{8}

203 25 17
                                    

Bugün Pazardı.. Chanyeol bütün gün boyunca kızıyla beraber olabileceği için mutluydu..

Minik kızı daha uyuyordu.

Kalktı ve kendine kahve yaparken kızının mamasını hazırladı..

O sırada telefonu çaldı...

Chanyeol: alo?
- park chanyeol ile mi görüşüyorum?
Chanyeol: evet, benim.
- Bu saate aradığım için özür dilerim ama, şu gemi kazası kayıpları ile-

Chanyeolun elindeki bardak düşmüş ve sıcak kahve pijamasına dökülmüştü..

Küfür etti..

- pardon?
Chanyeol: ha, size demedim. Siz devam edin.
- Park Chaeyoung, sanırım eşiniz.. Emin değilim belki ona benzeyen biridir. Ama onu bulduğum zamanı filan düşününce sanırım o...
Chanyeol: C-Chae..Young... Chaeyoung'u mu buldunuz?
- ben denizciyim. Tam eminim değilim yaklaşık 1 yıl önce açıldığımda genç bir kız görüp tekneme aldım.. 2-3 gün bilinci kapalıydı. Kimliği filan olmadığı için hastaneye götüremedim.. uyandığında bir şey hatırlamıyordu bende bir şeyler hatırlayana kadar evimde kalmasına izin verdim.. Dün gece haberlerde gördüm, ona benzeyen biri olabilir ama bulduğum zamanı düşününce sanırım eşiniz.
Chanyeol: b-bileğinde bir gül dövmesi ve e-ensesinde
- bi kanadında Harin yazan bir kelebek dövmesi.
Chanyeol: e-evet.. Sağlığı nasıl?Neredesiniz?
- Sağlığı iyi ama hafızası kayıp bir durumda. Ben şuan Seul'deyim. O eşim ve kızlarım ile beraber jeju adasında.
Chanyeol: sizinle görüşebilir miyim? müsait misiniz?
- 3 gibi müsaitim.
Chanyeol: tamam, neredesiniz nereye geliyim?
- size konum atarım.
Chanyeol: tamam.. Çok teşekkür ederim..

Telefon kapandı..

Chanyeol olduğu yerde uzun bir süre kaldı.. Sevgilisi yaşıyordu... sevinçten ağlamaya başladı. Kimse onunla aynı fikirde değildi.. Ama o haklı çıkmıştı..

11 ay 2 hafta olmuştu,sonunda ona kavuşucaktı...

Dizlerinin üstünde ağlarken onu kendine getiren şey kızının uyanıp ağlamasıydı..

Kırıklara basmamaya dikkat ederek hızla kızının yanına gitti.. onu kucakladı..

Chanyeol: Bebeğim, annen yaşıyor.. Yakında, onun kokusuna kavuşucağız..

Saat 3'e gelince kızınıda alıp evden çıktı. Annesi ve ablasıyla hâlâ konuşmuyordu, bu yüzden onu bırakamazdı..

Adamın attığı konuma gitti..
Sahil kenarında bir kafeydi...

Etrafına bakındı.. onu arayan adam kimdi ki?

Köşede balıkçı montu giyen orta yaşlı bir adam vardı... ona doğru yürüdü..

Chanyeol: merhaba, rahatsız ettiğim için üzgünüm ama.. ben park chanyeol, beni arayan kişi siz miydiniz?
- ah, evet evet bendim.. heyecandan kendimi tanıtmayı unutmuşum.. ben Kim youngseok.
Chanyeol: tanıştığıma memnun oldum.
- bende.. Rose- yani chaeyoungun ailesini bulmak beni gerçekten çok sevindirdi.. Gül gibi koktuğu ve çicekleri çok sevdiği için ona rose diyordukta...
Chanyeol: anladım.. Şuan, cidden hiç bir şey hatırlamıyor mu?
- yani sanırım, ben çoğunlukla evde değilim. Benim hanım ile daha yakın, bana karşı çekingen. Fazla bir şey bilmiyorum.

O sırada adam chanyeol'un yanındaki bebek arabasına baktı..

- sizin kızınız mı?
Chanyeol: evet..
- daha çok küçük.. Rose kaybolduğunda ne kadardı?
Chanyeol: sadece 2 aylıktı.. şimdi 13 aylık..
- çok zorlanmışsındır. Sizde daha gençsiniz.. genç yaşta anne baba olmak zor.. tek başına olmak daha zor. Kaç yaşındasın oğlum?
Chanyeol: 25.. Evet, zorlandım... Anne ilgisine çok fazla ihtiyacı vardı... ama en azından artık daha fazla tek olmıyacağım.. Chaeyoung'umu ne zaman görebilirim? Onu hemen almak istiyorum.. hafızasını kazanması için tedaviye başlar hem... Aynı zamanda size çok fazla minnetarım.. tanımadığınız birini evinize almak filan, ona sahip çıktığınız için teşekkür ederim.. Bu benim kartım, herhangi bi sorun yaşarsanız lütfen bana ulaşmaktan çekinmeyin.
- ben yarın jejuya dönüyorum. İsterseniz benimle gelin.
Chanyeol: tamam... size tekrardan çok teşekkür ederim. Ne kadar minnettat olduğumu anlatamam.
- tamam oğlum yeter teşekkür ettin kim olsa aynı şeyi yapardı... Hava soğur birazdan, al kızını git üşütmesin yavrucak. Yarın görüşürüz seninle.

Mad At DisneyHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin