mahallemin her sokağından geçen her minibüse işaret verdim
hepsinde de sigaramı attım yere
bir adım ileri atmadan bir adım geri attım
koyulmak istediğim her yoldan pişman oldum
hakaretler yağdı ardımdan
ben bir diğerine salladım elimi
bir gözümü aya diktim diğerini sokak lambasına
gündüzü bekledim, gece daha bitmedi
geri sayım başladı, yola çıkma vakti geldi
önünden geçmeye korktuğum marketler var
bileklerime kelepçe vurdukları bazı köşeler var
ceplerim zararlı şeylerin çöpleriyle dolu
ve her şeyi nakitle ödüyorum
uzatıyorum parayı buyrun bir öğrenci
elliye vurmuş yaşım yüze yürüyorum
kendi yüzümden onun yüzüne
bakamadığım her yüzün üzerinden geçiyorum
geride bırakmak istediklerimi hep özlüyorum
yatağımın altı tüm yasaklarımla dolu
yastığım altı sakladımlarımla taşıyor
yorganımın üzerinde ise yaşadıklarım var
ben her gece onların üzerinde uyuyorum
yaşadığım şeylerin altında da eziliyorum
sıcakça sarıyor tüm bedenimi ama ben sadece terliyorum
yumuyorum gözlerimi kabuslar görüyorum
yatağımı da evim bellemişim
doğduğum yer de bittiğim yer de belli
kimi zaman mezarım kimi zaman beşiğim
bazen sallanarak uyanıyorum
bazen uyurken kendimi pışpışlıyorum
sarıyorum kollarımı sırtıma doğru, bacaklarımı oynatıyorum
rüyalarımda bile yola çıkıyorum
ve kendi penceremden çok korkuyorum
o alçak pencerelerin daha fazla can almasını istemiyorum
ayaklarımın nereye yürüdüğü belli olmaz rüyamda
kendi yuvamı taziye evine çeviriyorum
neyse ki annem misafiri çok sever
ben de hep misafirliğe giderim
çalarım insanların kapısını, kankacım açar mısın
ordan çıkarken yüzünü alıp sererim kendi yoluma
birazını da yolluk yaparım, canım ev sahibim
kendinizi feda edin benim yoluma