4- Quidditch Seçmeleri

366 39 13
                                    

Elizabeth's pov;

Tristan'la olanlardan birkaç gün sonraydı.

Bu birkaç gün içinde kesin kararımı vermiştim, Quidditch seçmelerine girip takımda yer alacaktım. Şu ise bak ki seçmeler de bugündü önce gidip formu almalıydım o yüzden.

Yatağımdan kalkıp lavaboya gittim ve rutin işlerimi halettim, bugün saçlarımda değişiklik yapmak istediğimden onları iki yandan ördüm.

Arrından yatakhaneden çıkıp aşağı inmeye başladım, Profesör McGonagall'ın odasına gidecektim ama onu gördüğümden gitmeme gerek kalmamıştı.

"Profesör!" Başka bir öğrencisiyld konuşmasını bitirir bitirmez bana döndü.

"Bayan Nott?" Tek kaşını kaldırması belli ki ne istediğini söyle anlamına geliyordu.

"Quidditch seçmelerine girmek istiyordum efendim." Yapabileceğimi biliyordum, iyi uçuyordum ve neden yapmayacaktım ki?

"Nihayet bu kararı vermene çok sevindim Black senin yerine formu doldurdu." Sirius mu? Gerçekten benim için bunu yaptı mı? Kararımın bu yönde olacağını tahmin etmiş olmalıydı.

"Demek öyle.." Gülümsemekten başka bir sey yapamadım ama yanına gittiğimde Sirius'a kocaman sarılacaktım.

"Senin uçuş yeteneğini zaten gözlemliyorduk bu yüzden teste tabii tutulmayacaksın bunun için yeterince yetenek sahibisin. Gryffindor Quidditch takımına hoş geldin yeni vurucumuz Elizabeth May Nott." Kim bilebilirdi ki bu oyunda kayıp bir parçamı bulacağımı? Aldığım haberle ne yaptığımı bile düşünmeden mutlulukla McGonagsll'a sarıldım. O da bana sarıldığında kendimi tıpkı küçükken annemin kollarında gibi hissettim. 

"Artık gitsem iyi olur." Diyerek ondan ayrıldim ve arkamı dönerek koridorda yürümeye başladım, geçerken gördüğüm kişi ile hafifçe durdum.

"Regulus, selam." Regulus başıni kitaptan kaldırıp bana baktı, teni soluktu kara gözleri ise benim üzerimde geziyordu. Geçen sene Hogwarts'a başlamış ve ailesinin her bir ferti gibi Slytherin'e seçilmişti.

"Selam, May." Regulus Sirius gibi değildi fazla konuşmayı sevmezdi ve içe dönük bir çocuktu.

"Nasıl gidiyor?" Acelesi olduğunu fark etmiştim ama onu çok az görüyordum ve gördüğünde de sadece başımızla selam veriyorduk.

"İyi ama şimdilik gitmem gerek sonra görüşürüz." Dediginde kafami sallayıp zıt yönlerde ki yolumuza devsm ettik, Regulus'u biriyle de görmüyordum tek başına ne yaptığı merak konusuydu.

Büyük Salona gittiğimde Çapulcuların temizlemeyi ancak bitirdiğini gördüm, bana bulaştığından Tristan'a şaka yapmışlardı ve sonuçlari biraz ağır olduğundan cezaları da büyük salonu temizlemeleriydi.

"Bitirmişsiniz." Ne Jade ne Rachel ne de ben onlara yardım etmiştik sadece başlarında durmuştuk hem yardım etmemiz yasaktı hem de kaytarmalarını istemiyorduk.

"Nihayet, seni gören cennetlik Lizzie." James gelip ben bir şey demeden öslemden bana sarıldığında öylece kalakaldım. Kendimi biri bana sarıldığında zaten iyi hissederdim ama hiç birinde bu kadar iyi hissetmedim.

"Biz yokmuş gibi sarılın." Jade ve Rachel geldiğinde James hemen çekildi.

"Buna bir şey diyorsanız Lilie'ye öyle bir sarılacağım ki-!" Ortama bir sessizlik çöktü. Ama James bunu fark etmemiş gibiydi muhtemelen Lily ile ilgili hayaller kuruyordu, herzaman ki gibi.

"O halde gidelim mi?" Rachel ortamı dağıtmak için sorduğunda herkes gülümsedi.

"Evet iyi fikir Rach." Sirius ve Rachel önde diğer hepimiz arkada ortak salona gitmeye başladık.

Ortak salona geldiğimizde yerlerimize geçip hararetli bir konuşmaya başladık, onlara quidditch takımına girdiğini söylediğimde benimle aynı coşkuyu paylaştılar. Sanırım onları biraz da sevme sebebim buydu.

"Demek aynı takımdayız ha!? Sen varken Bludger'dan korkmamıza asla gerek yok Lizzie." James saçlarımı karıştırdığinda hissettiğim hafif utançla gülümsedim.

"Size karşı oynamak her zaman en zevklisi olmuştur." O ara Rachel'ın olası bir Gryffindor-Hufflepuff maçında kimi tutacağını düşündüm.

"Bence Rachel'ın atkısının bir kısmını Gryffindor'a boyarsak iyi olur." Rachel aklımdsn geçeni tahmin etmiş gibiydi.

"Sanırım aynıni benim içinde yapmalıyız." Sonuçta Gryffindor-Hufflepuf macında aynı durumla da Jade başbaşa kalıyordu.

Neşeli sohbetimiz bir süre daha devam etti, quidditch için gòstermesemde oldukça heyecanlıydım biraz da batıramayacagımdan korkuyordum.

"Heyecanlı mısın? Elinden geleni yspacağına eminim rahatla." Sirius bu yüzden benim en iyi dostumdu, beni her zaman nasıl rahatlatacağını biliyordu.

Doğrusu yanımda o olmasa gerçekten ne yapacağımı hiç bilmiyordum, herkesin onun gibi bir dosta ihtiyacı vardı. Bu yüzden onu Çapulcular ile paylaşbiliyordum. Her bir üyesi ile kesinlikle eşsiz bir gruptular sanki onlar bir pasta gibiydi de bizde üzerinde ki mumlar gibiydi, o an bunun hiç değişmemesini umdum.

Selam! Bölüm nasıldı? Bilgisayarım geliyor olduğundan artık muhtemelen bölümleri oradan yazıp daha önce ki bölümleri düzenleyeceğim. Oy verip yorum yaparsanız sevinirim. 

Yayımlanan bölümlerin sonuna geldiniz.

⏰ Son güncelleme: Jan 12, 2021 ⏰

Yeni bölümlerden haberdar olmak için bu hikayeyi Kütüphanenize ekleyin!

Destiny]] Marauders AUHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin