Ne güzel söylemiş Mevlâna..
“Her şey vaktini bekler. Ne gül vaktinden önce açar, ne de güneş vaktinden erken doğar. Bekle, senin olan sana gelecektir
Candan devam
Her yerde ben hafasayı seviyorum diye bağırmak istiyordum
Uzun zamandır hiç bu kadar mutlu olduğumu hatırlamıyorum
Hafsaya duygularımı itiraf ettigim an üstümden tonla yük kalmıştı beni masada bırakıp öylece gitmişti bu kadar kolay olmamalıydı sakladığı bir şeyler vardı
gözleri bana öyle bakarken sözlerine inanmamı bekliyordu hemen arkasından çıktım
Cadde de bir yerde oldugumuz için şükretmiştim arabalar hafsayı yavaşlamıştı çok ilerleyemeden hafsaya yetistim hafsa desemde durmuyordu kolundan tutmak zorunda kaldım biliyorum o böyle şeylere çok dikkat ediyor ama bir an refles olarak oldu sonrası malum işte sinirle dökülmüştü ağzından teker teker bir taraftan ağlıyor bir taraftan hesap soruyordu o an sadece çekip sarılmak istedim bir kerede olsa sımsıkı bencilce davranıp sarılamazdım
Bana seni seviyorum demese bile kızgınlığı öfkesi sözleri ayan beyan belli ediyordu hafsaya söylemeden önce olurda olumsuz bir yanıt alırsam diye düşünmüştüm ama ne farkederki ben hafsayı seviyordum ve nefes aldıkcada sevecektim o bana gelene kadar beklerdim ama böylesi bambaşkaymış
Bana kafa tutması o kadar hoşuma gidiyordu ki bilerek sinir ediyordum hala gülüyorum gül teyzenin yanında her şeyi söylerim diye tehtit ettigimde ben bekliyorumki zıtlaşır inat eder gelmez falan bir taraftanda nasıl korkuyorum ama
5 dakikaya hazır bir şekilde yavaş adımlarla yanıma gelen kızı görünce gülmemek için zor tutmuştum kendimi
Her şeyi hallettikten sonra onu evine bırakıp kendi evime dohru yola çıktım eve o kadar hızlı gelmiştim ki normalde hafsagilden dönüşte bu yollar bitmek bilmezdi
İşin gücün yoksa bide beni evde bekleyen bir adet merte anlat olanları olsun bee sabaha kadar konuşsada dayanabilirdim bu enerjiyle hakkını yiyemem bana çok fazla destegi olmuştu normal yaşantısında her şeyi dağlaya alan biriydi fakat konu böyle şeyler olunca o mantıksız adam gidiyor mantıklı ciddi adam geliyordu peki bizimkilerin arasından sadece onun benim duygularımı farketmesi fena bu çocuk
Sessizce kapıyı açtım mertten ses yoktu uyumuş olması umuduyla sesizce odama dogru ilerledim
- aşkım ne o uyumaya mı
Aşkımı sana yedirirdim normalde ama iyi günümdeyim
- sen uyumadın mı ya
- uyumadım canım uyumadım hadi üstüne değiştir gel salona
- of tamam
-ne dedin
- geliyorum mertcim geliyorum
- hı o zaman sen gelene kadar bende kahve yapayım
Odama girip hemen duş aldım bugünün yorgunluğu anca bir duşla uykuyla atılırdı ama uyuyabilecekmiyim onu bilmiyordum işte
Buz gibi havadan sonra İyi gelmişti duş ne vardı tatlı tatlı konuşsaydın cafede kaçıyorsun benden inatçı keçi ne olacak üstüme rahat bir şeyler geçirip telefona baka baka salona,dogru yürüdüm
Hafsadan hiç bir mesaj yoktu neyse kızı ilk günden boğmayayım ilk mesajlarımızı görünce gülümsedim
- ne o lan neye sırıtıyon pişmiş kelle gibi söylede bizde gülelim
Bir dakika mert degil ki bu
Telefonunu kaldırdığımda keşke kaldırmasaydım bunların ne işi var ulan mert ulan mert
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Yazgı
SpiritualHayat onları ne kadar ayırmaya çalışsada daha annelerinin karnına düştüğü anda yazılmıştı yazgıları ilmek ilmek düğümlemişti birbirine kaderleri İkizdiler onlar birinin kalbi acısa digeri hissederdi onları ayırmak deli saçmasından başka bi...
