2. BÖLÜM♥

64 4 1
                                    

Gündüz birden bana ciddi bakarak " Sende başka bir iş var. Birkaç gün önce deli divane oluyodun yeşilll...!" Bende " Koray galiba beni aldatiyor.Baksana ne ariyo nede soruyo . Galiba benimki hoslantiydi." Gündüz " Boşver Yesilim...Belki gerçek aşkı bulursun." Bende " Of.. yeter bu kadar aşk meşk yatıp zibaralim.Iyi geceler knki" Gündüz " Iyi geceler" yatagimizi açıp uykunun kollarına bıraktık kendimizi....Taki ben" Gündüz saati kur." Gündüz de gözlerini devirip alarmı kurdu. İşte şimdi kendimi uykunun kollarına bırakıyorum.

"Diir dır dirrrr..." bu iğrenç sesle uykudan siyrildim. Böyle zil sesi mi olur yaaa. Gündüz harbi tuhaf kız. Uyandirayim şu uykucuyu.

"Gündüzzzzz... hadi kalk üniversite ye baslicaz bugün hadi." Kaç yaşına geldim abi yaa daha ehliyet yok. Ama babamın sözü vardı. Annem ölmeden önce. Gündüz birkaç miriltidan sonra zor da olsa kalktı. Ve bana " Kanka babam birkaç evragini evde unutmus. Akşam soylemiyi unuttum. Yani yalnız gideceksin. Sorry."

Bende" Bu şimdi mi söylenir salak. Metroya kaldık yine." Zengin sin diyeceksiniz ama ben öyle özel şoför dur flan sevmem. Neyse. Üstüme dar siyah yırtık bir kot üstünde nar çiçeği bir buliz geçirdim. Gündüz ise kısa beyaz şort, üstünde buz mavisi bol bluz geçirdi. Ve bana dönerek " Görüşürüz yeşil. Derslik galiba b blokta ama emin değilim sen yine müdüre sor." Bende" Tam knk görüşürüz." Gündüz bana el salladiktan sonra aceleyle koşarak odadan çıktı. Ne kadar mal olsada seviyorum bu kızı ya.

Kent kartimi aldıktan sonra metronun yolunu tuttum. Metro geldiğinde aktarma yaparak Bornova'da indim. Ve karşımda indigimde gibi Ege Üniversitesi ni gördüm. ( yazarlarinizin hayal ettiği üniversite adfj) maalesef üniversitenin arkasına çıktım ve ana kapıyı bulmam için ara sokaktan gecmem gerekiyordu. Nerden bakarsanız buraya yanyana iki araba sığmaz. O derece dar sokak yani. Etrafa pür dikkat bakarken arkada duyduğum korna sesiyle irkildim. İçimden kornayi sovuyordum. Arkami döndüğümde bana kahkahalarla gülen kas yığını, meteor, taş nasıl bir varlık bu Allahım... Ben ona okuzun trene baktığı gibi bakarken o hala kahkahalarla bana guluyordu ve gözleri gözlerime buluştuğu zaman bana " Nasıl sicradin be öyle fıstık. Şanslı gunundesin bugün. Benim hayalimi ne çok kız kuruyor" İçimden ona küfürler saydiriyordum. Bir yandan da fıstık dediği için seviniyordum. Niye seviniyosam, ayrı bir malım. Ve ona dönerek tek kasimi kaldirarak" Sen ego makinesi flan misin? Ukalaliga bak. " Oda bana bakarak" Fıstık bunu ben söylemiyorum. Diğer kızlar söylüyor. Ben ne yapayım güzelim." İçimden bu adam haklı olduğunu haykirsada ben "Hee öyledir. Bu arda bana fıstık ve güzelim deme." Diye yetindim. O arabadan inerek yanıma yaklaştı ve bana" Kimse ne diyecegime karisamaz fıstık. " diyerek sacimi kulak arkasi yaptı. Bende" Dokunma bana geri zekalı git işine." Derken afallamamak için kendimi zor tuttum. Çünkü kokusu çok erkeksiydi ve ferahlatici bir kokusu vardı. Kalibima basarim ki yüzde doksan kendi kokusudur. Gözlerimin içine bakarak" ne inatcisin be guzelim. Kızlar saçlarına dokundugumda sevinçten dört Köşe olurlar. Yakında sende olursun merak etme güzelim." Diyerek arabasına doğru yürüdü ve bindi. Bende arkasından bağırarak " Ukalanin tekisin beyefendi.!!!!" Dedim ve o aldırmadan gazı kokledi. İçimden onu sövörken aklımın diğer köşesinde ise Korayla aynı üniversite de olmak beni üzüyor du. Bir an önce ayrılmak istiyordum Ama kalp kırmadan...

Hızlı adımlarla üniversitenin içine girdim ve müdürün odasına girerek sinifimi öğrendim. Gündüzü gördüğümde yüzünden düşen bin parcaydi.

