"Üzgün ağaç
Üzülmüş, süzülmüş, büzülmüş.
Çok üzülmüş."

Sonbahar hüznünü satırlarıma döktüğüm bu ilk ve son şiirimi yazdığımda 6 yaşındaydım. Duygu dolu bir sesle anneme okudum. (Okurken ağlamış bile olabilirim.) Sessizliğine bakılırsa annem şiirimden çok etkilenmiş olmalıydı!!! Acıyla buruşturduğu yüzünden, yaşadığım melankoliyi onun da hissettiğini anlamıştım. İçim içime sığmıyordu! Sonunda merakla beklediğim yorumunu yaptı.

"Şiiri bırakıp düz yazıya yönelmeye ne dersin Zeynep?"

O yaşta, hislerimi bugünkü gibi kelimelere dökebiliyor olsaydım "Roket atsaydın anne, bu tam öldürmedi." derdim. Demek annemin yüzündeki üzüntünün sebebi yapraklarını döken ağaçlar değil, şiirimden tiksinmesi ve "sanırım çocuğum salak" diye korkmasıydı. Acımı kalbime gömüp sözünü dinlemeye karar verdim.

Bir daha kimseye bu işkenceyi yaşatmamak adına o gün bugündür şiirden uzak duruyor, romanlar, senaryolar, hikayeler yazıyorum.

Ve hala her yazdığımı ilk anneme okutuyorum. En büyük hayranım olmasa da henüz "Başka bir iş mi yapsan acaba?" demedi. Bu da bi şey :/
  • Kadıköy
  • Üye olduSeptember 16, 2014

Takip ediliyor


hzbonce tarafından yazılmış hikaye
hzbonce tarafından yazılan ÜÇÜNCÜ KRALLIK adlı hikaye
ÜÇÜNCÜ KRALLIK
Üçüncü Krallık bir avuç delinin hikayesi. Anlatmaya değer olmalarının sebebi ise delilikleri değil, dünyayı k...
ranking kıyamet içinde #120 Tüm sıralamayı gör