amamiautunno

Kendim olma, insanlarla konuşma ve onlara güvenme konusunda hâlâ yetersizim. Kim olduğumu bilemesem de, bildiğim bir şey var ki, bembeyaz duvarların olduğu bir odaya beni doğduğum andan itibaren atarsanız, benim bildiğim tek şey beyaz olur ve ben, beyazı tek gerçeğim sanarım. Şimdi ise, okumak istiyorum. Öğrenmek, bir şeyleri tek tek kazımak ve denemek. En sonucunda bünyem, kendisine ait olduğunu hissettikleri yavaşça toparlayabilir. Birbirine karışmış yapboz parçaları gibi, araştırmak ve arasından deneme yanılma yöntemiyle bir şeyleri bulmak, kendimi görmemi sağlayacaktır.
          	
          	Kendime sözüm olsun derim; artık bir şeyleri ertelemek yok. Sorumluluklarımın farkında olmalı, hayatımı ve zamanımı güzelce kullanabilmek adına bir şeylerin peşinden koşmayı bilmeliyim. Toplamaya erindiğim odamı toplamalı, kullandığım banyomu yıkamalı, annem eve yorgun geldiği zaman üzülmesin diye bulaşıkları yıkamalıyım. Öğrenmek için okumalı, ödevlerimi yapmalı, derslerime çalışmalıyım. Kendin için araştırmalı, yazarları keşfetmeyi, kendi ilgi alanlarımı bulmalıyım. İstediğim hayata erişmek için yavaş yavaş kendimi çevirmeliyim. Bu sefer kaybeden olmayı reddediyorum. Gözümü kararttım. Artık oraya yıldızlar eklemek istiyorum. Fikirlerim olsun, kendimi savunayım, sarsılmayayım ve kendimi ön planda tutayım istiyorum. Ne insanlardan kaçayım, ne insanların esiri olayım. Ben ki, iki yolun elçisi olup, hayatımı isteyip de elde ettiklerimle doldurayım.
          	
          	Her şeyden önce, her şey ile birlikte, her şeyden sonra demek istiyorum ki; kendimi seviyorum, kendime inanıyorum, kendimi affediyorum.
          	
          	(3)

herastrawberrycult

Youtube lp lost on you çevirisinde olan duyguların beni buraya getirdi. İleride ne yazarsan, her an destek olmaya çalışacağım... Cidden mükemmeldi. Kendinize iyi bakın efenim, umarım şu an mutlusunuzdur. *purple hearts*

amamiautunno

@ loviadex Mutlu olduğumdan emin olabilirsiniz. Lütfen siz de hayatınızda sizi ileriye taşıyacak adımlar atın. Desteğiniz adına teşekkürlerimi sunarım. 
Antworten

amamiautunno

Kendim olma, insanlarla konuşma ve onlara güvenme konusunda hâlâ yetersizim. Kim olduğumu bilemesem de, bildiğim bir şey var ki, bembeyaz duvarların olduğu bir odaya beni doğduğum andan itibaren atarsanız, benim bildiğim tek şey beyaz olur ve ben, beyazı tek gerçeğim sanarım. Şimdi ise, okumak istiyorum. Öğrenmek, bir şeyleri tek tek kazımak ve denemek. En sonucunda bünyem, kendisine ait olduğunu hissettikleri yavaşça toparlayabilir. Birbirine karışmış yapboz parçaları gibi, araştırmak ve arasından deneme yanılma yöntemiyle bir şeyleri bulmak, kendimi görmemi sağlayacaktır.
          