Gündüz un ağzından:

Gece yanıma geldi ve bana dönerek" Kanaryam yüzünden düşen bin parça. Ne bu hal?" Bende hemen " Babamın evraklarini bıraktıktan sonra üniversiteye gelirken ayının biri hız yaparak aynami kırdı. Güzelim mini Cooperim in aynasiz kaldı. Trafik poliside böyle trafiğe çıkılmaz diye bana ceza yazdı. Hep o mal yüzünden. Bu okuldan biri zaten yüzünü hatırlıyorum. Görsem tanırım. Salak herif." Dedim. Gece ağzından büyük bir kahkaha kopardı. Ona öldürücü bakışlar attım ve zar zor sustu. Bana o muhteşem taş çocuğu anlattı. Galiba biri ilk görüşte hoslanmaya başlamıştı. Bunu yüzüne soyleyemezdim çünkü beni öldürürdü. Bende " Peki" diyerek gecistirdim. Zaten hocada gelmişti. Pardon hoca mi dedim. Surtugun ta kendisiydi. Giydiği mini etekte götü başı gözüküyordu. Hele goguslere bişe demiyorum.Sustum...." Günaydın" diyerek bizi oturttu. Erkeklerin gözünün bayram ettiğini kalibima basabilirdim. Hoca kitabını çıkarttı ve herkez gülmeye başladı. Çünkü hanfendi kitapları karistirmisti. Biz Geceyle mal gibi bakarken olayı sonradan kavradik. Aslında okadar komik değildi ama olsun. Hoca Geceyi kaldirarak matematik kitabını degistirmesini istedi.

Gecenin ağzından:

Bayan surtuk benden kitabı degistirmemi istedi. Bende kapıdan çıktım ve oyalana oylana sınıfına doğru yürüdüm. Sınıfın önüne vardigimda kapıyı çaldım. İçeri girdigimde gözüm bizim ego makinesine takıldı. İstemsizce gulumsedim. Kalbim nedenini bilmediğim halde atıyordu. Yoksa üç harfli şey miydi? Yok olamaz. Ben aşık olamam diye içimden düşünürken bizim ego makinesinin yanında Koray i görünce somurttum. Yoksa bu onun en yakın arkadasimiydi? Somurtarak hoca ya kitabı verdim ve mal hoca beni lafa tuttu " Sen 3. Sinifmisin kızım yoksa yeni mi geldin? " Bende hemen çıkmanın umuduyla " Evet 1. Sınıfim ve yeni geldim." Arkadan bi ses " Taşa bak be" diyerek ıslık çaldı. Bende gözümü o yöne çevirirken bizim ego makinesinin ona öldürücü bakışlar attığını gördüm. Sevinmistim aslında. Niyeyse artık. Bana laf söyleyen çocukta " Tamam Buğra abi yemedik senindir o. " dedi. Buğra sinirli ve Üzgün bir şekilde yanındaki Koray i göstererek" Kardeşimin o " dedi. Ve sınıfta hoca yokmuş gibi ugultar koptu. O uzuldugunde canım istemsizce yandı. Yoksa ben ilk görüşte 3 harfli büyü tarafından lanetlendim mi? Hocanın sesiyle düşüncelerim den siyrildim. " Hadi kızım çık artık Emel hocani bekletme." Adam Emel dediğinde gözlerinin ici parliyordu. Demekki o da aşk büyüsüne kapılmıştı ve bizim Surtugun adı Emel mis. Yani kullanıcı adı surtukis Emel oldu benim için. Bende hocaya bakarak" Peki hocam iyi dersler" diyerek kapıya yöneldim. Demekki bizim ego makinesinin ismi Buğra ydi. Pardon Taş Buğra. Ona tuhaf bir bakış atarak kapıdan çıkamaya yeltendim ama maalesef bluzimin firfiri kapıya takıldı. Ne şanssız insanım ben ya. Taş sınıfına rezil oldum. Her kez gülerken Buğra gözlerimin içine bakıyordu. Firfirdan kapıdan çekmeye uğraşırken birden cart... diye ses geldi. Buğra gulmemek için kendini zor tutuyordu. Koray a baktığımda gülmekten yariliyordu. Pis zuppe ne olcak. Ondan sonra hocanın sesiyle irkildim. " Hadi kızım çık artık." Dedi. Bende" Peki hocam kusura bakmayın." Dedim ve dönmeye çalışırken kafamı kapıya topladım. Pardon diyerek sınıftan çıktım. Hocanın ne dikkatsiz kız dediğini ve kahkaha seslerini buradan duymuştum. Ne kadar zavallı bir insanım ben ya diye kendi kendime kızdım ve sinifimin yolunu tuttum.

girl_swet ve bookgirls1234

GECE İLE GÜNDÜZHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin