Tüm ömrünü unvanına layık olmaya çalışarak geçirmiş , sevgiyi bir nebze olsun tatmamış bir Baron kendisini aldatan karısını canlı canlı mezara gömmüştü. Kalbi artık çorak bir toprak gibi kuru bir rüzgarla savruluyordu.
"Jacop Frederick Galbaro"
Kalesine aldığı hizmetçinin bir gün o çorak toprakları yeniden yeşerteceğini bilseydi belki de ilk adımı atmak için bu kadar geç kalmazdı.
En zor zamanlarda bile yüzünde , gülümsemesini eksik etmeyen fakat acıları yüreğinde katmerleşen bir kadın.
"Meredith Lawson"
Hasta ağabeyine bakmak için çalışmaya başladığı bir kalede ,aşkın ve gururun ikilemi arasına sıkışacağını bilseydi yine de aynı kararı verir miydi?
Daima gülen insanlara iyi bakın , onların gözleri mezar taşı gibidir.
Not: akdagbahar25 adlı okuyucumun yazmam için bana ilham verdiği hikayem için sadece bir ön giriştir. Tahmini yazım tarihi veremiyorum zira hali hazırda bir kurgu yazıyorum fakat umarım yazdığım zaman çok beğenir :)
Bu kitabın asıl sahibi odur ve ben sadece elçiyim :)
![](https://img.wattpad.com/cover/302531086-288-k529778.jpg)
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Masumiyet
Historical FictionTüm ömrünü unvanına layık olmaya çalışarak geçirmiş , sevgiyi bir nebze olsun tatmamış bir Baron kendisini aldatan karısını canlı canlı mezara gömmüştü. Kalbi artık çorak bir toprak gibi kuru bir rüzgarla savruluyordu. "Jacop Frederick Galbaro" En...