Bazen bir kitap sadece bir hikâye anlatmaz; insanın kalbine dokunur, karakterleriyle yaşatır, sayfaları bittiğinde bile zihninden çıkmaz. İşte bu kitap benim için tam olarak öyleydi.
Fransa'da sanatla kendine bambaşka bir hayat kurmaya çalışan, köklü ve asker bir ailenin kızı... Bir saldırıyla altüst olan hayatı, babasının onu koruyabilmek için yaptığı anlaşmalı evlilik... Emirle evlenen bir asker, "âşık olmak yasak" diye başlayan bir anlaşma ve zamanla kaçınılmaz hâle gelen duygular...
"Eğer Bir gün seni öpersem bil ki iddayı kaybetmişimdir."
"Eğer Bir gün seni beklerken saatleri sayarsam bi ki ben de kaybetmişimdir."
Bu iki cümle bile kitabın ruhunu anlatmaya yetiyor. Sadece bir aşk hikâyesi değil; fedakârlık, aile, güven, sanat, acı ve iyileşmenin iç içe geçtiği, her sayfasında sizi biraz daha kendine bağlayan bir kitap.
Ben bu kitaba gerçekten hayran kaldım. Karakterlerin yaşadığı her duyguyu hissettim, bazı sahnelerde öfkelendim, bazılarında gülümsedim, bazılarında ise sayfaları bırakıp düşünmek zorunda kaldım.
Eğer anlaşmalı evlilik, asker romantizmi, güçlü kadın karakterler, yavaş yavaş gelişen aşk ve gizem dolu olay örgülerini seviyorsanız bu kitaba mutlaka bir şans verin. Bence çok daha fazla kişi bu hikâyeyi keşfetmeli. Hak ettiği değeri görmesini tüm kalbimle istiyorum. Okuduktan sonra neden bu kadar etkilendiğimi siz de anlayacaksınız.
https://www.wattpad.com/story/376661557