tarumarbaharlar
"incirlerin hepsini ayrı ayrı istiyordum ama birini seçmek ötekilerin hepsini kaybetmek demekti ve ben orada karar veremeden otururken incirler buruşup kararıyor birer birer toprağa, ayaklarımın dibine düşüyorlardı."
tarumarbaharlar
Evet bu yüzden, yorgunluğumu anlatamıyorum kimseye.Yakınmalarımda ince bir alay görüyorlar. Bu inceliği bana yakıştıranlar tabii cahil insanlar. Ötekilerle artık görüşmüyorum. Darıldım onlara. Onlar bu dargınlığımın farkında değil tabii, Kapıdan çıkıp gidince hemen unutuluyorum. Bir de benimle uğrasacak vakitleri yok. Çünkü uğraşmaya değmiyorum. Ben de darıldım onlara iste. Yolda, onlardan birini görünce, sıkılarak gülümsüyorum. lçimden geçenleri saklamak istiyorum. Onların içinden ne geçtiğini anlayamıyorum; yüzlerinden belli olmaz ki duyguları. Bu nedenle, yüzlerini görmek içime sıkıntı veriyor. Sıkıntıma onlar sebep oldu sanki. Hepsi de sanki hiçbir sey olmamış gibi rahatça yürüyor yolda. Karşıdan karşıya emin adımlarla geciyorlar Günlük yaşayışlarını sürdürüyorlar. Galiba yalnız ben yoruldum. Ve bu yorgunluğumu yaşamak zorundayım.
tarumarbaharlar
Just say " Kimseye tahammulum yok kimsenin de bana olmasın mümkünse"
tarumarbaharlar
Madem böyle olacaktı , neden yaşadım tüm bu olanları. Gözlerin görmeden nasıl birden yola atlar ve arabaların seni ezmeyeceğini düşünürsün? Umut etmek mi senin ki. Yola atladıktan sonra umudunun boşa çıktığını görüyor ve çok daha üzülüyorsun oysa belli değil mi arabaların seni ezip geçeceği? Bu umudunu neden bir hiç uğruna kullanıyor çaba gösteriyorsun ki. Önce gözlerini aç çiçeğim aç ki yolu gör. Yola devam et. Bekle dinlen biraz da zararı yok sonuçta sana. Diyeceklerim yapacaklarım çok başkaydı ama her defasında kendimi aynı noktada , başlangıç çizgisinde buldum. Bir şeyleri düzelttiğme rağmen mi böyle yoksa düzelttiğimi sanıp aslında hep kendime aynı yolu mu izletiyorum bilmiyorum. Bi yerde yanlış yola saptığım kesin ama o yol beni hep aynı ilk başladığım yere götürüyor. Madem böyle olacaktı neden yaşadım tüm bu olanları? Çünkü olması gerektiği için yaşadım. Çünkü insan bazen görmeyen gözleriyle yola atlayıp o acıyı hissetmeli. Sıcak sütten dili yanmalı ki bir daha üflemeden içmesin. Tabi bunlar çok başka şeyler. Çok daha başka şeyler de var. Madem bir hayatın var o zaman bırak gitsin. Madem kıyısına köşesine yerleşiyorsun hiç yerleşme. Bir kapının önünde çıkacak gibi hazır ol da bekleniyorsa o kapıdan içeri girme. O kapıyı hiç açma. Zehirli sarmaşıklar çevriliyorsa etrafını zehri yayanı kes kurtul. Bu böyledir , sanmaların dili ağırdır.
tarumarbaharlar
Bundan böyle Züleyha , göğsünde bir kalp yerine bir taş parçası taşıyacak.
tarumarbaharlar
Çok yalnizım, kalabaliklar tarafindan kuşatılmişim.
