Sonra eve gittim ve mesaj atmış heyecanlanmamıştım yada mutlu olmamıştım ama herkesden önce onun mesajına cevap veriyodum nedenini bilmiyodum ama onunla konuşmak beni iyi ediyordu. Gel zaman git zaman beni sevdiğini söylemişti bana o an hatta o kelimeyi söylediği saniye ondan nefret etmiştim. Yazmasını istemiyodum okulda görmek istemiyodum hatta onunla aynı okulda olmak bile beni rahatsız ediyordu. Neden böyle bi karara varmıştım bilmiyodum ama istemiyodum işte. Demiştim ya sevilmekten ve sevmekten korkuyodum. Ben onunla arkadas kalmak istiyoken onun beni sevmesiyle yapamazdım. Direk tersledim bu sizin için acımasız olmuşum gibi gelsede ümitlendirerek onu daha çok üzerdim. Sürekli bana yazma dedim ona, okulda onu gördüğümde hep yolumu değiştirdim gözlerine hiç bakmadım zaten. Eğer baksaydım aşık olurum diye korkuyodum. Korkumu yenmem gerekiyodu evet ama ben bu kadar cesur bi kız değilim. Aslında belki deneseydik herşey güzel olcaktı belki hiç ayrılmazdik bile ama istemedim. Hani ilk asklar unutulmaz derler ya ben hayatımdakı kişinin öyle birisi oldun ki unutmaya ihtiyacım kalmasın hiç ayrılmayalım istiyom. İlk ve son olsun. Onun böyle birisi olacağını hiç sanmıyorum. Hatta belki bitmişti benim için. Kalbimde ne kadar yer kapliyodu bilmiyorum ama kalbimdeydi. Ama bi o kadarda nefret ettiğim kişi...
Üzerinden aylar geçti noluyordu bana anlamıyorum ama çok değişik şeyler oluyordu. Artık hep onu görmek istiyodum belkide yavaş yavaş sevmeye başlıyordum. Bunu hiç istemesemde yapıyordum elde değil sonuçta. Hani derler ya bazen sevdigin kisiyi kalbinle seversin kalbin seçer onu ama öyle değil işte sevdiğin kişiyi beynin seçer kalbinde onu sever. İkiside bir kişiyi sevme konusunda başrolde oynarlar. Kalp ve beyin arasında o kadar fark olmasına rağmen kalp olmazsa beyninin olmasının bi anlamı yok aynı şekilde sevdiğin kisi olmayınca senin olmanın bi anlamı yok...
