Sevmeye niyetleniyorum yeniden,
Kalbimin kapısını aralıyorum usulca;
Fakat her menteşe gıcırtısında
Adın yankılanıyor,
Zamana sürgün edilmiş bir dua gibi.
Bir yabancının gözlerinde yuva ararken
İçimde ansızın kabaran o eski sızı,
Kıyıya vuran dalgalar misali
Göğsümde paramparça oluyor.
Ben sahilde bekleyen yalnız bir taşım,
Her gelişinde biraz daha aşınan.
Seni unutmak değil bu;
Unutmak, hafızanın inkârıdır,
Oysa sen
Kalbimin en kuytu odasında
Işığı hiç sönmeyen bir kandilsin.
Bazen düşünüyorum,
Eğer zaman sana kıyamamış olsaydı,
Belki ellerimden tutar,
Hayatın kalabalığına doğru iterdin beni.
Gözlerinde,
“Yaşa,” diyen bir merhamet olurdu belki,
Ve ben,
Yaşamanın suç olmadığını öğrenirdim yeniden.
Fakat özlem,
Ruhun en sabırlı misafiridir.
Ne kapıyı çalar
Ne de vedalaşır giderken.
Sessizce oturur yanına,
Hatıraları dizlerine bırakır.
Rüzgârda saçlarının kokusunu arıyorum hâlâ,
Gecenin en derin yerinde
Sesinin kırıntılarını topluyorum.
Her yıldız,
Senden kalmış bir cümlenin yarısı gibi
Eksik parlıyor gökyüzünde.
Bil ki seni içimden söküp atmadım;
Kök saldın,
Ve ben o köklerin gölgesinde büyümeyi öğrendim.
Sevgi bazen kavuşmak değil,
Bir ismi kalbinle taşımayı bilmektir.
Şimdi ben,
Hatıranın kıyısında duran bir yolcuyum.
Bir yanım geçmişe bakar,
Bir yanım gün doğumuna.
Ve sen,
İki zamanın arasında
Beni hâlâ ayakta tutan
En sessiz mucizesin.
Sen olmadan yaşamak çok ağır geliyor ama gittikçe alışıyor gibiyim sevgilim;ben seni unutmayacağım,sen de beni unutma olur mu ?