1. BÖLÜM 🎶

47 9 6
                                    

           Her zamanki gibi yine üzüldüğüm gibi çatıya çıktım ve her zaman yanımda olan şarkılarımla baş başa kaldım.
En çok yapmaktan hoşlandığım izlendiğini bilmeyen insanları izlemek ve bazen cidden çok komik oluyorlar bu alışkanlığım önceden beri var aslında şöyle bir olayımı anlatıyım küçükken biraz yaramaz olup önüme gelen insanlara pişt deyip saklanırmışım annem derdi.

Ben kendi alemime dalmisken dikkati mi bir çocuk çekti siyahlar içinde giyinmiş ve havalı bir yürüyüşü vardı onu biraz inceledikten sonra karşıya geçti ve hüseyin amcanın bakkalından içeri girdi.
Belki ben abartıyorum ama sanki çocukta bir şey var her neyse  sonra bakkaldan çıktı ve bir şey almadan  bana döndü ama bana baktığını düşünmüyorum zaten çatıdayım beni görmesi için 3D gözlük falan  gerekir herhalde.

Sonra ordaki çocukla konuşmaya başladılar bir süre daha konuştuktan sonra  arkası kasa olan lüks bir araba geçti ve arkasından 2,3 tane kağıtlar uçuşmaya başladı. Garibime giden kağıtların uçuşması değil o kağıtları alması ne bir dakika gerçekten o kağıtları aldı ve bana döndü sakinim evet gerçekten sakinim çünkü beni görmesi imkansız diye düşünürken asker selamı verdi ve en sonunda arka sokaklara giderek gözden kayboldu.

Ben onu düşünürken bir yandan etrafta kimse var mı diye baktım sonuçta başka kişilere selam vermiş olabilir ama maalesef etrafında kimse yok  inanmıyorum o zaman cidden bana mı selam verdi o zaman ben ne alaka ve niye o kağıtları aldı umarım başıma bela almam sonuçta ben annemin dırdırlarından kurtulmak için çatıya çıkmıştım ve o çocuğu hiç görmediğime eminim aman kafamı yormıyıcam ve zaten müziği bir miktar fazla dinleyince insan sıkılıyor ve bende aşağıya inmeye başladım ama aklım hala az önce yaşadığım olayda  tam zile basıyordum ki kapıyı salak kardeşim asya açtı

"ne oldu ablacım annemin dedikleri zoruna mı gitti"dedi

ya sabır cidden bu kızı bazen sabretmek çok zor

"evet Asya zoruma gitti ne yapican çekil kenara" deyip ittim

tabi arkamdan sahte timsah gözyaşlarını dokmese olmuyor aslında biraz açıkmıştım dolapta yeşil fasulye ve pilav vardı onu ısıttım ve yedim bulaşıkları da yıkandıktan sonra odaya gidiyordum ki

"ne bu suratın bana surat mı asıcaksın  ben senin annenim iyiliğini düşündüğüm için böyle davranıyorum bana kalırsa babana git onun yanında orospu olup çıkarsın artık" dedi ve gitti

gerçekten bu kadını anlamıyorum her zaman beni ağlatmasının yolunu biliyor ya ne diyim odama geçtikten sonra bir süre Instagram da gezinirken istek geldi Barış Sarp diye biri tanımadığım birinden profile girdim  bizim okuldan bir kaç kişi ve baba tarafından kuzenim takip ediyormuş GT yaptım ve hemen kabul etti bir kaç dakika sonra mesaj geldi

Kimden: Barış Sarp
      -Seni gördüm ve benden kaçamazsın küçük ortak

Küçük OrtakHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin