Sabah gözlerimi alarmın sesiyle uyandım bir saat erken kurmuştum kahvaltımı yapıp hazırlandıktan sonra çıkacaktım ama uykum tatlı geldiği için okul kıyafetimi giyip öyle yattim.
1 saat sonra:Alarm tekrardan çalmaya başladı ama sanki biraz daha farklı bir ses gibi. Bir dakika bu benim zil sesim ve hemen saate baktım Allah kahretmesin servise geç kaldım hemen telefonu açtım
" hemen geliyorum Ayça 2 dakikaya aşağıdayım"
-"kızım hep aynısını diyorsun hadi gel aşağıda bekliyoruz"
"Tamam tamam geliyorum " deyip kapattım
zaten üstüm giyinik olduğu için saçımı elimle tarayarak düzeklemeye çalıştım tabi bu yağlı saçı ne kadar düzekleyebilirsem her gün yıkasam bile her zaman yağlanıyor hafif bir rimel sürdükten sonra Ayça bi daha aradı meşgüle atıp dudağıma hafif bir parlatıcı sürdükten sonra çantamı aldım ve çıktım.
Şu spor ayakkabıların bağcık bağlaması kadar sinir bozucu bir şey yok herhalde her zaman açılıyor bağcığımı tekrardan bağladıktan sonra ikişer üçer inerek tabi arada düşme tehlikesi atlatarak aşağıya indim.
Hafif yağmur yağıyor ve ben aceleden şemsiye almayı unuttum neyse ki servisle gidiyorum o kadar da önemli bir şey değil. Bekir abiden özür dileyerek bizim ortama yani en arka koltuklara geçtim. Tabi arada bana kötü kötü bakan kişileri saymazsak
"Off elçin bir kere de tam zamanında aşağıda ol be kızım"
"Ne yapiyim Ayça tamam bir daha zamanın da kalkıcam zaten siz onu bunu bırakın da size bir şey diyicem aslında burda demesem daha iyi inince kantine gidelim bir şey de yemedim hem yerim hem de size anlatacaklarım var size anlatırım olur mu" dedim.
Onlara dünkü yaşadığım olayı anlatmayı düşünüyorum.
Ayça ve Bekü aynı anda olur dediler. Ayça benim 1. sınıftan beri arkadaşım eskiden de samimiydik ama bir türlü birlikte olamadık ama 2 senedir birlikte okuyoruz ve en yakın arkadaşlarımdan biri.
Bekü ise onunla da eski den aynı okuldaydık ama bir kere bile konuşmuşluğumuz yoktu onla da iki senedir kardeş gibiyiz. Ben bunları düşünürken geldiğimizi bile fark etmedim.
Çantamızı alıp kantine doğru gidiyorduk ki bir anda durdum ve gözlerime inanamadım tabi ben durunca bizim kızlarda durdu ve ne oldu dediler. "Kızlar size anlatacağım olay tam da karşınızda duruyor" dedim.
Gerçekten tam karşımdaydı beni gördü ben hiç bozuntuya vermeden yürümeye devam ederken o bana baktı ve tekrardan arkadaşlarıyla konuşmaya başladı arasından biri çatıda gördüğüm kişiydi. Kızlarla içeriye girdikten sonra simit kalmadığı için açma ve meyve suyu alarak masaya geçtik
Bekü " Elçin ne oldu insanı çatlatma da adam akıllı anlat işte"
dedi ve ben baştan her şeyi anlatmaya başladım ikisi de beni can kulağı ile dinlerken
Ayça " tamam sakin ol kuzu sonuçta sadece senin şüphelendiğin bir durum var ortada yani korkulacak bir şey yok o mesajı da belki başka bir şey için demiştir olamaz mı " dedi.
Bende bilemiyorum diyerek konuyu kapattım ikisi de üzerime gelmediler. Belki de Ayçanın dediği gibidir ben abartıyorum diye düşündüm.
Zil çaldıktan sonra sıraya geçtik ben ara da bir göz gezdiriyorum belki görürüm diye ama ortalıkta görünmüyor zaten görünse bile konuşacağımı düşünmüyorum benim utangaç bir yapım olduğu için muhabbet ettiğim kişi sayısı bile bellidir.
