onun yani mavi kalplimin sırasına oturtmuştu onuda sıradan kaldırmıştı. O başta kalkmak istemesede kalktı. Tenefüs zili çaldı zaten bu sınıf çok sıkıcıydı. Tenefüse cıkmıştık içeriye geldiğimde başka bi sırayı benim önüme koymuş pis pis sırıtıyordu. Ama hiç aldırış etmedim. Sonra ders matematikti hica tahtayı deftere geçirmemizi istemişti bizde dediğini yapıyoduk. Hep arkasına dönüyodu göz göze gelmiştik gülmüştü ve gözleri parlıyodu. Bir güneş düşünün çok uzakta olmasina rağmen her yeri ısıtır aynı şekilde aydınlatır. İnsanında dünyası kalbidir kalbi dursa ölür mesela yada kalbimizden hasta olsak diğer hastalıklara göre daha tedirgin oluruz en önemlisi ise insan sevdiğini kalbine hapseder. Onun o gülüşü benim hem kalbimi ısıttı hemde kalbimi aydınlattı...
