Hepinizden özür dileyerek başlamak istiyorum. Bu işi epeyi boşladım. Hepinizden tekrar özür dileyerek kaldığım yerden devam ediyorum...
Dediğim gibi hala bu gizemi aralamak istiyordum. Ama nereden başlayacağım hakkında en ufak bir fikrim yok. "Puff!" Diye bir ses çıkardım sıkılmış ses tonuyla. "Bu iş ne zaman bitecek?" oysaki bu işi az da olsa sevmeye başlamıştım. Tabii gizem olduğu için. Gizemi severim ama gizemi ortaya çıkarmak istediysem de nereden başlayacağımı bilemiyorum. Acaba bu işlerin peşinden gitmeli mi? Yoksa bu işi kökten çözüm olarak patrona sormalı mı? Bu konuda en ufak bir fikrim yok. Nedense içimde bu istek var ama nereden başlayacağımı bilemiyorum. Umutsuzluğa kapılmakla beraber sıkıntı da bunla paralel gidiyor.
Hayatım boşa ve boşa... Sıkıntıyla ilerliyor. Hayat zevk vermemeye başlıyor. Ufff hayat çok sıkıcı. Hergün umutsuzluğa kapılmak çok berbat. Bu berbatlığın tek çözümü ise bu işin ucundan tutmak...
Bu konuyu çözmek için kararlıyım. Üzgünüm hayat sana bir oyun oynayacağım...
