Kim Taehyung, hayatı boyunca edebiyat ile ilgilenmişti. Kendini bu branşa yönelttiğinde severek yapacağından yüzde yüz emindi. Bu okula geldiğinde değişmişti. Kendini Kim Namjoon ismindeki bir öğrenciye kaptırdığında, ki bu biraz da onun zekası ve güzelliği ile ilgiliydi, kendisini kötü hissetmeye başlamıştı.
Kendini kötü bir insan gibi hissediyordu. Sonuçta kendisinden yedi yaş küçük birini seviyordu. Yedi yaş çok büyük bir yaş farkı değildi ama yine de daha çok kendi yaşına yakın kişilerle ilgilenmek istiyordu. Uzun bir süre daha kendi iç sesi onu bu yüzden yakıp kavururken kıvrandı, daha sonra asıl gerçekleri öğrendi.
İnsanların onu nasıl incittiğini, onu nasıl kırıp paramparça ettiğini...
Bütün bunların hepsi küçük yaştaki bir çocuk için ağır geldiği için ve bunu kaldıramadığı için bir süre evde eğitim görmüştü. Yani aslında neredeyse aynı yaştaydılar. Bu onu rahatlatsa bile hala içinde bir yerlerde dolduramadığı bir boşluk vardı. Ya ondan hoşlanmazsa? Ya onu geri çevirirse? Gibi acı verici sorular yakasını bırakmak bilmiyordu.
Her gün onun derslerine girdiğinde ve her zaman için kitabını açıp katılım yaptığında biraz daha kendini oyaladı. Kendisine sunduğu gülümseme, derin gamzesi, verdiği katılım ve verdiği övgülerle utanması... Gerçekten bütünüyle ona doğru itiliyordu. Bu çekim tehlikeli bir hal almaya başladığında kendini daha fazla tutamayacağını biliyordu.
Bu yüzden telefon numarasını bir arkadaşından rica ederek aldıktan sonra ona mesaj atmaya başlamıştı. Dur durak bilmeyen kalbine biraz da olsa söz geçirmek amacıyla yaptığı bu işin bu kadar büyüyebileceğini tabii ki de bilemezdi! Onu kırmayı asla göze alamazdı. Bunu yapanlardan onca yıl nefret etmişken şimdi o da onlardan biri olamazdı.
Ama Kim Taehyung, olmuştu. Kim Namjoon'u kıran kişilerden biri olmuştu ve bunu istemeyerek de olsa yapmıştı. Ayrıca onu tek mutluluğuyla özgürlüğü olan okuldan mahrum bırakmıştı. Kendisini berbat hissediyordu. Tam bir pislik gibi...
Şu anda oturduğu bankta rahatsızca kıpırdanıyor uzun yıllardan sonra o yumuşak kahve saçlara sahip esmeri görecekti. Belki yine gülümser, o güzel gamzelerini görürdü. Ya da ejder gözleri onun suratına diker, uzun uzun bakardı. Bu bile kalp ritminin bozulmasına neden olurken kendini sakinleştirmeye çalıştı. Derin nefes aldı, yardımcı olmasını umarak gözlerini kapattı. Nefes egzersizleri, her zaman işe yararlardı.
Daha sonra gözlerini açtığında görüş açısında küçük bir kutunun içinde buharı tütmekte olan bir kahve gördü. Yutkunarak bakışlarını kaldırdığında, işte oradaydı. Ejder gözleri asla ama asla değişmeyen Kim Namjoon. Hızla ayağa kalkarken değişmiş olan şeylere baktı. Saçları mor olmuştu. Uzamış, bir kah kül topluluğu alnının yanında toplanmış, diğerleri ise cüretkar bir şekilde ensesinde duruyordu.
Gözlerindeki mavi lensler ile oldukça büyüleyiciydi. Yutkunmasına engel olamazken ayağa kalktı. Elindeki kahveyi titreyen ellerle alırken gülümseyerek kısık sesli, güçsüz bir teşekkürler mırıldanmıştı. Gücü yoktu cesaretle söylemeye...
Birlikte yan yana oturduklarında bakışları arada birbirlerini buluyor, daha sonra yine başka yerlerde dolaşıyordu. Taehyung, elinde soğumaya başlayan kahveyi ellerini ısıtmak için kullanırken artık konuşmayı başlatmaya karar verdi. Bu yüzden dudaklarını ıslatarak boğazını temizledi.
"Namjoon... Beni affedebilir misin?"
Bakışları korkak bir şekilde onun yüzünü tararken her an kaybolacakmış gibi çekiniyordu. Bunun bir rüya olmasından korkuyordu. Affedilmek ve gerçekten ciddi bir ilişkiye başlamayı içten bir şekilde diliyordu. Kalbi kulaklarında atarken esmerden aldığı gülümseme tüm korkunç adrenaline eşdeğerdi.
"Buraya bunun için geldim. Seninle yeniden tanışıp, yeniden başlayabilmek için."
Taehyung, gülümserken artık cesaretli olmaya karar verdi. Ayağa kalkarken elini ona doğru uzattı. Demek yeniden tanışmak ve yeniden başlamak istiyordu. O zaman hiç olmamış gibi yapabilirdi. Bunu başarabilirdi. Ona bir şans verilmişken, bunu tepmeye niyetli değildi.
"Merhaba güzel gamzelere, keskin ejder gözlere sahip beyefendi. Ben Kim Taehyung, açıkçası sizinle tanışmayı çok isterim. Hatta ileride çok güzel bir kitap kafe biliyorum."
Namjoon kıkırdarken başıyla onaylayıp uzattığı elini tutup ayağa kalktı. Daha sonra derin bir nefes alarak ona baktı. "Bende Kim Namjoon, sizinle tanıştığıma memnun oldum. Ve ayrıca teklifinizi geri çevirmeye hiç mi hiç niyetim yok."
Birbirlerini sarmış kocaman iki büyük gülümseme, sıcak iki kalp ve kenetlenen uzun ince zarif sanatsal parmaklar. Onlar; Kim Taehyung ile Kim Namjoon. Sonun ve başlangıcın resmi... Onlar fark edilmek isteyerek bu ilişkiye başladılar.
⋆
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
evet, bitti.
yayında olan kitaplarıma göz atmak isterseniz diye; bir sonraki hayat, namkook. lost stars, taekook.
istediğiniz başka bir ship varsa buraya bırakabilirsiniz ayrıca hayran kurgu da yazıyorum.
görüşmek üzeree!!
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.