godinpain
Tautan ke KomentarKode EtikPortal Keamanan Wattpad
i want someone to love me so much i’m gona realise who i really am
godinpain
hem hasta hem de labda olmak cokkotuCOK
godinpain
kendi gölgesinden bile haberi yoktu. yürüdüğü her sokakta düşürdüğü, bilmeden kaybettiği parçalarını düşündü. ağzında ucuz bir şarkı. herkesin aklında dolanan. sesi güzel değil bir o kadar. biraz zayıf, kemiklerinden mesul ruhu. öksürüp duruyor, ruhunun kanseri her yerine işlemiş. yine bir fare gibi, kaçamayacağı şeylerin peşi sıra giderek yakalanıp duruyor. üstelik farkında bile değil yakalandığının. içinde herkesten sakladığı hayal kırıklıklarıyla yaşıyor. göğsündeki süveyda bütün vücuduna yayılıyor. anlatsa kimse dinlemez, dinleyeni zaten kendi istemez. birisine bağlanacağı zaman kaçıyor usta bir şair gibi. kırışık ya gömleğinin cebinde kalemi, elinde kendisi gibi yıpranmış defteri. nereye gitse, kime baksa kalem oynatıyor. oysa insanlar konuşsun istiyor. yabancı gibi yaşıyor evin küçük misafiri. gördüğü her bir yabancıda kendini aramayı ihmal etmeden. sonra sebepsizce uzaklaşıyor o yabancılardan. evin misafiri o, bir hayata bile sahip değil üstelik. herkesin nefret ettiği o kişidir kendisi. bay sayın yalnızlık. o kendini anlatmayı pek sevmez. ama bana soracak olursanız tam anlamıyla bunlardan ibarettir. yazı yazıyor yazmasına fakat her şeyi mahvetmekten öylesine korkuyor ki kimseye okutamıyor. kendisini hissettiğiyle var sayıyor. sanki en iyi o hissedermiş gibi. sanki herkesten iyiymiş gibi. yalan oysa. bu hayatın mağduru sanki sadece kendisiymiş gibi geziyor sokaklarda. onun bir kere evde durduğunu görmedim.
godinpain
yalnızlığı teselli etmek, ölüm beğenmek gibi. çaresizlik denilen şarlatan giriyorken aramıza, umut ortalarda yok. o an bir şey demeden yalnızlığa, yalnız olmadığını hissettirmek adına omzuna dokunuyorum. diyecek neyim var ki. o benim diyeceğim her şeyi biliyorken, ben onu bilmiyorum. belki de ihtiyacı vardır yalanlara. yalan olduklarını bilmesine rağmen ihtiyacı vardır dinlemeye. oysa ben sadece omzunu sıkarak ona istemeden, ona geçmeyeceğini sessizlikle anlatıyorum. insan kaçamaz kendinden. her deliğe girer, her kılığa sokar kendini ama kendinden kurtulamaz. sessizlik giriyor aramıza. yalnızlığın yakın arkadaşı olduğunu anımsarım hep. ilk ve son kez yalnızlık ağlıyor. defteri bu sefer gözyaşlarıyla dolu. yazdıkları okunmuyor, zaten kimse okumayacak acılarını. o okuyanı istemez. istese bile korkar kendinden. görülmekten. bir defterini de böyle kapatıyor
•
Balas
godinpain
evinin balkonunda oturuyorken, o hiç temizlemediği her yeri kül olan küllüğüne kaç tane içtiğini saymadığım sigarasını bastırırken dumanını hafifçe üflüyor havaya. “neler yaptın bugün?” diyorum ona. canı sıkkın, nedenini sorsam bilmez. yine her zamanki bilmiş cevabını veriyor bana “aynı şeyler” diyor. “neler düşündün peki?” diyorum kendisine hissizce. pek bir nefret ederim kendisinden. kendisi benim hakkımda bir şey hissetmez. o sadece kendisini düşünür. bencil herifin teki. “hayatı kirletiyormuş gibi hissettim bugün.” dedi yeni sigarasını yakarken. o an değişen bir şeylerin olduğuna fark etmiştim. sessizliğim uzunca sürerken kendisi bunu umursamıyormuş gibi başını hafif oturduğu sandalyeye yaslayarak gözlerini kapattı ve konuşmaya devam etti. “biliyorum bütün bu zırvalıkları.. biliyorum, bir toz zerresi kadar önemi yokken kimsenin ben mi kirleteceğim güzelim hayatı? biliyorum fakat neden böyle hissetmekten alamıyorum kendimi. sanki benden uzakta olan, benden uzak kalan her şey daha bir ilgimi çekiyor. benim olmadığım bir hayat, anlıyor musun beni? kendi günahlarımı görmekten, kendimi görmekten o kadar sıkıldım ki. kimden kaçsam, kendimi onda buluyorum. kendimle kirlettiğim her bir insana gidip beni affetmeleri için yalvarmak istiyorum. beni de severler biliyorum, oysa çoğu sahte geliyor bana bütün bu sevgiler. dünyanın tesellisi, tanrının ne büyük bir adaletsizliği. ben olmak, keşke kaçabilsem kendimden..” tekrar ediyor aynı şeyleri.
•
Balas
godinpain
ne iş yaptığını bile bilen yok. komşuları tanımaz etmez. bay yalnızlık desen o rüküş apartmanda oturan kimselere “o daire boş değil miydi canım?” dedirtecek kimsesizin tekidir. şimdi bana, “sen nereden tanıyorsun bu beyefendiyi?” diyeceksiniz. size “bunu düşündüren ne?” diye soracağım ben de. “ee anlatıyorsun ya o kadar iyi tanıyormuşçasına” diyeceksiniz. ben de diyemeyeceğim tabii sizlere, sayın gözleri görmeyenlere onu tanıyamayacak kadar uzaktım ona ben bir o kadar. sonra devam edeceğim anlatmaya sizlere. yine başında tuttuğu ucu ucuz karşılığı aylak aylak dolaşıyorken sokaklarda, düşünüyor, düşünüyor. bilmediği bir sokağa giriyor. otuzlarındayken çok yıpratmış kendini. annesini haklı çıkarmayı da ihmal etmemiş. yine başladığı güne bir küfür olarak devam ediyor yürümeye. bulduğu güzel kadınlarla flörtleşiyor, o her zaman kahvesini içtiği kahvehanede biraz oturuyor ve günün sonunda evine çekiliyor. defteri dolu. boş boş ne yazdığını bilmeden yazıyor. bir ara bana bile gösterecek olmuştu olmasına fakat sayın yalnızlığın kendine nefreti tutunca en sonunda benden bile saklanır olmuştu.
•
Balas
godinpain
daha mutlu olmam gerekmiyor muydu
godinpain
birine değer verdikçe değersizleşmek
godinpain
you are broken but being broken is part of being a human
godinpain
sulu boya yapmayi ozlemisim
godinpain
when she says “i love you” but hannibal gifted will a real heart made by human skin for valentine
godinpain
bir yere ait olma hissini tatmayı çok istedim en sonunda kendimden uzaklaştım ait olmam gereken yer kendi yanımken uzaklaştım oradan
godinpain
we could be something special if you wanted
i'm afraid that if we tried to you’d just give up