          Kendime sözüm olsun derim; artık bir şeyleri ertelemek yok. Sorumluluklarımın farkında olmalı, hayatımı ve zamanımı güzelce kullanabilmek adına bir şeylerin peşinden koşmayı bilmeliyim. Toplamaya erindiğim odamı toplamalı, kullandığım banyomu yıkamalı, annem eve yorgun geldiği zaman üzülmesin diye bulaşıkları yıkamalıyım. Öğrenmek için okumalı, ödevlerimi yapmalı, derslerime çalışmalıyım. Kendin için araştırmalı, yazarları keşfetmeyi, kendi ilgi alanlarımı bulmalıyım. İstediğim hayata erişmek için yavaş yavaş kendimi çevirmeliyim. Bu sefer kaybeden olmayı reddediyorum. Gözümü kararttım. Artık oraya yıldızlar eklemek istiyorum. Fikirlerim olsun, kendimi savunayım, sarsılmayayım ve kendimi ön planda tutayım istiyorum. Ne insanlardan kaçayım, ne insanların esiri olayım. Ben ki, iki yolun elçisi olup, hayatımı isteyip de elde ettiklerimle doldurayım.
          
          Her şeyden önce, her şey ile birlikte, her şeyden sonra demek istiyorum ki; kendimi seviyorum, kendime inanıyorum, kendimi affediyorum.
          
          (3)

amamiautunno

Merak ederken buluyorum kendimi sıkça. İstediğim kaç şey için sahici bir çaba gösterdim? Her şeyi erteleyip, o tembellik zehrini ilk ne zaman yudumladım? Ne zaman kendim olmaktan korktum da, sahici bir özgürlük maskesi altına saklandım? Bırak istediklerimi başarmayı, sahiden annem bana bunu derken, odamı toplamaktan dahi aciz bir hale nasıl gelmiştim? Oysa hep kızardım anneme. Kızılması gerekenin gerçekten ben olduğumu şimdi fark ettim. Belki geç, belki değil. Lakin düzelmesi için müsait bir durumda olduğumu biliyorum. Henüz ölmedim. Aldığım her nefeste göğsüm inip kalkıyor, kalbim hoşuma giden durumlarda bir kez daha hızlanıyor. Olduğumdan fazlası olduğumu hissederken, şimdi neden belki de değilimdir demeye başladım? Bu pes etmekse, şimdi pes etmeyi reddediyorum. Çünkü ben inandığım kadarım. Ben, her şeyi başarabilecek kapasiteye sahibim.
          
          İnsanların bana güç verdiğini sandım. Yanıldım. İnsanların güçsüzlük olduğunu, bana yalnızca yük getireceğini sandım. Yine yanıldım. İnsanlardan ümidi kaybedemez, tüm her şeyi de onlara bağlayamazdım. Zira insanlara tamamen tutunursam kendim bir şey elde edemez, tamamen uzaklaşmayı ise asla başaramazdım. İnsanlardan nefret etsek dahi, insanların yaptığı şeyleri yaşıyoruz. İnsanların bulduğu mesleklerde çalışıyor, insanların yaptıkları evlerde yaşıyor, insanların yaptığı yemekleri yiyor, insanların yaptıkları kıyafetleri giyiyoruz. Asıl güç, bizim içimizde. Ve asıl kendimize zarar verenler bizleriz.
          
          (2)

amamiautunno

 Ne zaman mutsuz olsam veyahut karar vermek istesem, yeniden elime kalemimi almış buluyorum kendimi. Karşımda beliren her kelime, kalbime bir yolculuk için kendinizi hazırlamaya başlıyor, sonucunda sahiden inanırsam, kelimeleri gerçeğe çeviren bir simyacıya dönüşüyorum. Bu zamana kadar, kim olduğumu dahi bilmediğim bir kabusun içerisinde oradan oraya savrulduğumu hissettim. Bildiğimi sandıklarım, elimdeki iki üç bilgi birikintisi, okuduğum ve meftun olduğum kitaplar ile yetinmeyi denedim. Belki kimisinden daha bilgiliydim. Amma velakin, benim istediğim, birilerinden daha bilgili olmak mıydı? Sanmıyorum. Elbet bilgili insanları görünce onlar gibi olmak istedim. Lakin bunun altında yatan sebep onları geçme arzusu değildi. Ben, bilgili ve içinde bolca anlam taşıyan bir yaşam yaşamak istedim. 
          
