Kerem’in ağzından ;
Partinin üstünden bir hafta geçti ve ben o defterin kime ait olduğunu daha bulamadım ama kararlıydım.O kızı bulacaktım.Bunun için ilk önce şu yataktan kalkmalı ve kahvaltı yapıp Araf ile buluşmam lazım.
Araf defteri ilk gördüğünde ‘’Vay be kıza bak demek bu kadar çok seviyormuş seni.Neredeyse her gün ne giydiğini ne yaptığını yazmış ulan.’’demişti.Açıkçası kızın ilgisi hoştu ama Araf’a eğlence çıkmıştı.
Yataktan istemeyerek kalktım ve kısa bir kahvaltıdan sonra Araf’a her zamanki kafeye gelmesini söyledim.
Melis’in ağzından ;
Elif uyanmamakta ısrarcıydı.Evlerinin zilini bir kez daha çaldım ama kimse açmadı.En sonunda dayanamadım ve bütün mahalleye rezil olmak uğruna camlarının altında ‘’Elif !’’diye bağırmaya başladım.Bugün işimizdeki ilk günümüzdü ve ben fazlasıyla heyecanlıydım.Elif camdan bıkkın bir şekilde ‘’Bir bekleyemedin ! Tamam geliyoruz be.’’dedi ve camı kapattı.İnanın Elif’i beklerken geçen beş dakikalık süre benim için tam beş saatti.Elif kapıyı açıp yanıma geldiğinde şapkasını düzeltti ve ‘’Hadi gidelim.’’dedi.Gözlerimi devirdim ve durağa ilerlemeye başladık.
İçinde olduğumuz otobüs o kadar kalabalıktı ki nefes almak için kafamı camdan köpekler gibi çıkartmıştım.Şoför ısrarla yolcu almaya devam ediyordu.Elif son binen yolcularla birlikte bana dayadığında ona döndüm. ‘’Ne o en iyi arkadaşlıktan otobüs sapıklığı mevkisine mi yükseldin ?’’
Elif gülmeye başladı.O güldükçe sinirlerim zıplıyordu ama ben de güldüm çünkü hem sinir bozucu hem de komikti.Şoför bir sonraki duraktan yine yolcu aldığında ‘’Eh yeter be !’’dedim ve Elif’i bileğinden yakaladığım gibi insanları ittirerek kapıya ilerledim.Otobüs hem yavaş hem kalabalıktı.Koşsak daha çabuk ilerlerdik.
Otobüsten indiğimizde tek bir şeyi unutmuştum.Biz Elif ile koştuğumuzda normal insanlar gibi koşamıyorduk.Bu tuhaf bir şey oluyordu.Oldukça tuhaf.Yine de aldırmayarak koşmaya başladık.Yürüyen insanlara çarpıyorduk ve küfür yiyorduk.Kafenin girişine geldiğimizde Kerem’in kırmızı arabası oradaydı.Elif endişe ile yüzüme baktı.’’Neden bu çocukla her yerde karşılaşmak zorundayım ?’’
Elif’in ağzından ;
Kerem’in arabası…Çalışacağımız kafe…Yine mi karşıma çıkacaktı ? Okulda sürekli görmek yetmiyormuş gibi bir de kafede de mi görecektim ? Burada çalıştığımızı öğrenince kesinlikle bizi okulda rezil edecekti ama bu Melis ile benim umurumda olmazdı.Melis’in beni kolumdan tutup yürütmesiyle kafeye girdik ve oradaydı.Yanında da her zamanki gibi Araf vardı.
Patron yanımıza gelip ‘’Hadi kızlar önlüklerinizi giyin ve işe başlayın.Haa bir de Elif , şu masadan git ve siparişleri al hemen !’’dedi.
Gösterdiği masa Keremlerin masasıydı..Bu kadar şanssız olmak zorunda mıydım ?
Önlüğümü giydim ve sipariş kağıdını alıp Keremlerin masasına doğru yürümeye başladım.
‘’Hoşgeldiniz , ne alırdınız ?’’dememle birlikte masada Saçaklı’yı gördüm.
