final, beni(m) için dans et

13.1K 826 730
                                        

for @sujimyheart

İyi okumalar♡

Lana Del Rey-Brooklyn Baby

"Bebeğim siyah kutuyu nereye koydun?" Gömleğimin üzerindeki elim duraksamış, bir süre düşündükten sonra, "Salonda masanın üstünde," diye bağırmıştım. Ben kıyafetlerimizi askıya asıyordum ve Yoongi de kalan son eşyaları yerleştiriyordu. Sabah beni evden almaya geldiğinde önce kahvaltı yapmıştık. Oyalanmadan yeni evimize geldiğimizde taşınmış olan eşyaları yerleştirmeye başlamıştık ki bu Yoongi'nin rahat durmadığı anlar yüzünden biraz gecikmişti.

Yoongi'yle yaşama fikri içimi sıcacık ediyordu. Sevgili olduğumuz günden beri benim için tatlı bir kediye dönüşmüştü ve ben en çok bu hallerini seviyordum onun. Her ne kadar Jungkook'un mızmızlanmalarını dinlesem de, içten içe Taehyung'u birlikte yaşama fikri için ayartmayı başarmasının keyfini sürdüğünü biliyordum.

Yüzümde hala keyifli bir gülümseme varlığını korurken, "Buldun mu?" diye içeriye doğru seslenmiştim. Ses gelmeyince elimdeki yeni bir gömleği asıp tekrar bağırdım. "Yoongi?" Önce belime dolanan kollarla irkilmiş sonra da başımı çevirip arkamdaki bedenin yüzünü görmeye çalışmıştım. "Buldum," dedi. Hemen dibimde olduğundan nefesini boynumda hissetmiştim. Fısıltısı tüylerimi diken diken ederken yutkunmuş, ellerimi askılıktan çekip kolları arasında ona doğru dönmüştüm.

Derin sesini işittiğim ve kararan gözlerine şahit olduğum anlarda kasıklarım anında yanmaya başlıyordu. Ona karşı iradesiz bir adamdım. Beni gülümsetmeyi çok iyi biliyordu ancak hiçbir şey yapmamasına rağmen bacaklarımı titretecek ve karnımın kasılmasını sağlayacak kadar etkilemeyi de çok iyi biliyordu.

"Yine yaramazlık yapıyorsun!" dedim dudaklarımı büzerek. Tehlikeli bir sırıtış dudaklarına peydah olmuş, gözlerini örten siyah saçlarını geriye itmiş ve elini tekrar belime koymuştu. Tanrı, Min Yoongi'nin ellerini belime ait kılmıştı, bu yüzden en çok ellerini seviyordum belki de. "Hiçbir şey yapmıyorum," demişti ancak nefesini tam da dudaklarımın üstüne üflüyordu.

Min Yoongi ilgiyi seven adamdı. Tanımadığı bir ortamda gözlerin üzerinde olmasından rahatsızlık duyar, sevdiği insanlar tarafından ilgi görmeye ise bayılırdı. Karakterini avucumun içi gibi biliyordum çünkü kendisini bana sınır koymaksızın açmış, herkesten daha iyi tanımam için bana yardımcı olmuştu.

Sevgilim diye söylemiyorum, donuk yüz ifadesinin altında sıcacık bir kişilik barındırır.

Kollarımı boynuna dolayıp muzipçe sırıtmış, onun bu edepsiz oyununa zevkle karşılık vermiştim. "Gün geçtikçe daha da tehlikeli bir adam oluyorsunuz Bay Min," dedim. Bunu söylerken dudaklarımın dudaklarına değdiğinden de emin olmuştum. Min Yoongi kedi gibi bir adamdı ancak ona söz ettiğim 'tehlikeli adam' kalıbı, o tam da üzerimdeyken açığa çıkıyordu.

"Demek öyle Bay Park," dedi tek kaşını kaldırırken. O sırada ben içimden neden bu kadar seksi olduğunu sorguluyordum. Onu kendime saklamalıydım, bunu kesinlikle yapmalıydım.

Belimdeki kollarını sıklaştırıp dudaklarımızı birleştirmiş, yavaşlıktan oldukça uzak şekilde karşılık vermiştim. Alt dudağımı dişleriyle çekiştiriyor, bunu her yaptığında ellerim altındaki yumuşak saçlarına sertçe asılmama sebep oluyordu. Dilini dudaklarım arasına almış ve emmiştim. Ellerini belimden kalçalarıma indirdiğinde, önce parmaklarıyla yoğurmuş sonra da bedenimi yükseltip kucağına almıştı. Bacaklarımı tereddüt etmeden beline dolamıştım. Üst dudağını emip nefes almak için geri çekildiğimde, müptelası olduğum tatlı dudaklarına bu defa ben asılmıştım.

bludfire: yoonmin Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin