gece_yazarii

— Madem bu kadar samimiyiz Evans, söyle bakalım... En sevdiğin renk ne?
          	Daisy, Leo’nun ensesine şakacıktan bir tokat atmak için elini kaldırdı:
          			
          	— SENİ ÖLD—
          	Sözü yarıda kesildi; çünkü beklemedikleri bir anda, James araya girdi:
          			
          	— Gözleri yüzünden yeşil
          			
          	James’in bu kadar hızlı ve kendinden emin atılması üzerine Leonardo, muzip bir gülümsemeyle James’e döndü. Gözlerinde "Bak şimdi ne yapacağım" diyen bir parıltı vardı.
          			
          	— Peki, senin en sevdiğin renk ne James?
          	Daisy, James’in her zamanki cevabını bildiği için hemen atıldı:
          			
          	— Gryffindor kırmızısı—
          	— Gözleri yüzünden yeşil.
          	
          	______________________________________________
          	Kızıl bela 25. Bölüm

gece_yazarii

— Madem bu kadar samimiyiz Evans, söyle bakalım... En sevdiğin renk ne?
          Daisy, Leo’nun ensesine şakacıktan bir tokat atmak için elini kaldırdı:
          		
          — SENİ ÖLD—
          Sözü yarıda kesildi; çünkü beklemedikleri bir anda, James araya girdi:
          		
          — Gözleri yüzünden yeşil
          		
          James’in bu kadar hızlı ve kendinden emin atılması üzerine Leonardo, muzip bir gülümsemeyle James’e döndü. Gözlerinde "Bak şimdi ne yapacağım" diyen bir parıltı vardı.
          		
          — Peki, senin en sevdiğin renk ne James?
          Daisy, James’in her zamanki cevabını bildiği için hemen atıldı:
          		
          — Gryffindor kırmızısı—
          — Gözleri yüzünden yeşil.
          
          ______________________________________________
          Kızıl bela 25. Bölüm

gece_yazarii

Karanlık Lord’u alt edecek güç yaklaşıyor... 
          Temmuz ayı ölürken doğacak olanlara... 
          Ama dikkat et Albus Dumbledore! Karanlık Lord, karşısında tek bir kılıç değil, iki keskin çelik bulacak.
          
          Biri, aslanın yüreğiyle ışığın ortasında parlayacak. Herkes onu görecek, herkes onu alkışlayacak. O, fedakarlığın ve cesaretin sönmeyen meşalesi olacak.Altın çocuk o olacak. 
          Ancak ışığın olduğu yerde gölge de vardır. 
          
          Diğeri, yılanın zekasıyla karanlığın damarlarında süzülecek. Kimse onu alkışlamayacak, kimse onun adını kahramanlıkla anmayacak. O, karanlığı içeriden çürüten sessiz bir zehir olacak.O ise Gümüş kız olacak.
          
          Aslan kükrediğinde düşman korkacak, ama yılan gülümsediğinde düşman çoktan yenilmiş olacak.
          
          Onlar bir ruhun iki yarısı, bir asanın iki ucu gibidirler. Biri olmadan diğeri eksik kalır. Eğer biri parlar, diğeri gizlenirse; Karanlık Lord kendi kibrinin kurbanı olacaktır. 
          
          Ama unutma... Karanlık Lord onları ayırmaya çalışacak. Çünkü o biliyor ki; biri ölürse diğeri yaşayamaz, biri ihanet ederse dünya kurtulamaz."
          
          _______________________&__________________________
          ~Kusursuz EK BÖLÜM:GÜMÜŞ VE ALTIN
          

gece_yazarii

Dışarıdan bakıldığında hala o "dimdik" Daisy’ydi; omuzları dik, bakışları sert. Eğer birisi o yüzündeki bariz kızarıklıkları görmese, Daisy’nin az önce hıçkırıklara boğulduğuna asla inanmazdı.
          
          "Peki ya o gerçekten bu kadar bütün müydü?"
          
          Hayır. İçeride bir yerlerde, Lily’nin suçlamaları, Malfoy’un hakaretleri ve babasının o eski bakışları Daisy’yi paramparça etmişti. O, sadece dışarıya karşı kusursuzca yapıştırılmış bir porselen bebek gibiydi.
          
          Bir anlık öfke patlamasıyla sağ yumruğunu aynaya savurdu. 
          Titreyen elini çatlağın üzerinde gezdirdi. Aynadaki görüntüsü şimdi o çatlakla ikiye bölünmüştü.
          		
           Tıpkı ruhu gibi.
          		
          Kendi kendine yetmeliydi; her zaman yaptığı gibi.
          _________________________________________________
          
          ~Kızıl bela-James Potter
          (Spoiler veriyim dedim heheheh)
          

gece_yazarii

Emily, Daisy’nin elindeki süpürge maketine baktı. "Ben de senin gibi hırçın bir kovalayıcı olmak istiyorum Daisy. Ama herkes 'kızlar narin olur' diyor."
          
          "Bana bak Emily McKinnon. Ben o sahadaki en sert çarpışmalardan sağ çıktım, Snape’in burnunu tek yumrukla indirdim ve bugün bir Ravenclaw’u neredeyse duvara çiviliyordum. Narinlik senin içindeki o ateşi söndürmesin. Kim ne derse desin, sen sahaya çıktığında sadece rüzgarı ve hedefi düşün."
          Emily’nin gözleri parladı. "Peki James? O iyi biri mi?"
          Daisy, şöminenin başında Lily ile sessizce sohbet eden James’e baktı. "Bazen tam bir aptal, bazen çok sinir bozucu... Ama evet Emily, sanırım o gerçekten iyi biri."
          
          ~ kızıl Bela 

gece_yazarii

~Güneş, Londra semalarında parlarken; Potter, Black, Lupin ve Rosier isimleri artık korkuyla değil, dostlukla ve yeni bir başlangıçla anılıyordu.
          Her şey olması gerektiği gibiydi. Her şey, sonunda, gerçekten kusursuzdu.
           
          ~kusursuz~James Potter

gece_yazarii

Kusursuz final oldu!
          ~James hafifçe yutkundu ve sesi ilk kez bu kadar ciddi, bu kadar derinden geldi:
          James: "Luna Black... Benimle çıkar mısın? Ama öyle sıradan bir çıkma teklifi değil bu. Savaşın ortasında, Lord peşimizdeyken, ailelerimiz birbirine düşmanken... Tüm bu karmaşanın içinde tek 'kusursuz' anım olmana izin verir misin? Benimle, gerçek bir Gryffindor ve gerçek bir Black gibi, dünyayı birlikte titretmeye var mısın?"