Hayalatolyesi

Taş Baskı 21.15'te yeni bölümüyle yayındaaa!
          	~Alıntı~
          	“Kahvaltı ettin mi?” diye sordu usulca. Yan bir bakış attım.
          	“Sen etmedin mi?”
          	“Etmedim. Bir haftadır doğru dürüst yemek yemedim.” Eğilmiş yüzüme bakıyordu. Gülümsedim. “Senin de yemediğini biliyorum. Emir anlattı her şeyi. Sadece içmişsin. Siroz olacaksın yakında bu kadar içmen doğru değil. Yemek de yemiyorsun. Ders de çalışmadın hiç sınava az kaldı.” Gülmeye başladım.
          	“Şu başımızdaki dertlere bir bak bir de senin söylediklerine.”
          	“En çok da bu yüzden söyleniyorum. Hepsine inat hayatını kurmanı istiyorum. Hepsine inat başarılı olmanı istiyorum. Eğer sen pes edersen onlar kazanmış olur. İsmail kazanmış olur. İskender kazanmış olur.”

Hayalatolyesi

Taş Baskı 21.15'te yeni bölümüyle yayındaaa!
          ~Alıntı~
          “Kahvaltı ettin mi?” diye sordu usulca. Yan bir bakış attım.
          “Sen etmedin mi?”
          “Etmedim. Bir haftadır doğru dürüst yemek yemedim.” Eğilmiş yüzüme bakıyordu. Gülümsedim. “Senin de yemediğini biliyorum. Emir anlattı her şeyi. Sadece içmişsin. Siroz olacaksın yakında bu kadar içmen doğru değil. Yemek de yemiyorsun. Ders de çalışmadın hiç sınava az kaldı.” Gülmeye başladım.
          “Şu başımızdaki dertlere bir bak bir de senin söylediklerine.”
          “En çok da bu yüzden söyleniyorum. Hepsine inat hayatını kurmanı istiyorum. Hepsine inat başarılı olmanı istiyorum. Eğer sen pes edersen onlar kazanmış olur. İsmail kazanmış olur. İskender kazanmış olur.”

Hayalatolyesi

Taş Baskı 21.30'da yeni bölümüyle yayımda olacak. Bekliyorummmm!
          ~~Alıntı~~
          “Ne oluyor?” dedi ellerini iki yana açarak.
          “Üşüyeceksin,” dedim rüzgarda tirildeyen gömleğine bakarken.
          “Sana na kızım! Seni ne ilgilendirir?”
          “Ortalıkta benim kızım diye geziyorsan ilgilendirir. Hem alanını işaretleyip hem de trip atamazsın!”
          “O senden uzak dursun diyeydi.”
          “Sana ne benden? Ben seni koruyamıyorsam sen de beni koruyamazsın!” Üzerime yürüdüğünde korkmadım. Duruşumu dikleştirdim.
          “Senin korumanı istemiyorum. Senden hiçbir şey istemiyorum!” Burnumun dibine kadar girmişti ama istemiyorum diyordu. Başımı iyice kaldırdım, gözlerinin dibinde aldım soluğumu.
          “İstiyorsun. Aşıksın bana ve özlüyorsun. İster inkar et ister kaç. Ama sonunda dönüp dolaşıp bana geleceksin. Bu böyle. Aşk böyle.”

Hayalatolyesi

Taş Baskı Yeni Bölüm Geldi! Nihayet girebildim hesabıma. Bölüme beklerim bebeklerim...
          ~Alıntı~
          “Sen de bana Aysel’in kim olduğunu söylememiştin başlarda,” dedi can havliyle.
          “Yeni tanışmıştık. Sonra her şeyi anlattım ama değil mi? Sen de o sıralar anlatmalıydın. Hadi o zaman anlatmadın annen gelince de anlatmadın!”
          “Anlatmadım.” dedim sitemli. “Çünkü senin amcan olacak şerefsiz ailemi mahvetti. Ve ben başlarda sen biliyorsun sanıyordum. Ama bilmiyormuşsun. Sana karşı hatalıyım ama annem gelmeden anlatamazdım.”
          “Tamam anlatma,” dedim ve kalktım yerimden. “Annen geldi, istediğine ulaştın. Artık istediğin gibi gör hesabını.”

Hayalatolyesi

@cicero623 Vitamin eksikliği için geçmiş olsun bu arada xoxoxoxo
Balas

Hayalatolyesi

@cicero623  ahsjahsjahsa kız kaç sene oldu unuttum her bir şeyi alkdalşdaşsd Firuşun bacısı Nisa var ona gel beş çayına <3<3<3<3<2
Balas

cicero623

@ Hayalatolyesi  Dr gittim Firuze vitamini eksikliği çıktı tahlillerimde sayın yazar dr acilen firuşla çay saati yapmalısın özel bölümde felan diye reçete  yazdı haberin olsun 
Balas

Hayalatolyesi

Taş Baskı Yeni bölüm geldiiiii....
          Alıntı
          “Neden peki? Nereden esti bu?”
          
          “Yılbaşı tatilinde çok mutlu olmuştun,” dedi burnumun ucundan öptü. “Ben de hoş bir değişiklik olur diye düşündüm.” Yılbaşında Rıfat, Mercan, Selim ve Selim’in yeni kız arkadaşı Azra’yla birlikte Uludağ’a gitmiştik. Güzel bir dağ evi ayarlamıştık ve üç gün kalmıştık. Geceleri sevişerek geçirdiğimiz, gündüzleri arkadaşlarımızla eğlendiğimiz güzel bir tatildi.
          
