jaehyunj: özür dilerim telafi edeceğim tamam mı bu arada koşarken o panik halinle çok güzel gözüküyordun
dodo: her gün paparazilerden kaçmıyoruz herhalde senin hayatın hep böyle mi anında cebinden maskeni çıkardın ben ona şaşırdım
jaehyunj: maalesef maskem ve berem kapıda asılı oluyor telefonu unuturum onları unutmam bereyi unutmuşum bugün neyse sanırım en eğlenceli kaçışım bugünküydü :d
dodo: o sondaki gülüşü anladım ben şimdi neredesin peki beni bıraktıktan sonra eve mi gittin
jaehyunj: eve gitmiştim ama hasteneden aradılar şimdi gidiyorum
dodo: anladım ben seni tutmayayım o zaman
(görüldü)
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
SON DAKİKA Ünlü cerrahın ilişkisi mi var?
Jeong Jaehyun önce Seoul'de popüler bir müze girişinde yanında kimliği belirsiz bir adamla koşarak haber ekiplerinden kaçarken yakalandı.
Kameralardan kaçmayı başaran cerrah bu kez bir apartmandan çıkarken görüntülendi. Müzede yanında bulunan beyefendinin evi olduğu hakkındaki iddialar artmakta.
Doyoung lanet ve küfürler savurarak telefonunu koltuğa fırlattı.
Ne yapması gerekiyor bilmiyordu. Mutlu mu olmalıydı yoksa üzülmeli miydi? Hiçbir şey bilmiyordu.
Fırlattığı telefonu geri alıp Jaehyun'u aradı.
"Alo?"
"Hızlı, hızlı hadi. 300'e şarj et"
Doyoung duyduğu sesleri anlamlandırmaya çalışırken bir kadın sesi geldi.
"Merhaba, Jaehyun hoca şu an cevap veremez. Acil miydi?"
"Çekilin!" "Bir, iki, üç, dört bizle kal bayım, bizle kal."
Doyoung adeta kitlenmişti. Jaehyun birini kurtarmaya mı çalışıyordu?
"Yok hayır acil değil"
"Hocam hasta döndü!"
"Öyleyse sonra arayın, iyi günler"
"Ameliyathaneye alın çabuk!"
Doyoung'un en son duyduğu şey Jaehyun'un bağırması oldu.
———
"Çok başarılı bir ameliyat oldu, herkesi emeğinden dolayı tebrik ederim"
Jaehyun önlüğünü çıkarıp ameliyathaneden çıktı. Ellerini yıkamak için üniteye yöneldiği sırada onun için beyaz önlüğünü ve telefonunu tutan hemşire ile karşılaştı.
"Önemli bir arama geldi mi Bayan Kang"
"Bir kişi aradı efendim, Doyoung sanırım ismi."
"Doyoung mu? Ne zaman aradı."
"Siz hastayı döndürmeye çalışırken"
Jaehyun elinde tuttuğu bonesini düşürdü. Her halinden belliydi aklına kötü bir şeyler geldiği.
4 yıl önce
"Onu sen öldürdün! Duydun mu beni! Kahretsin! Oğlum, oğlumu aldın benden. Umarım hayat herkesi senden alır, tüm sevdiklerini. Şeytansın sen!"
Bir kadın,üniformalı öğrenciye bağırıp duruyordu.
Jaehyun ise her zamanki gibi babasının yanına hastaneye gelmişti. Ameliyatta olduğunu öğrenince ameliyathanelerin bulunduğu kata indi.
Duyduklarından anladığı üzere biri vefat etmişti. Sessizce koltuklardan birine oturup umutla babasının hastasının ölmemiş olmasını umut ederek bekledi.
Babası ameliyathaneden çıkınca az önce bağıran kadın ona doğru koşmaya başladı, ve o diğer çocukta.
Babası kadını sakinleştirmeye çalışırken özür diliyordu.
"Ben çok özür dilerim, elimden geleni yaptım ama onu kurtaramadım, başınız sağ olsun."
Üniformalı çocuk ağlayarak merdivenlerden çıkmaya başladı. Jaehyun ise babasının arkasından ona seslenmesine aldırış etmeyip çocuğu takip etti.
"Şey, pardon ben az önce... yani şey... su... su ister misin biraz?"
"Sen kimsin? Ve neden buradasın?"
"Boşver şimdi beni, al biraz iç, lütfen ağlama artık."
"Sen hiç sevdiğini kaybettin mi? Kaybetmediysen bilemezsin, kalbim çok acıyor tamam mı, ruhum, bedenim... git yanımdan. Sadece git."
————
"Kim Dongyoung? O sen değildin değil mi? Hayır, hayır değilsin. Olamaz Tanrı'm bunu bana yapma ona bu kadar bağlanmışken şimdi bunu söylersem gider benden. Alma onu ne olur yalvarırım alma"
"Hocam iyi misiniz?"
"Değilim, hem de hiç"
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Oh oh neler neler Yarabbi neler yazıyorum iyice sapıttım düzgün bir ritim tutturmam lazım
(minik bir zaman karmaşası var Jaehyun üni okumadan doktorolmuş gibi ama oraya çok takılmazsanız beni mutlu edersiniz)