           Çocukluğumdan bu yana yoğun hisleri seven birisi olmuşumdur. Süslü kelimeler, altında ezilecek dahi olsam beni geliştireceğine inandığım kitaplar, çikolatanın o yoğun kokusu, kahvenin rengi, gecenin ürpertisi veyahut kalbime düşen yalnızlığımın, acıyla savrulurken döktüğü tüyler. Bir mum ışığının titreyerek odayı aydınlatması, arkamda piyano ve keman uyum sağlarken alevlerin ortasında bir dansı yakalamak, çeşitli konular üzerine tartışabileceğim bir insan, kendi fikirlerim... Hissetmek istediğim tüm o risk, tehlike, bilginlik, kekeme cesaretimin yerini alacak ve beni dikleştirecek fikirlerim... İşte buydu her zaman arzum.
          
          Aptaldım. İstediğim şeyleri bilecek lakin asla elde etmeyi düşünmeyecek kadar aptal bir mahluktan başkası değildim. Bir tiyatro oyuncusu misali oradan oraya savruluyor, her duvarda başka bir karaktere bürünüyor, istediğim şeylerin hepsinden itina ile uzak duruyordum. Korku? Belki de. Öğrendiğim şey şuydu; bir insan, en çok istediği şeyden korkar. Çünkü o kendi benliğidir. Kazanmak adına savaşmadan elde edemezsin benliğini. İşte böyle adi olabilir kimi zaman hayat… Sana ait olanı dahi, vermez öyle kolay. Seni senden sakınır, sen sana layık olana kadar. 
          
          (1)

amamiautunno

Çöplüğüm yazmak isteyip de yazamadıklarımla dolu.
          Hıncımı suskunluğuma saklardım zamanında.
          Hıncım, düzenli müşterim olsa gerek, konuşmayı unutana dek açamadım dudaklarımı. 
          Konuşmayı öğrenmek istiyorum, ey benliğim.
          Susma bana, artık susmayacağım sana.

amamiautunno

Sözler yalancıydı. Lakin kimse, bir yalanı gerçeğe çevirme gücü olduğunu inkar edemezdi. Varsın yalan söylesindi, insan, er veyahut geç, ağzından çıkan sözlerinin kendisi haline geliyordu. Kelimeler, içine sakladığımız inançlarımız ve acılarımızla güçleniyor ve sonucunda gerçeğe dönüşüyorlardı. Peki, saf gerçek neydi?

amamiautunno

Genç, insanların kendisi hakkında net atıflar yapması karşısında hayrete düşüyor, ömrünün her saniyesini beraber geçirdiği kendisini tanıyamamışken insanların nasıl tanıyabildiğini sorgulamaktan kendini alamıyordu. Hepsi net, bilindik sözler ediyor; görmek istedikleri ve o sınırda kalmasını istediği kişiyi anlatıp "Sen böyle bir insansın. Dışında güvende olmazsın." diyor, genci bir akıl hastası gibi hissettiriyordu. Oturmamış kişiliği çalkalanıyor, bu durumu anlattıkları dahi "Sebebi bu." diyerek sanki bir ansiklopediden okumuşçasına tereddütsüz bir tavır sergiliyordu. Genç, iskemlesine oturdu, çenesini kemikli parmakları arasında usulca sıktı, gözleri şöminenin cayır cayır yanan alevine takıldı. Kendisinin de böylesine bir tavır içerisinde olduğunu fark etmesi uzun sürmemiş, "Demek ki insanlar, adi varlıklardır ve ben, bırak insanlardan kaçmayı, kendimden dahi kaçmadığım sürece kim olduğumu bilmemeye devam edeceğim. Çünkü ben dahi yanılıp kendime kim olduğumu söylemeye devam edeceğim. Lakin kaçarsam, nasıl kendim olabilirim ki? Yoksa varlığım bir yalan ve gerçeğim boşluğun ta kendisi miydi?" demişti.
          
          -@amamiautunno