"Tamam anne,geçti.Şuan buradayım,senin yanındayım." Ağzıma attığım parçayı rahatça çiğnerken,bir yandan da annemi teselli etmeye çalışıyordum.Bu öğleden sonra,hayli acayip geçmişti doğrusu.Yüzünü göremediğim bir adam tarafından kaçırılmaya çalışılmıştım.Tamam,bunu çok fazla garipsemiyordum.Çünkü; babamın mesleği dolayısıyla bu riskleri taşımaya alışmıştım.Babam bir avukattı,avukattı diyorum çünkü eskiden öyleydi.Şuanki mesleğini bilemiyorum,sanırım artık bırakmış olabilir ve ya intihar etmiş,ve ya evlenip yeni çocukları olmuş olabilir.Aslında babam umrumda değil,babamın mesleğinin getirdiği riskler de önemli değil,kendi hayatım da umrumda değil.Tek sorun ona çok sinirli olmamdı.Anneannem vefat ettiğinde ruhsal bir çöküş yaşamıştık ve anneannemi annemden daha yakın gördüğümden bu benim içine ölüme en yakın olaylardan biri olmuştu.Bir hafta boyunca odamdan çıkmayıp,ağlamıştım.Geri dönmesini beklemiştim,binlerce kez dua etmiştim.Hatta kurabiyelerimi anneannemin mezarına gömüp,onun da benimle yediğine inanırdım.Babam,ondan nefret ederdi.Aile sırlarını paylaşmayı sevmezdi anneannem.Babam üstelerdi ve her defasında kavga ederlerdi.Anneannem öldükten sonra,babamın annemle neden evlendiğinin en büyük nedenini anlamış olduk.
"Soyumuz,en güçlü cadıların soyundan gelmeydi."
"Şimdi de Bay Blank size fırtınanın kasabaya vediği zararların sayısal verilerini söyleyecek."
Bir haftadır süren bu fırtına herkesin canını sıkarken benim daha çok hoşuma gidiyordu.Yağmurlu ve soğuk havaları seviyordum.Yalnız kalmayı ve diğer sessizlikle olan her şeyi seviyordum.
Dolabı açıp iki gün önceden kalmış ve yumuşamaya başlamış olan kurabiyelere uzandım,ayağımla iterek kapattım.Televizyonun karşısına geçtim,sesi biraz daha açıp televizyona kulak verdim.
"Bir hafta önce,Salı günü saat gece üçbuçuk sularında,7.caddede bir cesetle karşılaşıldı.Bu olayın ilginç yönü ise Bayan Space; cesedin üstünde hiç bir kana rastlanmadı ve bir diğer şaşırtıcı bilgi ise otopsi raporunda da ölüye ait hiç bir kanıt bulunmadı.Ölünün nasıl öldüğü hala çözülemedi."
Huysuzlanmıştım,nasıl olabilirdi ki.Mystic Falls'da daha önce pek çok sırrı çözülemeyen yabani hayvan ısırılma vakaları olmuştu,bu cesedin de onlardan bir tanesi olmasını tahmin etmiştim.Birden telefon çalmaya başlayınca irktim,üstünde sadece kırıntıların kaldığı kurabiye tabağını orta sehpanın üstüne bırakıp telefona doğru ilerledim.Dokunmatik tuşa yavaşca basıp açtım.
"Alo?"
"Evden sakın ama sakın çıkma Katherine,sakın!"
"B-büyükanne?"
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Dark Princess
FantasyO bana mı bakıyor? Kasanın arkasındaki çocuk, siyah saçlı hani.Kayboldu.Delirdim sanırım.Şu kadın da mı bana bakıyor ne? Şu adam da.Neden yerdeyim? Neden şu siyah saçlı çocuk bana endişeyle bakıyor?Neden bu deli kadın alnımı ovuyor? Neden başım çatl...