Beynimde düşünceler dolanıyordu.Ya içini açıp okuduysa ? Kesin dalga geçmiştir.İyi de bu defteri neden yanında taşıyor ki bu ?
Ben kafamda bir sürü şeyler kurarken Kerem’de yüzüme bakıp yüksek sesle ‘’Kahve istiyorum.’’dedi.Araf biraz düşündükten sonra ‘’Bana da iyi olur.’’dediğinde gözlerimi Saçaklı’dan kurtarık kağıda kahveyi yazdım ve hemen Melis’in yanına gittim.
Melis kahve makinesi ile uğraşıyordu.
‘’Ne oldu sana böyle bembeyaz olmuşsun ?’’diye sorduğunda konuşamadım.Konuşabilseydim Saçaklı’nın , Kerem’de olduğunu söyleyecektim ama dilimi yutmuştum resmen.Bir süre sonra kendime geldiğimde ‘’Saçaklı Kerem’de..’’dedim ve Melis bir çığlık kopardı.
‘’Nasıl ya ? Nereden biliyorsun onda olduğunu !’’
Sıkıntıdan ellerimle oynuyordum.Boğuk bir şekilde ‘’Masanın üstünde gördüm defteri , yanında taşıyor.Kesin anladı benim olduğumu ve benimle dalga geçecek.’’dedim.Melis gergin şekilde elime kahvelerin olduğu tepsiyi uzattı.Onunda rengi gitmişti.
Kahveleri götürmek için masalarına doğru yürüdüm.Masaya geldiğimde konuşmalarını mecburen dinlemek zorunda kalmıştım.Kerem ‘’O kız her kimse onu bulacağım Araf.’’dedi ve ben de tüm devreler yandı.Masaya kahveleri koyarken Kerem’in kahvesini üstüne devirdim.
Olan olmuştu ve Kerem acı içerisinde ayağa fırladı.Gerginlikten ölmek üzereydim.Araf ‘’Ne dikkatsiz bir şeysin sen !’’diyerek üzerime yürüdüğünde herkes bize bakmaya başlamıştı bile.Melis ve patron mutfaktan çıktılar ve yanımıza ilerlediler.işte şimdi kesin kovulacaktım.Patron ‘’İyi misiniz ?’’diye sorduğunda Kerem tişörtünü tutuyordu.Neyse ki kahvenin çoğu tişörtüne denk gelmişti.Bana sinirli bir şekilde baktı.’’İyiyim , önemli bir şey değil.’’dediğinde derin bir nefes aldım.Kovulmayacaktım.Tek sorun şuan Araf’tı.O kadar sinirli gözüküyordu ki her an beni dövebilirdi.Melis ‘’Kahvenizi yenileyelim ?’’diye sorduğunda Araf sinsi bir şekilde ‘’Ne için ? Yeniden dökmesi için mi ?’’dedi.Yanımızda patron vardı ve bilerek böyle yapıyordu.Kovulmam için.
Melis’in bir şey dememesi için bileğini tuttum ve geri çekildim.Kerem ‘’Önemli değil cidden zaten muhtemelen sadece kızarır ve geçer.’’dedi.Patron yanımızdan ayrıldığında Kerem ve Araf kalkmak için hazırlanıyorlardı.Kerem , Saçak’lıyı eline aldı.Saçaklı’dan gözlerimi ayıramıyordum ama ona bir teşekkür borçluydum.
‘’Özür dilerim tekrardan ve teşekkür ederim , kovulabilirdim.’’dedim.Gözlerini gözlerime dikti . ‘’Bu olayı böyle kolay atlatamayacağını biliyorsun değil mi ?’’diye sordu.Anlamamıştım.’’Bunun acısını senden çıkartacağım.’’dediğinde ağzımı kapalı tutmak için çabalıyordum…

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Saçaklı
Teen FictionBir defter , monoton giden tüm hayatımızı değiştirebilirdi. Hayır öyle kötü sayılabilecek kızlardan değildik ve okulun kötü çocukları bize aşık falanda değildi. Aslına bakarsanız takıntılı insanların teki bile sayılabiliriz.Belayı biz bulmuyoruz.Bel...