''Sen ona ne vaad edebilirsin ki?''diye bağıran sesi geliyordu Ariana'nın babasının.Sessizce ne konuştuklarını duymak için kapıyı yavaşça kapatarak olduğu yerde bekledi Ariana.''Sen bunca yıl ona ne verdin?Hiç bir şeyi bilmeden annesini bile tanıyamamış ve bunun üzüntüsünü yıkımını içinde yaşamış bir kız yetiştirmek dışında? Ona her istediğini alarak ya da ona sadece söylemekten acı çekmediğin şeyleri anlatarak ona yalanlardan başka ne verdin Tom?''diye yanıt verdi dayısı sinirli bir şekilde.''teknoloji sence hala 17 yıl önceki halindemi duracaktı Ariana hiç mi büyümeyecekti ?Hiç mi gidip ölüm kayıtlarını incelemeyecekti?''diye devam etti bu söz savaşını kazanma umuduyla.Ama Tom geri kalacak değildi.''Bak herşeyi İnglor halletti tamam mı?Yoksa sen nasıl bizim izimizi bulacaktın?Keşke o lanet kadının ellerine bırakmasaydınız?Keşke bende o zaman çaresiz hissetmeseydimde kendi yöntemlerimle halletseydim.O zaman sen bile bulamazdın bizi.''diye çıkıştı Sirius'a.''Sibylla...o söyledi.İşimi sizin saçma teknolojinize bırakmam sabır sınırımı aşmıştı tamam mı?''diye haykırdı Sirius.Tom hem korkmuş hem tekrar kızmış gibi görünüyordu.''Sen tam bir aptalsın tek hakkını bunu öğrenmek için mi harcadın?''diye sordu?''Sirius ise düşünceliydi...''tüm dünyayı gezip heryerde sizi ararken yeni soyadınızı bilmeden bunu nasıl yapmamı beklerdin?Amerikan başkanına telekinezi mi uygulayacaktım, bak işler bizim tarafta çok değişti tamam mı?Artık biz yönetemiyoruz.Artık kendi canımız dışında kullanamıyoruz.''
Pat....Ariana Sirius dayısının söylediklerine odaklanırken kolundaki çantasının ağırlığını unutmuş ve çanta bir anda kolundan düşüp yere çarpmıştı.O sırada tüm sesler kesildi babası koşarak salondan girişe geldi Arianaya sarılarak ''lütfen kızım dayınla halletmemiz gereken bir konu var sen bir süreliğine odana geçer misin ''diye sordu gözleri dolu bir şekilde.Ariana ne olduğunu anlayamasada şu hayattaki tek dayanağı olan babasını geri çeviremedi hiç bir şey anlamadan ve hiç bir karşılık vermeden şaşkın gözlerle merdivenlere ilerledi yukarı çıkarken arkasını dönüp salon kapısında bekleyen dayısının endişeli bakışları ile karşılaştı.Gerçekten ne olduğunu bir anlasa kendinden neyin saklandığını anlasa bir müdahalede bulunacaktı ama şuan birşey yapamıyordu.Tam odasının kapısını kapatırken babasının tekrardan Sirius dayısına kükrer bir şekilde konuştuğunu duydu.''Sen onun geldiğini hissedebiliyordun ama bunca yıldır söylemediğim şeyi sana kızıp söylerken duymasını sağlamaya çalıştın''.''Tom...neden diretiyorsun o bunu zaten yapmak zorunda çünkü onu olduğu kişiden farklı biri istesende yapamazsın..diye ısrarcı bir şekilde cevap verirken duydu.Duyduğu son şey de buydu babası ona bakmak için yukarı çıkarda onu orda laf dinlerken duyup kızar diye çekinmişti.Düşündü aslında yaptığı onca şeye rağmen ona babası pek kızmazdı.Hatta kaçırdığı onca bakıcıya rağmen babası onun yaptıklarına hep gülümserdi.Çünkü onun yaramazlık yaptığında mutlu olduğunu ve gülümsediğini ,gülümsediğinde ise annesine benzediğini sölerdi.Ariana bolluk içinde büyümüştü bakıcılar ona bakamayacaklarını söyleyip çekip gittiklerinde Ariananın son bakıcısı onu o 5 yaşındayken terk etmişti.Ve babası işi bırakıp onunla ilgilenebileceğini ve bundan dolayı kendini suçlu hissetmemesini çünkü onların yeteri kadar parası olduğunu söylemişti.Ve öylede oldu Ariana hemen hemen her istediğini alırdı.Çoğu şey herkesten önce onda olurdu.Bu yüzden kçüklükten beri çok az arkadaşı vardı.