Yazmayalı aylar oldu. O zamandan beri zihinsel bir uyku halindeyim, bir başkasının hayatıni yaşıyorum. Temsili bir mutluluk hissediyorum sıklikla. Hiç var olmamış gibiyim. Sanki bir başkasıyim. Düşünmeden yaşıyorum. Kendimi tanimaya bașlıyorum. Bir varlığım yok benim. Olmak istediğim ile başkalarının beni dönüştürdüğü sey arasındaki boșluğum ben. Beni odamda rahat ve tek bașıma birakmanızı istiyorum sadece. Benim için hayat, uçuruma giden otobüs gelene kadar kalmak zorunda birakıldiğim .yol kenarindaki bir handır sadece. Bu hani bir hapishane olarak düşünebililrim çünkü içinde beklemeye zorlaniyorum; bir sosyal merkez olarak da görebilirim çünkü burada başkalarıyla karşılaşıyorum. Fakat ne sabırsızım ne sıradan. Hiçbir zaman aktif bir yaşam sürme konusunda becerikli olamadım. Daima hiç kimsenin atmayacağı yanlıș adımları attım; diğer insanlara kolay gelen șeyler uğruna daima çaba harcamak zorunda kaldım.
Hayatım boyunca attığım her adımı yeniye karşı bir korku duyarak attığıma ve tanıştığım her insanın her gün daldığım korkulu düşünceleri beslemek için önüme sunulan, bilinmeyenin yeni ve canlı bir parçası olduğuna inandığım için her șeyden uzak durmaya, hiçbir yere gitmemeye, eylemlerimi en aza indirmeye, insanlarla ve olaylarla karşılaşmaktan olabildiğince kaçınmaya, vazgeçiște ilerlemeye ve mükemmelleşmeye karar verdim. işte yaşamak bu kadar dehșet ve eziyet verici benim için.
Gördüğümü ya da dokunduğumu iddia edemeyeceğim buzlu camdan bir paravan vardı daima hayat ile aramda; ben o hayatta ya da o boyutta yaşamadım hiç. Düşlerim yıldırımdan korunmak için șemsiyenin altına sığınmak kadar aptalca. Kendime bakıyorum, ama kaybolmuşum. Kendimi tanırım; bu gördüğüm ben değilim.
Delilik yoksa nedir ki insan , canlı kanlı bir yaratıktan , üreten ve yaşayan cesetten başka?
tarumarbaharlar
Her şeyi yazmıyorum, korkuyorum. Yazarsam çok dağılacağım gibi...
tarumarbaharlar
Mutsuzluktan söz etmek istiyorum
Dikey ve yatay mutsuzluktan
Mükemmel mutsuzluğundan insansoyunun
sevgim acıyor
Biz giz dolu bir şey yaşadık
onlar da orada yaşadılar
Bir dağın çarpıklığını
bir sevinç sanarak
En başta mutsuzluk elbet
Kasaba meyhanesi gibi
Kahkahası gün ışığına vurup da
ötede beride yansımayan
Yani birinin solgun bir gülden kaptığı frengi
Öbürünün bir kadından aldığı verem
Bütün işhanlarının tarihçesi
Bütün söz vermelerin tarihçesi
sevgim acıyor
tarumarbaharlar
Yazık sevgime diyor birisi
Güzel gözlü bir çocuğun bile
O kadar korunmuş bir yazı yoktu
Ne denmelidir bilemiyorum
sevgim acıyor
Gemiler gene gelip gidiyor
Dağlar kararıp aydınlanacaklar
Ve o kadar
Tavrım bir şeyi bulup coşmaktır
Sonbahar geldi hüzün
Kış geldi kara hüzün
Ey en akıllı kişisi gündüzün
sevgim acıyor
Kimi sevsem
Kim beni sevse
Eylül toparlandı gitti işte
Ekim falan da gider bu gidişle
Tarihe gömülen koca koca atlar
Tarihe gömülür o kadar
•
Reply
tarumarbaharlar
Kimim ben neyim
Hem güneş hem gölgeyim
Dalımda binbir çiçek
Ama kendim çöldeyim