Heyo yeni bölüm geldi bol bol yorum yaparsanız benden mutlusu yok
İyi okumalar...
_
Yüzüme gelen güneş ışığıyla beraber gözlerim yavaş yavaş açtım göğsümün üzerinde ağırlık hissetigim için kafamı kaldırarak ne olduğuna baktığımda Jin huyungun koluyudu onu uyandırmamaya dikkat ederek kolunu üzerimden kaldırdım ve yer yatağından kalktım saat'in kaç olduğuna bakmak için telefonu komidonun üzerinden almak için komidona doğru uzandım telefonu aldıktan sonra saate baktım. Saat yediye geliyordu neyseki geç kalmamıştık dün yorgun olduğum için geç kalkardık diye düşünüyordum ama erken bilene kalkmıştım. dersler onda başladığı için içim rahatı.
"jimin kalk hadi okula geç kalıcagız " jimini dürterek en sonunda uyandırmıştım " ya saat daha yedi daha iki saat var be" diyerek mız mızlanıyorud yataktan kalkarak banyoya doğru sersem adımlarla ilerledim.
Banyoya geldiğimde yan tarafta durna diş fırçasıyla diş macununu alarak diş fırçasını üstüne diş macununu sıkıp dişlerimi fırçalamaya başlamıştım.
Bonyoda İşlerimi bitirdikten sonra kahvaltıyı hazırlamak için mutfağa girdim buz dolabının kapağını açarak içinden kahvaltılıkları alarak masya dizmeye başladım. Krep yapmak için malzemeleri tezgahın üzerine koyarak malzemeleri bir birne karıştırıp çırpmaya başladım. Hazırladığım karışımı tavaya dökerek pismesini bekledim. Altı yeterince kızardıgı için çatal yardımıyla krepi ters çevirmiştim.
" çok güzel kokuyor" arkamda jiminin sesini duymamla jimine bakmıştım " kıreplerde pişmek üzere siz geçin masaya" seokjin huyung beni kenara çekerek "siz okula gideceksiniz bak geç kalırsın ben yaparım"
Masaya oturarak bir güzel kahvaltı yaptıktan sonra üstümü giyinmek için odamam gitmişim üstüme siyah bir badi altıma siyah kot ve üstümde haverengi bir kaban ve bir kaç yüzük takmıştım parmaklarıma boyuna bir kolye taktıktan sonra saçlarımı tarayıp saç bakım spreyinden sıkıp çantamı alarak jimin ile okula gitmek için asansöre binip siteden çıkmıştık.
Şimdi de otobüse yürüyorduk otobüsü beklerken Jin hyung ise beni aramış ve bir kaç gün sonra ayrılmıştı ve jiminin telefonunu unuttuğunu söylemişti. Jimin bunu duyduğu gibi geri gitmek istemişti ama geç kalacağımız için izin vermemişti.
_
Derse gireli neredeyse yarım saat olmuştu ve matematikten oldukça geride olduğumu fark etmiştim derste sürekli oflayıp pufluyordu hoca buna yeter artık dercesine bana bakarak
" dersi büyük heyecanla dinliyorsun taehyung hadi bakalım bu soruyu sen çöz " diye dediğinde işaret parmağımı kendime çevirip " beni mi? " dediğimde şu an yüz ifadenin komik olduğuna emindim
"evet yeni öğrencimsin ve bakalım ne kadar iyisin" ayağa kalkarak tahtaya doğru yürüdüm hocanın bana uzattığı kalemi alarak tahtayla uzun süre bakışmıştık "hadi yapabilirsin -" zilin sesi sınıfta yankılanırken içimden şansıma o kadar güzel cümleler ediyorum ki ben bile bu cümleleri birisine karşı hayata kuramazdım tamam saçmaladım biraz içimdeki mutluluğu bastırarak " ah maalesef hocam zil çaldı bir dahaki sefere" dediğimde hoca kafasını salayarak eşyalarını alarak sınıftan çıkmıştı.
Jimin yanıma gelip " ucuz kurtuldun az daha matamatik sorusu sana giriyordu" dediği şeyle gülmüştüm " kısmen evet kurtarıcım zil " dediğimde elimi göğüsume götürüp "ah zil seni seviyorum" jimin bunu yaptığım kakahka atıp " mal ya hadi kalkta bahçeye çıkalım içim daraldı" aslında hiç fena olmazdı biraz temiz hava iyi gelirdi "olur hadi çıkalım" ayağa kalkıp kapıya doğru ilerlemiştik ki sınıfın içine bir çocuk girip " dışarıda kavga ver koşun!" dediğinde sınıftaki herkes çıkmıştı "tae hadi koş bizde bakalım" dediğinde hızlıca adımlarla dışarıya çıktığımızda herkes elindeki telefonla kavgayı çekiyorlardı ve bazılarıda' kavga....kavga' diye bağırıyordu. Ama ben kimin kavga ettiğini göremiyordum boyum burdakilerden kısa yani hayır kısa değildim buradakiler uzun olduğu için göremiyordum.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
New start Taekook
Science FictionTaeyhung seoule gelme sebebi yeni bir başlangıç yapmaktı ama her başlangıcın bir kötü haberi vardır.