Çoğu çocuk onu kıskanıp onun yanında olmamayı tercih ediyordu ,bazıları ise ne kadar zengin olsalarda Ariananın babası kadar anlayışlı olmadıkları için onun elde ettiği mutluluğu elde edemiyordu.Ariana hiç bir annenin eksikliğini hissetmedi.Oysaki babasının pek çok bayan arkadaşı vardı.Sık sık Ariana ile iş yemeklerine çıkarlardı ve o babasına cilve yapan orta yaşlı kadınları sezebiliyordu.Yatağına otururken dayısının söylediklerini düşündü.Babası nasıl olurda ona yalan dolu bir dünya sunabilirdi?Annesi gerçekten tanıdığından farklı birimiydi ki?Babası gerçekten ondan ne saklamıştı?Tam o sırada çarpan dış kapı sesini duyunca dayısının evden çıktığını anladı ve onu durdurmak için arkasından koştu kapıya geldiğinde ise dayısı çoktan siyah mustangine binmiş u dönüşü yapıyordu birkaç saniyeliğine Ariana'ya baktı ve ''geri döneceğim ''diyerek fısıldadı.Gerçi sesi duyulmamıştı ama Ariana onun dudaklarını okuyabilmişti.''Hadi bebeğim içeri geç biraz konuşmamız gerek ''diyerek elini Ariana'nın omzuna koyan babası gülümseyerek ona baktı.Mutsuz bir şekilde kapıyı kapatıp''baba gerçekten gitmek zorunda mıydı?''diye sordu.Salona geldiklerinde babası herzamanki koltuğuna oturup Ariana sana söyleyeceklerim biraz zor gelebilir ve kalbini kırabilir ama ''Sirius dayın nasıl desem...Gelişi sencede biraz zamansız değil mi?neden bunca yıldır burada yoktu neden seni aramadı?bunları biraz düşünüp yorumlar mısın?''diyerek baktı sakince Arianayı inceledi tepkilerini ölçercesine..'Ariana bir süre sustu aklında oturtamadığı bazı şeyler vardı..Mesela''Dayım soyadımızı değiştirdiğimizi söyledi?neden soyadımızı değiştirdikki''diye sordu babasının sorusuna kaçamak bir şekilde cevap vererek.Babası yere baktı düşünceli bir şekilde.''Ariana canım bilmediğin bazı şeyler var annenle evlendikten sonra ailem beni evlatlıktan reddetti daha doğrusu onlar karşı çıkınca ben babama dava açıp yeni bir soyad kazandım.Bundan dolayı dayın yeni soyadımı bilmiyordu zaten annenle evlendikten sonra dayın yanımıza çok kısa sürelerle geldi.O gerçekten gezmeyi çok seven bir insan senin doğum haberini alınca geldi ve ondan sonrada annenin cenazesi için gelmişti o olaydan sonra''dedi başını emin bi şekilde kaldırıp Ariananın gözlerine baktı.Bu cevabın üzerine Ariana belki sorusuna iyi bir cevap bulmuştu ama babasının gerçektende bazı şeyleri ona anlatmadığınıda farketti.Bu şansını zorlaması için iyi bir fırsattı''Peki dayım neyi kasttetti baba ,annem hakkında?''Bu soru üzerine babasının canı biraz sıkılmış gibiydi''ah canım bu zamana kadar psikolojin bozulmasın ya da hayata bakış açın değişmesin diye senden gizlediğim bir sır var evet.Artık bunu anlayabilecek yaştasın.Bak tatlım annen trafik kazasında öldü bu doğru ama annen bu devlet için çok önemli bir insandı.O bir bakandı ve ona bir suikast düzenlendi canım annen bu şekilde öldü''Şaşıran Ariana çığlık atmamak için eliyle ağzını kapadı.sonra gözleri dolu bir şekilde''o gurulu bir şekilde öldü demek,kıytırık bir trafik kazası onun kaderi olamazdı zaten buna hiç inanmadım,kabullenmedim...O Lady Diana gibi öldü demek.''diyerek hıçkırıklarla ağlamaya başladı.''babası oturduğu yerde kızının verdiği acayip tepkiye şaşkınlıkla bakıyordu.Ona gerçeği söyleme cesareti yoktu ,niyetide yoktu...

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Kılıçların Büyüsü
FantasyAren japonca kılıç demektir...Samurayların iki kılıcı olurmuş ve kalkan kullanmazlarmış..Çünkü ihtiyaç duymazlar,bence bazıları hata yaptığında bundan dolayı kaybediyor.Bizim hikayemizde de bir kılıç var ama onun diğerlerinden farkı bir kalkanı olma...