Herkes arkaya geçmek istediği için ben ses çıkarmadım belki ben de istiyorum ama kargaşa çıksın istemem o yüzden öne ben geçtim istiklal marşının okunmasını beklerken müdür geldi belli ki konuşma yapacak kesin bizden para ister diye düşürken
" meraba çocuklar öncelikle size şunu demek isterim biliyorsunuz ki bizim kütüphanemiz kitap konusunda oldukça zengin bu yüzden biz de bu kütüphaneyi kütüphanesi olmayan ya da kitap sayısı az olan okullarla ortaklaşa kullanmak istiyoruz bu konuyu daha ayrıntılı sınıf öğretmeniniz sizinle paylaşacaktır. İyi dersler"
dedikten sonra okula girdi aslında güzel bir düşünce sonuçta okur sayımızda yükseliş olup örnek okul olarak gösterilebiliriz.
İstiklâl marşını okuduktan sonra sınıfa girmeye başladık ilk dersimiz sınıf öğretmenimiz Gamze hocaylaydi.
Ve ben hem Gamze hocayı hem de matematik dersini çok severim zaten 10. sınıf olduğumuz için 2. dönem tercih yapicagiz ve ben şahsen sayısal seçmeyi düşünüyorum.
Sınıfa girerken şöyle bi sınıfıma baktım ve cidden sınıfımı seviyorum sırama geçtim ve direk kafamı sıraya gömdüm.
1 dakika sonra sağ kolumda bir cimcikleme hissettim ve canım sıra arkadasim gamze gelmiş.
"ne cimcikliyon gamze ya " dedim.
O da " sen tabi olayları duymadın di mi ? hani şu kütüphane işi var ya bazı okuldaki öğrenciler de bize gelecek ve buna erkek lisesi de dahil inana biliyor musun" dedi
ben de gülerek
" ben ona değilde bunların hepsini nasıl öğrendin ona inanamıyorum ayaklı gazete gibisin kızım" dedim.
Gamze hoca içeri girdi böylece konuşmamız yarım kaldı.
Benim Ayça ve Beküden sonra yakın arkadaşlarımdan biri de bu deli Gamze.
Soğuk durur ama içten müthiş biridir ve ne öğrenmek istersen ondan öğrenebilirsin.
Gamze hoca kütüphane işini ayrıntılı anlatırken bazı öğrenciler dersi kaynatmak için saçma sapan sorular soruyor ve içlerinden biri gercekten de aynen böyle dedi
"hocam erkek lisesine neden erkek lisesi demişler"
acaba komik olduğunu mu düşünüyor bilmiyorum ama ben uyumak istediğimi bildiğim için kafamı sıraya yasladim.
Kafama kağıt atılmasıyla uyandım zil çalmış içeride 3,5 kişi kalmış bizim kızlarda ortalıklarda görünmüyor.
Gamze de gitmiş arkama döndüm ve bana kağıt atan canım arkadaşım Sema ile ceza olarak elimi yüzümü yıkamaya indik .
Sema arada söylense de bir şey demedim üstümde kırgınlık vardı. Elimi yüzümü yıkadıktan sonra tam dışarı çıkıyordum ki karşıma Barış denen çocuk çıktı.
Ben Semaya bakarken o bana bu kim dermiş gibi bakıyordu.Ona bu konuyu sonra anlatacaktım.
Sonra kafamı Barışa çevirip
"çekilir misin" dedim
o da tabii diyerek çekildi tam yanından geçiyordum ki bir şey dedi ya da fısıldadı diyebirim ama Allah kahretsin bir şey anlamadim ve biz çıktık ben Semanın elini koparircasina elini sıktığımın bile farkında değildim
" Elçin elimi koparticaksin elimi bıraksana hem sen heyecan yapınca böyle garip davranırsın söylesene o çocuk kim? "
Ben heyecan mi yaptim şimdi bu çocukta bir şey var biliyorum ve o yüzden ondan uzak durucam
" hey sana diyorum"
"sema bilmiyorum size bunu sonra anlatırım olur mu" deyip
ikinci evim gibi olan kütüphanenin yolunu tuttum. İçeri girdim ve elime rast gele bir kitap alıp en arka sıraya geçtim beni burda kimse görmezdi ve benim en sevdiğim yer burasıdır ben kitap okurken kapı açıldı.
İçeri bir kişi geldi kütüphanenin en sondaki kitap bölümüne gelip kameranin gözükmediği alanda durdu telefonu açtı ve dediği tek şey
" burda da yok Barış abi " idi

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Küçük Ortak
Chick-LitKim bilebilirdi ki çatıdan izlediğin bir çocuğun olaylarla dolu olduğunu ve çatıdan o olaya dahil olduğunu...