vedakesikleri

sızı olmaya yakışırdın sızım oldun sıkıştım. 

vedakesikleri

hayatım boyunca her zaman vedalara takıntılı bir kız oldum çünkü hiç veda edilmeyerek bitilmis her sey yarımmış ve tamamlanmak zorundaymis gibi geliyordu. hiç eksik kalmak istemedim. sonra vedalardan nefret eden bir adamla tanıştım. onun için veda etmek ağırdı, yürek isteyen bir şeydi. insan her yerden öyle kolayca gidemiyor demişti. sonra söz verdirmistim 'bir gün gitmek zorunda kalırsan bu oyle anlık olmasın bana en azından bir vedayi çok görme olur mu' demiştim. bir yerden öylece gitmek gitmek degildir ki çünkü. terk etmektir. değer vermemektir, bir vedayi sana çok görüyorum demektir. söz verdirtmistim.

vedakesikleri

derdine ağlayacağım yerde derdim oldun ağlattın. 
Balas

vedakesikleri

sanki herkese yurumussun caddeler boyu bana gelince yorulmussun. 
Balas

vedakesikleri

bide içimde tarif edemedigim bir kırgınlık var. 
Balas

vedakesikleri

onunla bir geleceğim olamayacağını aklım çoktan anladı, yollarımızın kesismeyecegini kabullendi fakat kalbim geride kaldı ; sanki orada unutulmuş bir eşya gibi. dönüp almaya gücüm yok ama bırakmayacak kadar da bende. başkasına gülümsemek mümkün, başkasının ismini duymak olası ama içime sinmiyor; çünkü kalbim hala ona ait olmanın sessizliğini yaşıyor. vazgeçtim, evet ama tamamen kurtulamadım. ona ait hissetmekten, adını  fısıldamaktan, bazen yokluğuna bile sadık kalmaktan. işte en acısı da bu: bittiğini bilip hala bitmemiş gibi hissetmek.

vedakesikleri

bir de şey. 

vedakesikleri

ev olmuslugun var bana. 
Balas

vedakesikleri

hayatımdaki en ufak olayları bile hep sana anlatma isteği. 
Balas