          “Oldu bile,” dedim asansöre binerken. Katımıza çıktık ve lüks koridoru geçtik. Gerçekten suit ayırtmıştı bize. Dündar kapıyı kapatıp kartı okutucuya taktı ve ışıklar yandı. Suitin oturma odasına girdiğimizde koltuğun üzerindeki sıklamenlere uçtum.
          
          “Ya çok güzel.” Koltuğa yayıldım anında. Dündar üstündeki kıyafetlerden kurtulurken izledi beni. Gözleri gözlerimdeydi ama yaramaz parıltıları aklımı karıştırıyordu.
          
          “Değil, sen daha güzelsin ve aklımı başımdan alıyorsun. Koltuğa gelip yanıma oturdu ve bacağımı kavradı. “Ve sana senin kadar güzel olmayan bir hediyem daha var.” Ceketinin iç cebinden bir kutu çıkardı. Allah! Geliyor. Evlilik teklifi edecek şimdi.
          
          Kutuyu açmasını ve ışığının yanmasını izledim. Ve içinden...

Hayalatolyesi

21,30'da Taş Baskı yeni bölümde görüşürüzzzz!
          
          ~Alıntı~
          “Sen evlenir miydin peki?” dedim aklıma gelen anında dilimden dökülürken.
          “İnadına mı?”
          “Evet. Mesela ben sana bir yanlış yaptım gidip inadına evlenir miydin?”
          “Hayır. Ama şu an seninle mutluyken hayır diyorum, insanın canı yanınca neler yapacağını tahmin bile edemezsin Nisa.” Somurttum. Ben de Dündar’ın nikahına gidip onu oradan kaçırmak istemiyordum.
          “Öyle bir şey yaparsan nikahına seni vurmaya gelirim,” dedim gözlerimi belerterek. Güldü.
          “Senden başka kimseyle nikah masasına oturmam,” dedi kendinden emin. Uzanıp burnumun ucundan öptü ve kahvaltısına döndü. Ama ben söylediği sözün büyüklüğü altında kaldım.

Hayalatolyesi

21.30'da Taş baskı yeni bölümde görüşüyor muyuz?
          “Sevgilin mi var lan senin!” dedi Dündar. “Sen ne biliyorsun o lafı.” Elif kahkaha attı.
          
          “Sadece kızlar mı slayladim diyor enişte!”
          
          “Kazandım oğlum kazandım!” diye bağırdı Emir Dündar’ın suratına.
          
          “Bir çakarım şimdi ağzının üstüne görürsün oğlumu! Ne biçim konuşuyorsun sen lan!” Emir yatıştı.
          
          “Kaçtı ağzımdan,” dedi ama Dündar dik dik bakmaya devam ediyordu.
          
          “Pişt,” dedim bana baksın diye. Herkes baktı, bir utandım ama geçti. “Yemek. Açım.” Midem sanki kanıtlamak ister gibi guruldadı. Ben dahil hepimiz kıkırdadık.

Hayalatolyesi

21.30'da Taş Baskı yeni bölümde görüşmek üzereeeee!
          
          “Çok korktum kavga çıkacak sana bir şey olacak diye,” dedi Nisa.
          “Dikkat ediyorum, biliyorsun.” Arabaya yerleştik. Bu deva ensesinden kavradım ve kendime çektim. Dudaklarımız temas etti ve öpüşmeye başladık. Teninin her santimine bayılıyordum.
          “Bir şey diyeceğim,” dedi geri çekilince. Başımı salladım. “Hani şu bin yıllık ağaç var ya sizin, ona bakmaya gidelim mi?” Nereden çıkmıştı gece gece?
          “Ne alaka güzelim? Hem çocukları alacağız daha,” dedim yamuk gülerken.
          “Tamam işte, almadan önce bir saatlik bir oyalanabiliriz bence.” Kaşlarım havalandı. Demek öyle.

Hayalatolyesi

Taş Baskı yeni bölüm Geldi!
          “Yatırım bilmem nesi için hissedarlardan onay gerekiyormuş. Amcam da gitmeden imzalamış falan filan.” Eliyle yanına çağırdığında kapıya gergin bir bakış attım. 
          “Şirketteyiz!” 
          “Babamın şirketindeyiz. Hem kimse gelmez merak etme.” Ben yine de çekingen bir tavırla ilerledim ve açtığı bacaklarının arasına girip dizine oturdum. “Benden önce çıktın yola, benden sonra geldin,” dedi Dündar merakla. Uzanıp dudaklarını dudaklarıma bastırdı. Öpüşmeyi olabildiğince uzatarak yalan söylemeyi geciktirdim. 
          “İşlerim vardı,” diye genel bir cevap verdim. “Kızsal meseleler.” Annemin kızı olarak kızsal bir mesele sonuçta.
          “Anladım.” İç çekti. Dudaklarını boynuma bastırdı. “Senden uzak kalmak çok zor.” Gözlerim zevkle kapandı, onaylayan inler gibi bir ses çıkarttım. “Yapma.” 
          “Sen yapıyorsun.” Yüzünü kavradım dudaklarını uzaklaştırabilmek için. “Seninle konuşmam gereken bir mesele var.”