swoswe

swoswe

üstümü örtsün 
Balas

swoswe

kesilsin artık sesim
Balas

swoswe

istemem artık ışık, râyiha, renk âlemini,
          koklamam yosma karanfille, güzel yâsemini.

swoswe

her sabah başka bahâr olsa da ben uslandım,
            uğramam bahçelerin semtine gülden yandım.
Balas

swoswe

beklemem fecrini leylâklar açan nîsânın,
            özlemem vaktini dağ dağ kızaran erguvanın.
Balas

swoswe

beni bir lâhza müsâit bulamaz idlâle,
            ne beyaz bâkire zambak, ne ateşten lâle.
Balas

swoswe

desem ki vakitlerden bir nisan akşamıdır,
          rüzgârların en ferahlatıcısı senden esiyor,
          sende seyrediyorum denizlerin en mavisini,
          ormanların en kuytusunu sende gezmekteyim,
          senden kopardım çiçeklerin en solmazını,
          toprakların en bereketlisini sende sürdüm,
          sende tattım yemişlerin cümlesini.

swoswe

desem ki sen benim için,
            hava kadar lazım,
            ekmek kadar mübarek,
            su gibi aziz bir şeysin;
            nimettensin, nimettensin!
            desem  ki...
            inan bana sevgilim inan,
            evimde şenliksin, bahçemde bahar;
            ve soframda en eski şarap.
            ben sende yaşıyorum,
            sen bende hüküm sürmektesin.
            bırak ben söyleyeyim güzelliğini, 
            rüzgârlarla, nehirlerle, kuşlarla beraber.
            günlerden sonra bir gün,
            şayet sesimi farkedemezsen,
            rüzgârların, nehirlerin, kuşların sesinden,
            bil ki ölmüşüm.
            fakat yine üzülme, müsterih ol;
            kabirde böceklere ezberletirim güzelliğini,
            ve neden sonra
            tekrar duyduğun gün sesimi gökkubbede,
            hatırla ki mahşer günüdür
            ortalığa düşmüşüm seni arıyorum.
Balas

swoswe

bir gece, 
          gecede bir uyku,
          uykunun içinde ben.
          uyuyorum, 
          uykudayım, 
          yanımda sen.. 

swoswe

seni yitiriyorum 
            çok karanlık bir anda. 
            birden uyanıyorum, 
            bakıyorum aydınlık; 
            uyuyorsun yanımda..
            güzelce.
Balas

swoswe

ben seni seviyorum, 
            gizlice.
            el-pençe duruyorum, 
            yüzüne bakıyorum, 
            söylemeden, 
            tek hece.. 
Balas

swoswe

uykunun içinde bir rüya, 
            rüyamda bir gece, 
            gecede ben.
            bir yere gidiyorum, 
            delice.
            aklımda sen.. 
Balas

swoswe

akşamüstüne doğru, kış vakti; 
          bir hasta odasının penceresinde; 
          yalnız bende değil yalnızlık hali; 
          deniz de karanlık, gökyüzü de; 
          bir acayip, kuşların hâli.  

swoswe

ölünce kirlerimizden temizlenir, 
            ölünce biz de iyi adam oluruz; 
            şöhretmiş, kadınmış, para hırsıymış, 
            hepsini unuturuz.
Balas

swoswe

ölürüz diye mi üzülüyoruz? 
            ne ettik, ne gördük şu fani dünyada 
            kötülükten gayri? 
Balas

swoswe

bakma fakirmişim, kimsesizmişim; 
            - akşam üstüne doğru, kış vakti - 
            benim de sevdalar geçti başımdan. 
            şöhretmiş, kadınmış, para hırsıymış; 
            zamanla anlıyor insan dünyayı. 
Balas

swoswe

diyebilirim ki kırk yıl sürdü içim
          kırk yıl sürdü içimi titreten zaman
          bu muamma
          başımı en feci yastığa koyup
          yüzündeki tek tanrılı dinleri denedim
          yüzündeki en unutkan yerleri
          

swoswe

geldiğimde tek tanrılı dinlerde yer yoktu
            suratımı astım
            kırk vakt’e bakıp sana inandım 
Balas

swoswe

diyebilirim ki bilinmeyen dualar buldum
            başka bitkiler
            ıhlamur
            susmak ve yutkunmak
Balas