31.Bölüm

467 52 1
                                        

                            Büyük  Gün ....

Dua bir umut çığlığıdır..

Hafsadan :

Dün   o kadar güzeldi ki nasıl  geçtiğini  bile anlamamıştım   kitap ayracı  o kadar  güzel  olmuştu ki kugu gibiydi

Çok güzellerdi  bee ! fotoğraf çekimleri  falan çok eğlenceli  güzel  olmuştu
Birbirlerine  çok yakışıyorlardı bana deseler  bukrenin duası  ikizinmiş  hayal gibi gelirdi şimdi ise  en sevdiklerim yuva kuruyordu beraber
Her şey o kadar güzeldi ki nazar deyecek diye ödüm  kopuyordu çok güzel  şirin  sade ve şık bir evleri olmuştu
Evleride pastel tonlar hakimdi  hepsini  bukreyle ömer  beraber  karar vermişti benimde  ufak dokunuşlarım olmuştu tabi  ev dizerken en çok eğlendiğim  dolap kısmı olmuştu bir sürü  abur cubur   pasta malzemesi almıştık   kahvaltılıklar falan  çok  eğlenmiştik  market alışverişinden dolayı  sevgili ikizim biraz  soyulmuş gibi olsada önemi  yoktu yani şimdi  kendimide düşünmeliyim dimi   bu yaşa geldim  annem abur cubur  eve sokturmuyordu yakalayınca tonla laf ediyor mahallenin çocuklarına  dağıtıyordu ama burada karışamazdı  geldikçe  yerdim  bukre zaten kuş kadardı ömer zaten pek sevmezdi yani anlıyacağınız kendi çıkarımı  düşünerek  bolcana almıştım yaşasın  kötülük şaka  şaka yaşasın  abur cuburlar  :D

Dün   o kadar yorulmuştum  ki yorgunluktan doğru düzgün  uyuyamamıştım bile   tam daldığım  anda sabah namazı için  kurduğum  alarm çalmıştı   kalkıp  namazımı kıldım baktım hala uyanamıyordum  yasini şerif  okuyup her gün unutmazsam yapmaya çalıştığım  salavatıda  peygamber efendimiz ( sav )  hediye ettim  ne kadar peygamberimi hatırlarsam bu dünyada  selam gönderirsem o kadar yakın  olurdum
Bir kitapta salavatın önemine dair bir kıssa  okumuştum

Süfyan-ı Sevri hazretleri anlatır:
Kâbe’yi tavaf ederken, her adımda salevat okuyan birini gördüm. Ona (Sen gerekli duaları bırakıp hep salevat okuyorsun. Her yerde okunacak dua var) dedim. Sen kimsin dedi. Ben de kendimi tanıttım. (Sen avamdan değilsin, âlimsin, sana anlatayım) diyerek başladı:

Babamla Beytullaha gitmek üzere yola çıkmıştık. Yolda babam hastalandı. Onu tedavi etmek için epey uğraştıysam da babam vefat etti. Baktım, ölünce yüzü karardı. Yüzünü kapattım. Yanında uyuya kalmışım. Rüyamda öyle bir zat gördüm ki, ondan daha güzel yüzlü hiç kimse görmemiştim. Çok güzel kokuyordu. Babamın yanına geldi. Yüzündeki örtüyü kaldırıp elini babamın yüzüne sürdü. Babamın siyah yüzü nurlandı, bembeyaz oldu. Bu zâta kim olduğunu sorunca, (Ben Resulullahım. Baban, ömrünü boşa harcadı. Fakat bana çok salevat okurdu, şimdi sıkıntıda olduğunu bildirdiler, kendisi de benden yardım istedi. Çok salavat okuyan mümine ben elbette yardım ederim) buyurdu. Uyanınca babamın yüzünün bembeyaz olduğunu gördüm. İşte bu yüzden her yerde Peygamber efendimize çok salavat okuyorum


Peygamberimizin (sav) bizi tanıması bize şefaat etmesi ne büyüktü okuyup ögrenedigim bu kıssadan  beri 100 defada   3  defada olsa her gün çekmeye çalışıyordum  

Ne zamandır  yapamadığım  tefsir ve mealede bakmıştım biraz okumamı tamamladıktan sonra telefona  baktığımda  6 geliyordu birazdan  annemde kalkardı kahvaltı hazırlığı  için evdemisafir vardı  çünkü  teyzem ve ailesi düğün için  gelmişlerdi 2 gündür bizdelerdi erzurumda yaşadıkları  için  pek  görüşemiyorduk ama iyi gelmişti gelmeleri  evimizde düğünün oldugunu  hissetmiştik bu sefer

YazgıBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin