Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Part 1
Konu:Nefes'in ailesi küçükken vefat etti. onu pek sevmeyen halası İstanbul'dan Trabzon'a okumaya gönderir. Üniversite'nin ikinci yılında aynı bölümde okuyan Tahir'le araları kötü olur. Klasik nefretle başlayan aşk gibi düşünün...
Genç kız evin anahtarını kapı deliğine sokup açmıştı. İçerisi karanlık olduğu için lambayı yakmış ve kapıyı kapatmıştı. Elindeki bavulunu bir kenara bırakıp cebinden telefonunu çıkarmıştı. Halasının numarasını tuşlayıp telefonu kulağına götürmüştü. Bir kaç çalıştan sonra telefon açılmıştı.
N:Aloo Şefika Halacım ben eve girdim. Ş:Tamam Nefes. N:Şey üniversite- Ş:Enişten kaydını ayarladı demiştim ya. N:Tamam hala kızma. Ş:Her ay paranı yollarız merak etme. Bankadan çekersin. N:Tekrar teşekkür ederim hala.
Telefonu kapatıp iki odalı evin içerisine bakmaya karar vermişti bir yerde yatak odası vardı diğer odada mutfak ile oturma odası birleşikti. Bu küçük evi tutan halasına minnetardı her ne kadar çok sevmese bile Nefes'i asla ezmezdi.
Bavulunu alıp yatak odasına geçmiş ve kıyafetleri ahşap dolabın içerisine yerleştirmişti. Karnı acıktığı için mutfağa gidip dolabın içlerini açtığında içinin boş olduğunu farketti. Yarın alışverişe çıkmak şarttı. Üzerini değiştirip erkenden yatmaya karar vermişti.
Sabah kalktığında saatin sekize geldiğini farketti. Kahvaltı edemeyeceği için elini yüzünü yıkayıp dişlerini fırçalamıştı. Dolabın kapağını açıp içerisinden kot pantolon, üzerine beyaz bir sıfır kol ve oduncu gömleğini çıkarmıştı. Üzerini giyindikten sonra basit bir topuz yapıp aynadan kendisine baktı. Fazla makyajdan kaçınarak dudaklarına parlatıcı, kirpiklerine rimel sürdü. Sırt çantasını sırtına takıp kapıya doğru yöneldi. Beyaz spor ayakkabılarını giyip evden çıkmıştı.
Konum ile üniversitenin yolunu bulmuştu. Gözleriyle karşındaki okula bakmıştı. İçindeki heyecan kaplamıştı. Her öğrenci gibi geniş okulun bahçesine girmişti. Etrafaki yeşil çimenlerin üzerinde oturan insanlar, köşede gitar çalan çocuk, süslü püslü kızlar, dersleri olmadığı için geri dönen kişiler... O kadar kalabalıktı ki en kötüsünü herkese yabancı olmasıydı.
Okulun içerisine girdiğinde orada çalışan biri sayesinde sınıfını bulmuştu. İçeriye girdiğinde öğrenciler ona garip bir şekilde bakmıştı. İçerideki insanlara göre fazla sade giyinmişti. Bulduğu herhangi bir yere oturup beklemeye başlamıştı.
İçeriye uzun boylu, yakışıklı ve bir o kadar da çapkın olan Tahir girmişti. Kızlarla flört ederdi ama asla onlara kapılmaz, aşık olmazdı. Asla ama asla herhangi bir kızın onu öpmesine izin vermezdi..
Etrafa bakındığında her zaman ki yerine oturan yeni gelen kızı farketmişti kaşlarını çatıp yerine doğru ilerledi.