pass_xviii

yaşım yirmi altı.
          	sana kırk senedir aşığım.
          	hayat kadar berrak,
          	ölüm kadar karmaşığım.
          	yüreğim kirli bir gökyüzü,
          	sense dolunay...
          	ruhunu esir alan sarmaşığım!
          	titreşirken kalplerimiz ankara soğuğunda
          	nice umut yeşerir gecenin soluğunda.
          	biz o bankta oturmuşuz
          	kalubela'dan beri.
          	kaç bahar görmüşüz kim bilir
          	kaç zemheri...
          	ilk kez ayın halesine sırnaşığım;
          	yaşım yirmi altı.
          	sana kırk senedir aşığım.
          	
          	şimdi başka gökyüzü.
          	yüz, göğü gözlüyor; gök, yüzü...
          	hazırlan mahbube;
          	çünkü hazır yeryüzü!
          	şu yollar, şu kaldırım, şu kedi...
          	kuşlar bile "hazırız" dedi.
          	bu saatler artık tehlikesiz,
          	mahbube uyan!
          	varsın olmasın cihanda sesimizi duyan.
          	dinleseler sükûnetin vaveylasını
          	her mecnun bulur elbet leylasını.
          	şimdi tumturaklı hayaller
          	peşimize takılır.
          	bu dolunay hatrına bin yıldız yakılır!
          	bıkmadan, usanmadan
          	bakılır da bakılır...
          	şimdi başka gökyüzü.
          	yüz, göğü gözlüyor; gök, yüzü...
          	hazırlan mahbube;
          	çünkü hazır yeryüzü!
          	
          	elveda ey benim yüce yalnızlığım!
          	her bakışta ışık ışık eriyen kederim.
          	elveda ey sonsuz boşluk, elveda!
          	artık yerim bellidir benim...
          	ey uluyan kurtların yoldaşı bedir!
          	bin yıllık yurtların sırdaşı bedir!
          	bil ki bu aşk bir hicrete gebedir...
          	elveda ey benim rengârenk karanlığım!
          	her nefeste dalga dalga
          	çürüyen viranlığım.
          	bilir misiniz vuslat,
          	deniz ile göğündür...
          	yârin gülümsemesi sanki bize düğündür.
          	ah o mahfuz saçların,
          	ah o deniz gözlerin...
          	biri sonsuz uzundur, biri sonsuz derin!
          	gör ve işit mahbube, işte senin eserin:
          	çarpıldı aşk denen güce, yalnızlığım.
          	elveda ey benim yüce yalnızlığım!
          	

pass_xviii

yaşım yirmi altı.
          sana kırk senedir aşığım.
          hayat kadar berrak,
          ölüm kadar karmaşığım.
          yüreğim kirli bir gökyüzü,
          sense dolunay...
          ruhunu esir alan sarmaşığım!
          titreşirken kalplerimiz ankara soğuğunda
          nice umut yeşerir gecenin soluğunda.
          biz o bankta oturmuşuz
          kalubela'dan beri.
          kaç bahar görmüşüz kim bilir
          kaç zemheri...
          ilk kez ayın halesine sırnaşığım;
          yaşım yirmi altı.
          sana kırk senedir aşığım.
          
          şimdi başka gökyüzü.
          yüz, göğü gözlüyor; gök, yüzü...
          hazırlan mahbube;
          çünkü hazır yeryüzü!
          şu yollar, şu kaldırım, şu kedi...
          kuşlar bile "hazırız" dedi.
          bu saatler artık tehlikesiz,
          mahbube uyan!
          varsın olmasın cihanda sesimizi duyan.
          dinleseler sükûnetin vaveylasını
          her mecnun bulur elbet leylasını.
          şimdi tumturaklı hayaller
          peşimize takılır.
          bu dolunay hatrına bin yıldız yakılır!
          bıkmadan, usanmadan
          bakılır da bakılır...
          şimdi başka gökyüzü.
          yüz, göğü gözlüyor; gök, yüzü...
          hazırlan mahbube;
          çünkü hazır yeryüzü!
          
          elveda ey benim yüce yalnızlığım!
          her bakışta ışık ışık eriyen kederim.
          elveda ey sonsuz boşluk, elveda!
          artık yerim bellidir benim...
          ey uluyan kurtların yoldaşı bedir!
          bin yıllık yurtların sırdaşı bedir!
          bil ki bu aşk bir hicrete gebedir...
          elveda ey benim rengârenk karanlığım!
          her nefeste dalga dalga
          çürüyen viranlığım.
          bilir misiniz vuslat,
          deniz ile göğündür...
          yârin gülümsemesi sanki bize düğündür.
          ah o mahfuz saçların,
          ah o deniz gözlerin...
          biri sonsuz uzundur, biri sonsuz derin!
          gör ve işit mahbube, işte senin eserin:
          çarpıldı aşk denen güce, yalnızlığım.
          elveda ey benim yüce yalnızlığım!
          

vatrain

Burada mısın? 

pass_xviii

@ vatrain  1 yıl daha geçmiş ")))
Balas

vatrain

bir yıl geçmiş ve ben yine sana denk geldim 
Balas

pass_xviii

Ve o hesaptaki yazılarına da bakacağım ^^
Balas

0bulutprensi0

.
          .
          .
          Zambaklar en ıssız yerlerde açar
          Ve vardır her vahşi çiçekte gurur
          Bir mumun ardında bekleyen rüzgâr
          Işıksız ruhumu sallar da durur
          Zambaklar en ıssız yerlerde açar
          .
          .
          .

pass_xviii

@bulutprensi 
            Zaman ne de çabuk geçiyor Mona. 
            Saat on ikidir söndü lambalar 
            Uyu da turnalar girsin rüyana, 
            Bakma tuhaf tuhaf göğe bu kadar. 
            Zaman ne de çabuk geçiyor Mona.
Balas

0bulutprensi0

Sana bir fil sözüm vardı. Hatırlıyor musun? Yoksa unuttun mu çoktan?
          İsmimi bile hatırlamazsın belki... Önemli de değil ismim, sadece belki ruhunda izlerim vardır da hatırlarsın... Belki bir gün gelip de uğrarsın bana, sevimli fil tanrıçası..

pass_xviii

işte bak,
          bu cehennem, doyuran narımız,
          ateş, emziren bağrımız,
          ve gecenin ikisini otuz geçerken hayatımız,
          eza ediliyor serüvenimize.
          iyi değilim allah'ım,
          iyi değilim semalar altında böyle.
          cefama bereketler olsun ki
          anamın dişlerinden başlıyorum dökülmeye.