"ya abi ben biliyodum böyle yapacağını geç kaldı işte yine."
yedam kafasını sallayarak söylemiş, hepimiz koltuklara geçerken huening kai'yi aramıştı
"ver paramı riki"
bu sırada arkamızda oturan taehyun en arkadaki rikiye sesleniyordu. yaptıkları bahsi yenmesiyle ilgili de uzun bir süre dalga geçmişti.
sunghoonla yan yana oturuyorduk. huening kai gelip de otobüs kalkana kadar da konuşmadık. kai gelince herkesle beraber alkış tutmasını ve kısık kıkırdamasını duydum sadece.
çantamdan su ve temiz bir poşet çıkartmış dizime koymuştum. midem bulanırsa bir rezillik çıkartmamam içindi. bu sırada da heeseung'a yazıyordum. o da geziye geliyordu ama kendi sınıfının otobüsündeydi. otobüsten birkaç selfie atmıştı. yanında paket paket ramen getirdiğini, onları otobüsteki arkadaşlarına denettiğini, ne kadar beğendiklerini ve shin ramen'in ne kadar mükemmel bir şey olduğunu anlatan mesajlar atıyordu.
en önde öğretmenle beraber oturan jungwon arkasını dönüp birkaç kez sunghoonla konuştu. en başta da bana selam vermişti ama kafamı geri atıp ölümü bekler gibi yolun bitmesini beklediğimden sohbet etmedik.
jungwon da otobüsteki çoğu öğrenci gibi uyuyunca sunghoon sessiz kaldı. birkaç kez dönüp bana baktığını hissettim ama otobüs sarsıntısından ona dönemiyordum.
o mesaj atana kadar sessizce oturduk.
hoon
herkes uyuyor
sen neden uyumuyorsun
jay
sana eşlik ediyorum
hoon
konuşmuyorsun bile benimle
yan yana oturup mesajlaşıyoruz
nasıl eşlik bu
jay
konuşmak istiyor gibi görünmüyordun çünkü
o yüzden konuşmuyorum
hoon
konuşmak istemesem yazmazdım
jay
yazdın işte
ne güzel
konuşalım
hoon
sen uyumayınca garip hissediyorum
üstelik otobüsteki herkes uyurken
beni umursama da uyu
jay
yok
uykum yok
hoon
yol uzun
ve gözünden uyku akıyor
jay
uyursam rahatsız hissedeceksin
hoon
hissetmeyeceğim
jay
neden hep zıttız
uyumak istediğimde uyan diyorsun
uyumak istemediğimdeyse uyu diyip duruyorsun
hoon
hep uyuma dediğim için uyanıkmışsın gibi oldu çünkü
kendimi kötü insan sanacağım böyle giderse
jay
gözlerinin altı mosmor
uykusuzluktan
jungwonla konuşurken de uyuyamadığını söyledin
sen de uyu
hoon
başka şeylerle uğraşıyor gibi görünüyordun oysa ki
bizi mi dinliyordun
jay
kontrol ettim diyelim
hoon
uyku problemlerim var
jay
biliyorum
hoon
o yüzden sürekli uyuman beni gıcık ediyor
jay
biliyorum
hoon
bilmiyorsun
jay
biliyorum
sunoo beni uyandırıp durduğun ilk hafta söylemişti
hoon
ve artık o kadar uyumuyorsun?
jay
evet
rahatsız olacaksan eve gittiğimde uyumayı da deneyebilirim
hoon
sanırım gerçekten kötü bir insanım
jay
değilsin
ya da öylesin
bilmiyorum
tanışmadığımızı söyledin çünkü
hoon
hala onu takıyorsun değil mi
o anlık bir şeydi boşver işte
jay
uhmmm
hayır?
hoon
hadi uyu
rahatsız değilim
jay
omzuna yatacaksam?
hoon
o kadar yakın mıyız
jay
olamaz mıyız
"çok uyuma ama omzumu ağrıtırsın."
dediğiyle rahatsızca güldüm. uyu demeyi bırakır diye öyle söylemiştim. kabullenmesi şaşırtırken bir anda omzu cazip geldi.
yüzüme güzel bakıyordu ayrıca. omzuna yatmayı geri çevirmek imkansızdı.
tüm gece rikiyle oyun oynamanın verdiği uykusuzlukla kafamı omzuna koydum. gece uyanık kalmamış olsam da uyurdum. hem omzu, hem uyku cazipti.
"kabul ettiğine pişman olana kadar omzundayım."
ikimizde kıkırdadık. sessizliğin içinde fısıltılarımız çok duyulduğundan konuşmuyorduk. ya da ben uyuyayım diye rahatsız etmemeye çalışıyordu.
otobüs problemim yüzünden sancılanan midem biraz daha rahatladı o sırada. uyuyacak gibi oldum.
"umarım sen de uyursun hoon."
=
eeey
duz yazi denedim
ŞİMDİ OKUDUĞUN
stereotype, jayhoon!
Fanfictionuyku problemleri olan sunghoon tüm gün mışıl mışıl uyuyan jay'den hiç haz etmez. -jayhoon -texting [bolumler kisa kisa, bolum gectikce uzuyor] | 12.06.22 - | #1 heejake
