Uygulanmasının zor olacağı anlaşılan Sevr Antlaşması'nın biraz yumuşatılması için Londra'da toplanacak konferansa, silahını konuşturmaya başlayan Ankara'nın temsilcileri de çağırılır.
Son dönem Osmanlı aydınlarının kişiliksizliğinin,teslimiyetçileğinin ve Batı karşısında duyduğu aşağılık duygusunun mükemmel bir örneği olan Ali Kemal Londra konferansı öncesinde şöyle yazacaktır:
"Avrupa ile başa çıkmayı,yüzyıllardan beri Asya'nın hangi kavmi başarabildi ki biz başarabilelim?"
Ayrıca gazetesinde,Yunanlılara sığınarak onlar adına propaganda yapmayı kabul eden Ethem'in İzmir'de verdiği bir demeci de yayımlar.Ethem şöyle demektedir:"M. Kemal, Yunan ordusunun hızlı bir taarruzuna bir dakika bile dayanamaz!"
Ethem bu cümleyle,yalnız kendi beklentisini değil,hanedanın,çıkarı hanedana ve bu çürümüş düzene bağlı olanların,işbirlikçilerin, gafillerin,hainlerin ve elbette işgalcilerin hayalini de dile getirmiş oluyordu.Konferansın ilk oturumunda Tevfik Paşa kısa bir konuşma yaparak İstanbul'un görüşlerini açıklar. Ankara sözcüsünün parlak konuşması çok takdir toplar.Ama konferans, İngiliz entrikasının şaheser bir örneği olarak devam edecektir.(29)
Türklerin Sovyetler'le görüşmelere başlamasından huzursuzlanan Lloyd George,yeni Yunan hükümetinin savaşı sürdürmeye çok hevesli olduğunu görünce,Yunan ordusuna yeşil ışık yakar.
Atina ve Ankara temsilcilerine, hükümetleriyle yeniden temas etmeleri için 25 gün süre tanınarak konferansa ara verilir.Londra'da bulunan Dışişleri Bakanı Bekir Sami Bey, fransızlarla barışı sağlayacağını sandığı gizli bir anlaşma imzalar ve anlaşmayı Ankara'ya yollar.
Bunu öğrenen Yunan hükümeti, Türk-Fransız anlaşması kesinleşirse, Türklerin, çukurova'daki iki tümenli ikinci Kolorduyu Batı cephesine kaydırmasından korkacaktır.Erken davranmak için General Papulas'a hemen harekete geçmesi için emir verir.Oysa Büyük Millet Meclisi, Fransızlarla yapılan anlaşmayı,Milli Ant'a vatan İstiklal anlayışına aykırı bulacak ve askeri yararını bir yana bırakarak reddedecektir.
Bugünlerde Türk-Sovyet görüşmeleri sonuçlanır ve Moskova'da dostluk antlaşması imzalanır.Bu antlaşmayla Sovyetler,güney sınırlarını güven altına alırlar.İstanbul ve Çanakkale boğazlarının İngilizlerin elinde kalmaması için de yeni Türk ordusuna silah ve cephane yardımı yapmayı ve yılda 10 milyon ruble vermeyi kabul ederler.(30)General Papulas 22 Mart 1921 günü ordu'ya bir mesaj yayımlar:
"Asker!
Düşman,Yunan İyonyasına ayak bastığınızdan beri yenip kovaladığınız düşmandır! Hızınız karşısında kaçıyor! Bu barbar zulmün son kalıntılarını yok edip Yunan uygarlığının kurucuları olunuz!
Sizi yeni bir zafere çağırıyorum!"Yunan ordusu,temsilciler dönüş yolundayken,23 Mart sabahı,saat 07.00'de,Eskişehir ve Afyon'a doğru, iki koldan taarruza geçer.
İstanbul'da üslenen Yunan donanması da, İstanbul'dan ve Rusya'dan Anadolu'ya silah ve malzeme kaçırılmasını ve yollanması önlemek için, Karadeniz kıyılarını abluka altına almak amacıyla Karadeniz'e açılır.
Böylece Londra konferansı, sonuçlanmadan tarihe gömülür.Genel bir taarruzla düşmanı yok edebilecek gücü kazanıncaya kadar stratejik savunmada kalmayı kararlaştırmış olan Ankara, bu savaşta şu çok sade ve cüretli planı uygulayacaktır: Düşmanın güney koluna karşı oylama savaşı verilerek ordunun büyük kısmını, kuzeydeki kol karşısında (inönü'de) toplayıp düşmanı yenmek, daha sonra katılması mümkün olan bütün kuvvetlerle düşmanın güney koluna (Dumlupınar-Afyon) dönmek.
Uşak'tan yola çıkan GENARAL KONDULİS komutasındaki birinci Yunan kolordusu, Dumlupınar mevziindeki Türk tümenini geri atarak ilerler,26 Mart'ta Afyon'a girer.
Türk komuta Kurulu,bu kesimdeki yenilgiye bakmaksızın,bu cepheden iki piyade tümenini kuzeye kaydırır. Meclis Muhafız Taburu'nu ve Ankara'ya ulaşmış olan 5. Kafkas Tümeni'ni de demiryoluyla inönü'ye yollar.
Bursa'dan ilerleyen GENERAL VLAHOPULOS komutasındaki üçüncü Yunan kolordusu, İnönü mevzileri önünde, çok sert ve büyük bir direniş ile karşılaşır. Eskişehir'deki demiryolu tamirhanesinde, Anadolu'ya geçip işbaşı etmiş imalat-ı harbiye subay ve ustalarının çalışır hale getirdikleri 150 mm.lik sekiz ağır top, Yunanlıları dehşete düşürür. Türk askeri bu kez daha kararlıdır. Süngüsü olmayanlar tüfeğinin dipçiği, küreği,çıplak yumruğu ile dövüşürler. Mesela 3. alayın 3. Tabur'unun bütün bölük komutanları şehit düşer. Tümen komutanları bile ileri hatlara kadar gelirler; Albay (deli) Halit Karsıalan yaralanır.
Kızgın Savaş ileri-geri dalgalanmalarla sürmektedir.
Batı cephesi komutanı İsmet Paşa, heyecan içinde savaşı izleyen Ankara'ya,sağ kanat birliklerini karşı taarruza kaldıracağını bildirir.🌿🌿🌿🌿🌿🌿🌿🌿🌿🌿🌿🌿🌿🌿🌿
Tekrardan merhabalar efenim Turgut Özakman'ın karika olan bu kitabından sayfalar okumaya devam.kitabı okudukça daha da seviyorum.medyaya kitapta verilen resimleri koyuyorum.iyi günler sayın tarih severler.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
şu çılgın türkler
Ficción históricamerhaba satın aldığım turgut özakmanın bu kitabını herkesin okuyabilmesi için bölümlerini paylaşıcam.isteyen gelip okusun tarihimizi öğrenmek herkesin hakkı.